"Müge Akgün" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Müge Akgün" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Müge Akgün

Bayramlar, gelenekler ve gelecek

Bayramlar geçmişten geleceğe uzanan bir köprü gibidir. Geçmişi geleceğe taşırlar, ritüelleriyle sürdürülebilirliğin sembolleridir aynı zamanda. Ramazan Bayramı’yla birlikte yaz mevsimi de başlıyor. Hepimize iyi bayramlar ve mutlu yazlar...

İlk yerli bitkisel süt markası

Her şeyin bir ilki vardır. Türkiye’nin de ilk bitkisel süt markası ‘Fomilk’ oldu. Projenin ardında iki genç girişimci var.

30 yılı aşkın süredir kuruyemiş ticaretiyle uğraşan ve Türkiye’nin en modern fındık işleme tesislerinden birine sahip bir ailenin oğlu Cem Telvi ile uzun yıllardır süt ve süt ürünleri üreten bir ailenin dördüncü kuşağı Yusuf Romano.

İki yakın arkadaş, “Fındık ve badem ülkesiyiz, dünya fındık üretiminin yüzde 70’e yakını Türkiye’den temin ediliyor, biz fındık sütünü ithal ediyoruz. Biz neden bu alanın ilk üreticisi olmayalım? Altyapı da hazır, elimizde ailelere ait tesisler de var” diyerek yola koyulurlar. Kısa bir süre sonra fındık sütü ile üretime başlarlar. Ardından badem, soya ve hindistancevizi sütü gelir.

Vegan, laktozsuz ve glütensiz olan Fomilk’ler ‘orijinal’ ve ‘şekersiz’ olmak üzere iki ayrı şekilde içine yapay aroma, renklendirici ve koruyucu koymadan üretiliyor. Ürünlerinin kıvamlı olmasını içine az miktarda ilave edilen bitkisel bazlı sakız ‘gellan’ sağlıyor. Soya sütünde de GDO’suz soya proteini kullanılıyor ve dokusu zeytinyağı kullanılarak elde ediliyor.

Günümüzde sağlıklı beslenmek isteyenler de bitkisel bazlı sütleri kullanmayı tercih ediyor. Ancak vegan, vejetaryen, glüten ve laktoz alerjisi olanlar için sütün yerine kullanılabilen, inek sütüne alternatif bu ürünler çok değerli.

Birkaç yıldır zincir marketlerin raflarında ithal ürünler görüyorduk. Doğal bazlı yerli Fomilk, Türkiye genelinde önde gelen market zincirlerinde satılıyor.
Bayramlar, gelenekler ve gelecek
Cem Telvi - Yusuf Romano

TOİ’de yaz menüsü

Türkiye’nin önde gelen şefleri, daha doğrusu şef restoranları yavaş yavaş sadece tadım menülerine yönelmeye başladılar. Yemeklerini tasarlarken o kadar çok emek veriyorlar ki, gelenler bir salata ya da ana yemek yiyip kalkmasın, restoranın ruhunu anlasın istiyorlar.

Restoran sektörünün yaratıcı şeflerinden TOİ’nin kurucusu İsmet Saz da bundan böyle konuklarını 8 tabaklı ya da 3’lü tadım menüleriyle ağırlama kararı almış.

8 çeşitli bir tadım menüsü tam bir şölen oluyor ama bazen fiyat bazen zaman nedeniyle her zaman tercih edilemeyebiliyor.

Ancak önden sunulan şefin sürprizi ve ardından alakart menüden seçiminize göre gelen başlangıç, ana yemek ve tatlı olmak üzere üçlü seçenek çok dengeli.

Bayramlar, gelenekler ve gelecek

Eğer kalabalık gidildiyse ortaya yerel peynirler tabağı ile geceyi sonlandırmayı da öneririm.

Tadım menüsündeki başlangıçlardan taze urla enginarı, bezelye püresi, çıtır kabak çiçeği ve hardal otu; Eskişehir kuşkonmazına sarılı ördek pastırması, dedesinin anısına yaptığı çiğ börek, kaya koruğu, turşulanmış fındık turbu eşliğinde gelen ızgara İskenderun karidesi, taze ve mevsiminde malzemelerin uyumla harmanlandığı, lezzet çıtasını tutturmuş tabaklardı.

