"Müge Akgün" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Müge Akgün" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Müge Akgün

2018’de sosyal ve kültürel ahvalimiz...

Kadir Has Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması’nın sonuçları 30 Ocak Çarşamba günü açıklandı. 26 ilde cinsiyet açısından eşit dağılımlı 18 yaş üstü 1000 kişiyle yüz yüze görüşülerek yapılan araştırma, siyasetten ekonomiye, dış politikadan sosyo-kültürel göstergelere üstünde çok konuşulacak kapsamlı bir veri tabanı sunuyor. Araştırmanın tüm verilerine üniversitenin web sayfası üstünden ulaşmak mümkün. Ben buraya sadece mesleki açıdan ilgimi çeken birkaç tanesini aldım...

RESTORANA GİTME SIKLIĞI
“Ne sıklıkta ailenizle birlikte akşam yemeği için restorana gidersiniz?” sorusuna verilen cevaplar, bu yıl bir önceki yıla göre daha az restorana gidildiğini gösteriyor. 2017’de rakam ayda 2.6 kez iken 2018’de ortalama 1.6 kez restorana gidilmiş.
Detaylara göz atacak olursak: “Hiç gitmem” diyenlerin oranı yüzde 19.6...
Yüzde 30.8 yılda birkaç kez, yüzde 19.4 ayda 2-3 kez, yüzde 23.8 ayda bir kez, yüzde 4.2 haftada 2-3 kez, yüzde 2.2 haftada 1 kez restorana gitmiş.
2017 ve 2018 karşılaştırmasında ortaya çıkan sonuçlara göre en dramatik düşüş ise düzenli olarak restorana gitme kültürü olanlar arasında. Bir yıl önce ayda birkaç kez ya da haftada bir kez gidenlerin toplam oranı yüzde 20.7 iken 2018’de bu oran yüzde 6.4’e düşmüş.

SİNEMAYA GİTME
2018’de ortalama 0.9 kez sinemaya gidilmiş. Hiç sinemaya gitmem diyenlerin oranı yüzde 35.3. Bir önceki yıl ise bu sıklık 1.5 imiş. Haftada bir ya da ayda 2-3 kez gidenlerin oranı da 2017’de yüzde 21.2 iken 2018’de yüzde 9.5’e düşmüş.

2018’de sosyal ve kültürel ahvalimiz...


TİYATROYA GİTME
2018’de ayda ortalama 0.9 kez tiyatroya gidilmiş. Hiç tiyatroya gitmem diyenlerin oranı yüzde 81.4. Geçen yıl yılda birkaç kez, ayda bir kez ve daha sık gidenlerin oranı yüzde 30’dan yüzde 18.7’ye düşmüş.
Futbol maçı, konser gibi etkinliklere gitme oranlarında da genel olarak bir önceki yıla oranla düşme var. Sadece sergilere gitme oranı yükselmiş.

TELEVİZYON İZLEME
2018’de televizyon izleme sıklığı ise bir önceki yıla göre artmış. Günde 2.9 saatten 3.5 saate çıkmış.

VE SONUÇ
Sonuçları kabaca özetlemek gerekirse aile bütçesindeki dengeleri tutturmak için 2018’de daha az dışarı çıkıp daha az para harcamaya çalışmış ve daha çok evde vakit geçirmeye başlamışız. Bir önceki yıla oranla yeme-içme ve kültür sanat etkinliklerinde geçirdiğimiz toplam süre azalmış...

Günümüz trendleri meslek değiştirtiyor

“Artık 60 sözcükten uzun yazı istenmiyor. Yeme-içme yazarlığını bu yüzden bıraktım. Mutfağa girdim, arta kalan zamanda da roman yazıyorum!”
Bu sözler hafta içinde İtalyan restoranı Galvin’e iki günlüğüne konuk olan Il Consiglio di Sicilia restoranın şefi Antonio Cicero’nun yeme-içme yazarı eşi Roberta Corradin’e ait.
Çiftin hikayesi ilginç. Roma’da yaşayan Roberta, bir yazı dizisi için Sicilya’ya gider. Şef Antonio ile de söyleşi yapar. Hatta şefi ukala bulur ama üç gece üst üste yemeğe gidince durum değişir ve bir süre sonra evlenmeye karar verirler. Altı yıldır 25-30 kişilik deniz ürünleri restoranını birlikte yönetiyorlar.
Galvin için hazırladıkları menü de Sicilya mutfağı ağırlıklıydı. En sevdiğim tabak Tiramisi yani Sicilya usulü tiramisu oldu. Aslında tek farkı Mascarpone yerine ricotta kullanmaları. Bu tarz konuk yabancı şeflerin en büyük katkısı farklı mutfakları, restoranları olduğu kadar farklı yaşamları da tanımak, insani ortak yönler keşfetmek oluyor...

