"Murat Yetkin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Murat Yetkin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Murat Yetkin

Durun, daha biz girecektik!

Dün İngiltere'de, "Birleşik Krallık"ta yapılan halk oylamasının sabah gelen ilk sonuçları seçmenin yüzde 52'ye yakınının Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma yanlısı olduğunu gösteriyordu.

AB yönetimi Brüksel saatiyle 8'e kriz toplantısı koydu, öğle saatlerine de liderler zirvesi.

 

Masada tek konu var: İngiltere'nin çıkışıyla AB dağılır mı?

 

Bu soruya verilebilecek en hafif cevap, İngiltere'nin ayrılmasıyla AB'nin artık mevcut güç ve etkisinde olmayacağı.

 

Doğru, Londra AB'ye tam olarak eklemlenmedi hiç. Mesela para birimi Sterlin'i korudu, Avro'ya geçmedi. Mesela Schengen vize birliğine girmedi, 'Adalı' mesafesini hep korudu. Ama İngiltere'nin siyasi ve ekonomik ağırlığı AB'nin gücünü ve etkisini artıran bir unsur oldu.

 

Neticede Birleşik Krallık, dünyanın en gelişmiş yedi ekonomisinden birisi, G-7 üyesi. Nükleer silahlara sahip bir NATO gücü. Birleşmiş Milletler'de veto yetkisine sahip beş daimi Güvenlik Konseyi üyesi arasında. Ve tabii ABD'nin gerçek anlamda tek stratejik ortağı, Avrupa'daki ayağı.

 

İngiltere'nin ayrılması, AB'de güç kaybının başlaması sayılır, eğer dağılma saptaması için henüz erken denecekse.

 

Çünkü AB'den önce Birleşik Krallık çözülme işaretleri vermeye başladı. AB'den çıkarsınız tehdidiyle Krallık'ta kalmaya razı olan İskoçlar yeniden referandum istiyor. Kuzey İrlanda'da ayrılık rüzgarında. Sosyal medyada Bağdat kaynaklı olarak "İngiltere'nin Irak'tan önce dağılacağına inanamıyorum" şakaları dolaşıyor.

 

AB sarsılıyor.

 

Bakın, ilk tepki AB'nin en zengin ülkelerinden Hollanda'dan geldi; Hollanda muhalefeti de ayrılık referandumu, halkoylaması istiyor. Zengin Avrupalılar fakirleri sırtında taşımak istemiyor. Yunanistan krizi ve Almanya'nın bu yükü AB'ye taşıtması zaten yeterince rahatsızlık vermişti. Üzerine Suriye iç savaşıyla tetiklenen göçmen krizi ve IŞİD terörü gelince Avrupa'da popülizm, milliyetçilik ve yabancı düşmanlığı tırmanışa geçti; 23 Haziran 2016 oylaması bunun sonucudur.

 

Bu oylama öncesinde ayrılık yanlılarının "Türkler gelecek" olması da bir rastlantı değidir.

 

Tabii AB liderlerinin kendi gelecekleri ve koltukları tehlikedeyken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 'Biz de referandum yaparız" sözünü "Sizin bileceğiniz iş" diye karşılaması doğal.

 

Doğrusu sabah kalkıp sonuçları öğrendiğimde aklıma gelen cümle "Durun, daha biz girecektik" oldu, acı bir gülümsemeyle.

 

Şakası bir yana, AB modern tarihin en başarılı barış ve kalkınma projesi oldu. O sayede iki dünya savaşına kaynaklık etmiş Avrupa son 50-60 yılını savaşsız geçirdi ve barış refah getirdi.

 

Bu projenin güç kaybetmesi, giderek dağılması barışın yerini çatışmaya bırakmasına yol açabilir.

 

AB'nin zayıflayan rolü, Rusya'ya karşı NATO'nun önemini artıracaktır.

 

İngiltere'nin oyundan çıkması, zaten şu anda Avrupa'daki en güçlü lider olan Almanya Başbakanı Angela Merkel ve ülkesini öne çıkaracaktır. Fransa daha önce iki defa olduğu üzere Almanya ile karşı karşıya gelebilir.

 

Bu durumda ABD'nin devreye girmesi beklenir. ABD'de ise Donald Trump yükselişte.

 

Bütün dünyada popülizm, milliyetçilik, yabancı düşmanlığı yükselişte ne yazık ki.

 

X