Ana yemeklerden ızgara taze soğan, siyez bulgurlu pate eşliğinde servis edilen 18 saat nar ekşisiyle ağır ateşte pişmiş dana kaburga, dana pöç ile yapılmış piruhi de çok başarılıydı.

Damla sakızı sorbeli fındıklı fırın sütlacın tadı ise hâlâ damağımda...

Kişiye özel zeytinyağı

Uzun yıllar iletişim ve pazarlama alanında çalışan, marka danışmanlığı yapan iki kız kardeş Aslıhan Yıldırım ve Nazlıgül Ünal 2011 yılında zeytinyağında bir dünya markası yaratmak üzere Mudanya’da yola çıkmışlardı.

Zeytin ve zeytinyağı ülkesi olduğumuz halde her yurtdışına çıkışlarında marketlerde, restoranlarda tek bir Türk markası görememeleri onların bu kararı almasında etkili olmuştu.

“XI XI Sonsuzluk” markasıyla ilk koyu renk şişeyle ve yarım kilosu 50 TL olarak piyasaya çıkmalarının üzerinden 8 yıl geçmiş.

Bu süre içinde ürünlerinin arkasında durdular. Hem kendilerini geliştirdiler hem de network oluşturdular, lobi faaliyetleri yaptılar.

Aslıhan Yıldırım iki yıl kadar önce Barcelona’ya yerleşti. Bir yandan zeytinyağı yarışmalarında tadım yapıyor. Bir yandan da Avrupa pazarlarında tanıtım faaliyetlerini yürütüyor. Ablası Nazlıgül Ünal da Kumyaka (Siği) köyündeki üretim tesislerinin başında.

Şimdi bir Türk markası olarak premium yağları ismini vermek istemedikleri yurtdışındaki ünlü ailelere, kraliyet üyelerine, iş insanlarına ve şef restoranlarına gidiyor.

Aslıhan Ünal hileleri çok fazla olan zeytinyağı sektöründe etik anlayışın gelişmesi gerektiğini, bu konuda yerel yönetimlere büyük iş düştüğünü söylüyor.

Ünal’a göre kaliteli üretim yapan küçük üreticiler desteklenir, bölgesel kooperatifler çatısı altında birleşmeleri gerçekleşirse Türkiye zeytinyağlarının yurtdışında şansı artar. “XI XI Sonsuzluk” zeytinyağları ‘www.onbironbir.net’ olarak internet üzerinden de satılıyor.
Bayramlar, gelenekler ve gelecek
Aslıhan Yıldırım ile Nazlıgül Ünal, 600 yıllık zeytin ağacının önünde...

Kuşaktan kuşağa zamansız tasarımlar

Hangi alanda olursa olsun, kuşaktan kuşağa devam eden, geleneği devam ettiren ama gençliğini de yitirmeyen, trendleri takip eden, kendini sürekli yenileyen sürdürülebilir markalar insana güven veriyor.

Jumbo, 70 yılı aşkın süredir hem klasik duruşundan, kalitesinden ödün vermedi hem de günceli yakaladı. Rahmetli anneannem, annem, ben ve şimdi de kızım çatal bıçak takımlarında aynı modelleri kullanıyorsak bunda tasarımcılarla çalışmalarının, tasarımlarının estetik ve fonksiyonelliği başarıyla harmanlamalarının payı büyük.

Marka 2014 yılında el değiştirdi ama kimliğini ve çizgisini korudu. Bir süre önce Jumbo’nun genç ve çok iyi eğitimli Genel Müdürü Sami Hotak ile bir araya geldik. Jumbo, Türkiye genelinde 40’ın üzerinde mağazaya ulaşmış. Hem ev hem de Horeca (Otel, restoran ve catering) sektörüne yönelik çelik, porselen, cam olmak üzere sofra ve mutfak kullanımına ait 120’nin üzerinde endüstriyel tasarımları var.

Hotak “Bir yandan klasik zamansız tasarımlarını üretmeye devam ederken diğer yandan da ünlü tasarımcılarla işbirliği yaparak öncü tasarımlara yer vereceklerini söylüyor. İlk yurtdışı açılımını da Orta Doğu’ya Dubai, Katar, Lübnan, Umman gibi ülkelere yapmışlar. Dileğimiz böylesi sürdürülebilir markaların sayısının artması ve her birinin geçmişten geleceğe miras kalması...
Bayramlar, gelenekler ve gelecek
Sami Hotak

 

 

 

X