2018’de sosyal ve kültürel ahvalimiz...

Hobiden mesleğe: Raphael

Genç kuşağın eğilimlerini göz ardı etmeyen, yeni nesil işletmeciler yeni bir sentez oluşturmaya başladı. Rahat bir ortamda iş çıkışı erken bir akşam yemeği, ardından müzik ve eğlence.
Bir dönem gençler her biri için ayrı yere giderdi. Bir gecede üç-beş yer dolaşma modası vardı. Şimdi hem zamandan hem bütçeden tasarruf hepsi bir arada olsun istiyorlar.
Bu konseptteki yerlerin en yenilerinden biri de Mim Kemal Öke caddesinde geçen yıl açılan Raphael.
Ankaralı genç işletmeci Can Balta, Bilkent Üniversitesi’nde elektrik-elektronik eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul’a gelmiş.
8 yıl kadar Doğan TV’de reklam ve satışta çalışmış.
Bu arada hobi olarak yaptığı DJ’liği mesleğe dönüşünce arkadaşları bir yer aç demeye başlamış.
Fikir, Can’a da sıcak gelince sektörde tecrübeli Turgay Yıldız ve Hamza Turhan’la birlikte Raphael projesini hayata geçirmişler.
İlk açtıklarında atıştırmalıklar, salatalar ve ızgaralardan oluşan karma bir menü hazırlamışlar.
Müzik kadar yemek için gelenlerin sayısında artış olunca yerel ve mevsiminde malzemelerle daha ayakları yere basan, iyi yemek sunacakları yeni bir menü oluşturmaya karar vermişler.
Denediğim bal kabağı çorbası, ıspanaklı risotto ve deniz ürünlü arpa şehriye pilavı başarılıydı.
Üç yanı ve tavanı cam, hem içeride hem dışarıda duygusu veren mekan hem öğle yemekleri hem iş çıkışı erken akşam buluşmaları için Nişantaşı’na gittiğinizde iyi bir seçim. Saat 22.00’den itibaren müzik ağırlık kazanıyor...

2018’de sosyal ve kültürel ahvalimiz...

Önce Kahve

Çok uzun yıllardır tanıdığım, Hürriyet’te birlikte çalıştığımız, reklam sektörünün önde gelen isimlerinden Ayşe Sözeri Cemal ne iş yaparsa iyi yapar.
Şimdi farklı bir alana yöneldi. Şişhane’de birkaç ay önce hayata geçen Kıraathane Edebiyat Evi’nin giriş katında “Önce Kahve” adıyla küçük bir mekan açtı. Her çeşit kahveye, mozaik pasta, brownie, bol cevizli elmalı ya da havuçlu kek gibi kahvenin eşlikçilerine öncelik verse de günlük değişen iki çeşit çorba, mini börekler ve yaprak sarmaları da var menüde.
Ayşe, sebze ve meyve alışverişini Feriköy organik pazardan yapıyor. Taze ıspanak mı pırasa mı, pazı mı buldu, hemen ertesi gün bir kiş, çorba ya da börek yapılıp getiriliyor evden. Tabii çayın yanında gelen anne poğaçalarını da unutmamak lazım. Önce Kahve insana arkadaşının evinde oturuyormuş hissi veren sıcacık bir mekan.
Keyifli sohbet ortamının yanı sıra en büyük artısı dünyanın en iyi markalarından birini kullanarak yaptıkları espressoları, lezzeti kadar malzeme kalitesine, mevsimselliğe öncelik vererek yaptığı birbirinden lezzetli yemekleri ve tatlıları. Veganları, vejetaryenleri, hatta glütensiz beslenmek zorunda olanları da gözetiyor günlük hazırladığı menüde. Bugünden itibaren kahvaltı servisi de başlıyor. Fiyat-kalite-lezzet dengesi şimdiden müdavimlerini yaratmış...

2018’de sosyal ve kültürel ahvalimiz...

X