"Müge Akgün" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Müge Akgün" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Müge Akgün

Mekanlarımın yemekleriyle anılmasını istiyorum

Bir süre önce, adını daha çok eğlencenin ön planda olduğu mekanlarıyla duyduğum Umut Evirgen’le La Boom’da buluştuk. Yeme-içme ve eğlence dünyasına dahil oluşunu, yeni planlarını, hedeflerini anlattı.


Umut Evirgen henüz çok genç, 28 yaşında.
New York’ta işletme okumuş. Yedi yıl kadar önce de İstanbul’a dönmüş. Müzik ve eğlence ağırlıklı, gençlerin buluşma mekânı bir yer açmaya karar vererek Emirgan Group’u kurmuş.

Mekanlarımın yemekleriyle  anılmasını istiyorum

2013 yılında Emirgan’da aile evinin alt katına günün her saati hizmet veren brasserie tarzı La Boom’u açmış.
Aslında Umut yeme-içme dünyasına uzak bir isim değil. Babası, benim de çok sevdiğim, bu yıl geçici bir süre için kapılarını kapatan Set Kebap’ın sahibi Kemal Evirgen. “Restoran sektörüyle babamın kucağında kasada otururken tanıştım” diyor.
La Boom’un rüzgarını arkasına alan, ardı ardına açtığı Next Door, Teras Emirgan, La Boucherie, Pizza Emirgan ve Chicki Boom’la yoluna devam eden Umut Evirgen’in aldığı yeni kararlar, anlattıkları bana çok içten ve samimi geldi. Sanata merak sarmış, bir yandan sinema televizyon yüksek lisansı yapıyormuş.
“Geçen yıl uzun uzun düşünecek vaktim oldu. Bundan böyle sadece eğlence hayatının bir aktörü olmak istemiyorum. La Boom başta olmak üzere mekanlarımın iyi yemekleriyle anılmasını istiyorum” diyor.

Mekanlarımın yemekleriyle  anılmasını istiyorum


DEĞİŞİM BERKE ŞEFLE OLACAK

Emirgan Group Executive Chef’i olarak kısa süre önce göreve başlayan Berke Kurtbay Le Cordon Bleu Culinary Arts ve Atlantic Culinary Academy Mcintosh College’de eğitim görmüş.
16 yıl Amerika’da birçok ünlü şefle çalışmış, 2014 yılında İstanbul’a dönerek d.ream’de eğitmen şef olarak çalışmaya başlamış.
Tom’s Kitchen’ın şefliğini üstlenmiş. Şimdi ise işlerinde iddialı iki isim birlikte grubun mekanlarının menülerini yeniliyor.
Şef Berke’nin tasarladığı yeni menüde yer alan başlangıç ve ana yemeklerin bir bölümünü tattım.
Izgara Yedikule marullu Sezar salatası, yengeçli brioche (briyoş) tost, yöresel peynirler kullanılarak yapılan yeşil elmalı ve ördekli ev yapımı ravioli, trüflü patates püresi, sarımsaklı, tereyağlı ıspanakla sunulan tavada mühürlenmiş bonfile, taze baharatlı fırında bebek patates, Brüksel lahanası ve konfi domates eşliğinde beyaz şarap soslu ızgara kaya levrek ve Fransız usulü yumurtalı ekmek tatlısı pain perdu.
Her bir tabak malzeme kalitesi, pişme yöntemleri, sunumları ve lezzetiyle çok başarılıydı.
Menüye mevsimsel, yerel malzemelerle yeni çeşitler de girecekmiş.
Ama sadece denediklerim bile La Boom’un yemeklerini eğlencesinin önüne geçirmeye yeter. Umarım kalite ve lezzet sürdürülebilir olur. İşini aşkla yaptığı belli olan şef hiç kuşkum yok Türk mutfağından esinlenen birçok yeni lezzet yaratıp menüye koyacaktır.

