Ortaya atıştırmalık

İstanbul yaratıcılık, lezzet, estetik sunum, fiyat-kalite gibi tüm dengelerin tutturulduğu ve muhteşem manzarası da olan yeni bir restorana daha kavuştu.

Haberin Devamı

Ortaya atıştırmalık


Mürver, düşüne taşına yaratılmış, dantel gibi işlenmiş, kapısından girdiğiniz anda heyecanlandıran özgün bir restoran.
Açık mutfakta özel tasarım demir döküm ocak var. Üzerindeki odun ızgarasında ve fırınında etler hem pişiyor hem dinlendiriliyor, hem de tütsüleme yapılıyor.
Yemeklerin büyük bir bölümü ortaya atıştırmalık olarak geliyor.
Tandır ekmeği üzerinde közlenmiş biberle servis edilen tuzlama sardalya, tarama, palamut lakerda, otlu mücver, tütsülenmiş dana dil, ızgara yerli kalamar, külde pişmiş ahtapot derken sıra ana yemeklere geliyor:
Bamyalı ve hafif acılı fener balığı sote, ağır ateşte pişmiş Trakya kıvırcık, yanında mesir macunu, Firik pilavı, acı hoşaf, tuzlu yoğurt.
Finali ise yanık sütlaç, naneli dondurma eşliğinde gelen fırında vişne ve kayısıyla yapıyoruz.
Yemeklerin her biri son derece lezzetli.

Haberin Devamı

Ortaya atıştırmalık

Uzun zamandır peşinde olduğum bir tadı yakaladım ben Mürver’de.
Şef Yılmaz Öztürk ve ekibi tüm yemekleri büyük bir özveriyle saatlerce ateşin karşısında durarak yapıyor. Bence yemeklerin lezzeti onların da ateşin karşısında pişmesiyle ortaya çıkıyor.
Sadece etler ve deniz ürünleri değil, sebzeler bile odun ateşinin üzerindeki ızgarada soteleniyor.
Mürver bir kez gidilip yeter denilecek bir yer değil. Sadece sürekli yanan ocağı, ekibin çalışmasını seyretmek bile bağımlılık yapabilir. Zaten mutfağın önünde bir şef masası da var.
Sanıyorum ki, Karaköy’de Akfen GYO’nun yatırımıyla AccorHotels’in işletmesini yaptığı, Novotel’in teras katında açılan, Mehmet Gürs’ün danışmanlığını üstlendiği Mürver, sadece İstanbul’un değil tüm Türkiye’nin cazibe merkezi restoranlarından biri olacak.
Mürver’de fiyatlar, benzer yerlerle karşılaştırıldığında çok makul.
Atıştırmalık ve ortaya paylaşım tabaklar 18-24; ana yemekler ise 56-65 lira arasında.
Tarama, otlu mücver, kalamar ızgara, suyuna banmalık ekmeğiyle bamyalı fener kavurmanın, Firik pilavının, acılı hoşafın tadı hâlâ damağımda.
En kısa zamanda tekrar gideceğim...

Haberin Devamı

Bodrum’un depremle sınavı

Büyük depremin olduğu günün ertesi Bodrum’a gittim. Artçı depremleri yaşadım.
Deneyimlerim, gözlemlerim ve anlatılanlar ışığında Bodrum’un her anlamda deprem sınavından başarıyla çıktığını söyleyebilirim.
Her ne kadar depremi yaşayanları şiddetiyle çok fazla korkuttuysa da Bodrum depremde Türkiye’de en güvenli yerlerden biri olduğunu kanıtladı.
Bu denli yüksek ölçekli bir depremin ev ve otelleri yıkmaması insana güven veriyor.
Ama cuma akşamı nostalji turu yapalım diyerek gittiğimiz Club Catamaran ve bir zamanların ünlü barı Küba’nın boşluğunu depreme bağlamak ne denli doğru olur bilmiyorum.
Galiba ikisinin de kendini her anlamda yenilemeye ihtiyacı var...

Haberin Devamı

Pera Müzesi’nde bir gün

Suna ve İnan Kıraç Vakfı tarafından 2005 yılında kurulan Pera Müzesi, koleksiyonları ve süreli sergileriyle İstanbul’a büyük değer katan kültür sanat kurumları arasında.
Açılışından bu yana vakfın genel müdürlüğünü yürüten Özalp Birol’la birlikte keyifli bir sergi turu yaptık.
Pera Müzesi iki önemli sergiye ev sahipliği yapıyor. İlki görüntü ve yazı arasındaki çok yönlü ilişkiye yeni bir bakış getiren “Doublethink: Double vision/Çiftdüşün: Çiftgörü”.
Serginin küratörlüğünü ünlü yazar Alistair Hicks üstlenmiş. Metin yazı, söz ve görüntünün hem birer iletişim aracı olarak işlevini hem de aralarındaki sürtüşmeyi, çelişkileri sorguluyor.
Eşzamanlı diğer sergi ise çok uzaklardan, Kosta Rika’dan geliyor. Ünlü sanatçı José Sancho’nun doğa, hayvan ve kadını işlediği “Erotic Nature/Erotik Doğa” başlığı altında topladığı heykelleri çok etkileyici.
Biri düşünceye diğeri doğaya saygı niteliğindeki bu iki sergiyi 6 Ağustos’a dek mutlaka görün derim.
Pera Müzesi’nin insana huzur veren kafesindeki yemekler de çok başarılı, özellikle makarna çeşitlerini denemenizi öneririm...

Haberin Devamı

Ortaya atıştırmalık

Yazarın Tüm Yazıları