"Murat Yetkin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Murat Yetkin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Murat Yetkin

Ana muhalefet ilk defa sokakta

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün Kızılay’dan başlattığı “Adalet yürüyüşü” Türk siyasetinde bir ilki temsil ediyor.

İlk kez ana akım bir parti, üstelik cumhuriyetin kurucusu, şimdi ana muhalefet olan CHP, seçim ve referandum dönemi dışında sokağa çıkmış oluyor.

Evet, bunu Meclis çalışmasını boykot etmeden yapıyor, olabilecek en pasif şekilde yapıyor, ama sokağa çıkmış bulunuyor.

Dün kendisini Güvenpark önünde bekleyen, çok da fazla değil, belki de Valilik açıklamasını dikkate alarak bin, bilemediniz bin beş yüz kişilik kitlenin yanına parti otobüsünde Zülfü Livaneli’nin “Özgürlük” şarkısı eşliğinde gelen Kılıçdaroğlu “Artık bıçak kemiğe dayandı” dedi, “Herkes için adalet istiyoruz.”

Gelenler yalnızca Türk bayrağı ve üzerine “Adalet” yazılı küçük pankartlar taşıyordu, CHP bayrağı –tıpkı 16 Nisan referandumu öncesinde olduğu gibi- öne çıkarılmamıştı.

Sonra yürümeye başladı. Önce kalabalıkla, sonra kalabalığın önüne çıkarak, tek başına…

Doğrusu, öyle tek başına, her türlü saldırıya açık halde, elinde yalnızca bir pankartla yürürken bir zamanlar kendisine takılan “Gandi” lakabına en yakın mesafedeydi.

Yaptığı eylem de, MHP lideri Devlet Bahçeli her ne kadar AK Parti hükümetinden daha sert tepki vermiş olsa da, Gandi’nin “sivil itaatsizlik” eylemlerini andırıyordu.

Bir gece önce, CNN Türk’te Şirin Payzın ile mülakatı ardından kısaca sohbet ederken, “Bu kararı beklemiyorduk” dedi, Enis Berberoğlu’na verilen 25 yıl hapis cezasını kast ederek. “Kanıt filan yok ortada, beraat çıkar, ya da dava düşer diye tahmin ediyorduk. O yüzden kararın siyasi olduğunu Beştepe’yi memnun etmek için alındığını düşünüyoruz”.

Ben çıkarken, 23 gün sürecek 450 kilometrelik Ankara-İstanbul yürüyüşünde giyeceği spor ayakkabıları denemeye hazırlanıyordu.

Açıkladığına göre, yürüyüş İstanbul’da Enis Berberoğlu’nun konulduğu Maltepe cezaevinin önünde bitecek. Ancak eylemin şimdiden ortaya çıkardığı yankı, Enis Berberoğlu’nun mahkûmiyetinin ötesine geçmiş durumda; son dönemde yargı etrafındaki bütün tartışmalara bir tepkiye dönüşüyor sanki. Nitekim CHP’li Sezgin Tanrıkulu, Meclis’teki konuşmasında bu yürüyüşün “Adaletsizliğe uğrayan her yurttaş” için olduğunu söyledi.

Bu noktada hükümetin, kimilerinin endişe ettiği gibi Olağanüstü Hal hükümlerine dayanarak CHP eylemini zor kullanarak dağıtma yoluna gitmemiş olmasını, tersine yürüyüş güzergâhı boyunca önlem almış olmasını da kayda geçirmek gerekiyor. Hatta bir nokta da yürüyüşçülere saldırmak isteyen bir grup da polis tarafından dağıtıldı, bazıları gözaltına alındı. Ana muhalefet partisi liderinin pasif bir protesto eylemine polisin zor kullanarak engel olmasının içeride ve dışarıda doğurabileceği sonuçları hükümetin doğru değerlendirdiği anlaşılıyor; bu olumlu tutumun ileriki günlerde de devamı Türkiye’nin yararına olacaktır.

Bir an için dün polisin zor kullanarak Güvenpark’ı dağıttığını, yaralanan milletvekilleri olduğunu var sayalım. Böyle bir gelişmenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 25 Mayıs’ta Avrupa Birliği yetkilileriyle yaptığı ve 12-aylık yol haritasıyla sonuçlanan süreci daha başlarken bitirmesi gibi bir sonuç doğurması söz konusu olabilirdi.

Zaten Enis Berberoğlu’nun mahkûmiyeti ve hapse konuşması olayında tipik olmayan, beklentilerin, endişelerin, hayatın akışının dışında gelişen bazı hususlar var.

Hükümetin engel olmayıp önlem almış olması bunlardan birisi, zaten saydık.

Bir diğeri Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın mahkûmiyet kararının çıktığı 14 Haziran akşamı iftar konuşmasında da, yürüyüşün başladığı 15 Haziran iftar konuşmasında da bu konuya hiç değinmemiş olması; bu da “zamanın ruhuna” uygun değil. Yanlış anlaşılmasın, bu da olumlu bir gelişme bence, ama son zamanlardaki siyasi seyrin dışında.

Bir de AK Parti’den gelen aslında mutedil sayılabilecek tepkiler var; özellikle de MHP ile karşılaştırıldığında.

CHP’liler bu kararın altında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’yi görüyor, bunun “Kontrollü darbe” tezi ve “Hayırcılar cephesi” tezlerine cevap olduğunu düşünüyorlar.

Öyle olsa da, olmasa da bence Berberoğlu olayı ve sonrasında hayatın son dönemki akışına aykırı olan, olumlu yönde olsa da aykırı olan bir şeyler var sanki anlarız yakında.

Bu hayatın akışına aykırı gelişmelerin başında zaten CHP’nin sokağa çıkması var.

Kılıçdaroğlu bu eylemi barışçıl sınırları içinde tutabilirse, hükümet de o sınırlar içinde sağ salim tamamlanmasını sağlayabilirse, bu Türkiye’nin içinde bulunduğu çalkantılı süreçten çıkması için de bir fırsat verebilir.

Belki iyimser olmak için daha erken ama ümit etmenin erkeni olmaz, ümit edebiliriz.

 

X