İyi yemek tüm buzları eritir

“Bir sofrayı hiç tanımadığınız biriyle de paylaşabilirsiniz. Kültürü, inancı veya siyasi görüşü ne olursa olsun, fark etmez. Buzları eritmekte iyi bir yemek gibisi yoktur”.
Bu sözler Aqua Restaurant’a üç günlüğüne konuk olan Michelin yıldızlı şef Yoric Tièche’e ait. Tièche istiridye, tuna balığı, ıstakoz, morina gibi deniz ürünleriyle ve tavuk kanadıyla hazırladığı yemekleri başlangıç ve ara sıcak olarak sundu. Tavada kızartılmış kaz ciğeri ise ana yemek olarak servis edildi. Ardından gelen dondurulmuş mandalina içinde beyaz peynir sorbesi de gecenin favori tatlısı oldu.
Açıldığından bu yana dünyaca ünlü şefleri İstanbul’a getiren Four Seasons, bu kez de yeme-içme severlere farklı bir deneyim yaşatıyor.
Bugün şefin son günü. Öğlen veya akşam yer bulursanız kaçırmayın.

Yeniden Çiçek Pasajı

1876’da açılan 133 yıldır Beyoğlu’nun en özel mekanlarından olan Çiçek Pasajı keşke yeniden eski günlerdeki gibi cazibe merkezi olsa.
İncili Gastronomi Rehberi’nde birlikte çalıştığımız yemek tasarımcısı Gamze İneceli ve Mikla ekibinden Sabiha Apaydın da bu düşünceden yola çıkarak “Yeniden Çiçek Pasajı” konseptiyle bir proje hazırlamışlar. Amaç Çiçek pasajına sahip çıkmak, yeni nesil şefleri, Balık Pazarı esnafıyla genç kuşağı bir araya getirmek.

Mekanlarımın yemekleriyle  anılmasını istiyorum

Yedi genç kuşak şef, Alaf’ın sahibi ve şefi Murat Deniz Temel, Mittag’ın sahibi ve şefi Fatma Yıldırım, Pizza Fellas’ın sahibi ve şefi Ceren Tekşen, Neolokal’in yardımcı şefi Serra Beklen, Nicole’ün yardımcı şefi Gamze Kurtulmuş, Cunda Ayna Restoran’ın da eski şefi Tayfun Gökşin ve kuruluşundan beri Gram’da çalışan şimdi yeni projesi üstüne çalışan şef Esra Acar Koç, Balık Pazarı esnafının malzemelerini kullanarak klasik mezeleri yorumlamışlar.
Perşembe günü Çiçek Pasajı’nda şeflerle bir araya geldik. Şeflerin yaratıcı mezeleri de Palmiye restoranın zeytinyağlı lahana sarması da çok lezzetliydi.
İlginç bir Çiçek Pasajı deneyimi yaşamak, birbirinden ilginç lezzeti tatmak isterseniz 8 Şubat Cuma günü gerçekleşecek bol sürprizli “Yeniden Çiçek Pasajı” gecesini kaçırmamanızı öneririm.
Gaye Su Akyol ve Güntaç Özdemir de gecede sahne alıyor. Etkinliğin biletleri Biletix üzerinden satılıyor.

Rahmi Aksungur Galeri Evin’de

Türkiye sanat galerileri tarihi içinde çok özel bir yeri olan Evin İyem çok genç yaşta aramızdan
ayrıldı ama adını taşıyan galerisi yoluna devam ediyor.
Galeri’de günümüz heykel sanatının en özgün isimlerinden biri olan Rahmi Aksungur’un son dönem yapıtları sergileniyor. Yapıtlarının ortak noktası gündelik hayattan nesneler olan Aksungur’un heykellerinde sıkça rastlanan ızgara formundaki boşluklar kütleye transparanlık katıyor.
Sanatçının bu sergisinde de hayvan figürleri ağırlıkta.
9 Şubat’a dek Evin Sanat Galerisi’nde izlenebilir.

Mekanlarımın yemekleriyle  anılmasını istiyorum

X