"Metin Hara" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Metin Hara" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Metin Hara

Bir bilet al

İnsanın işi öyle bir hal alır ki “Bir saat daha” derken koca bir yaşamı feda edersin. ‘Yarın’ dersin ama bilmezsin ki ‘yarın’lar hiç gelmez

Çapa Devlet Hastanesi’nde stajyer olarak görev yapmaktaydım. Bir hocam beni odasına çağırmıştı. Odanın kapısında beklemeye başladım. Artık mezun olmama çok az bir zaman kalmıştı. Acaba bir iş mi teklif edecekti?

Heyecanla beklerken kapı açıldı beni içeriye davet etti. Karşısına oturdum.

- Metin’cim, görüyorum ki birçok arkadaşından farklısın. Fazla idealistsin... Seni öğrencilik yıllarımdaki kendime çok benzetiyorum. Seninle ilgili iki ihtimal öngörüyorum. Birincisi; hayallerinin peşinden gidip çok farklı şeyler yapacaksın. Belki zorlanacaksın ama istediğini yapacak ve çok başarılı olacaksın.

Deneyimsiz, saf bir çocuk olduğumdan bu laflar çok hoşuma gitmişti. Gururla dinliyordum.

- İkincisi; zaman içerisinde aldığın darbelerle, yaşadığın kalp kırıklıklarıyla ışığını yitirecek, vazgeçecek ve mutsuz biri olarak öleceksin.

Bir anda anlatılan senaryo damarlarıma işlemişti. En büyük korkumdan, yıkılışımdan bahsediyordu. Kafam öne eğilmişti. Yaşadığım bütün kırgınlıklar gözlerimin önünden geçti. Yumruklarımı sıktım ve derin bir nefes aldım:

- Bu yolda defalarca yere yıkıldım hocam. O kadar fazla düştüm ki dizlerim paramparça. Ama dizlerimi gördüğümde ne kadar acı dolu bir hayat yaşadığımı değil ne kadar güçlü olduğumu hatırlıyorum.
- Umarım Metin... Benim başaramadığım her şeyi senin başarmanı o kadar istiyor ki içimdeki idealist halim. Umarım... Sana bugün burada hayatının en önemli derslerinden birini vereceğim.
- Sizi dinliyorum hocam.
- Bir gün olur da mesleğinde çok başarılı olursan. Tatil için uçak biletlerini önceden al. Lütfen biletleri iadesi mümkün olmayan promosyon uçuşlardan al.

O kadar büyük bir heyecanla hayatımın dersini duymayı beklerken ‘promosyon bilet’ tavsiyesini duymak beni hayal kırıklığına uğratmıştı. Koskoca hoca bana insan sağlığıyla, mesleğimle, özel bir tedaviyle ilgili bir sır verecekken bu nasıl bir tavsiyeydi böyle?

- Tam olarak anlamadım hocam?
- Metin, insanın işi öyle bir hal alır ki “1 saat daha 1 saat daha” derken koca bir yaşamı feda edersin. Önceden o bileti ayarlayamadıysan hiçbir zaman o uçakta oturup o tatile çıkamayacaksın. ‘Bu gün dinlen’ derler sen ‘yarın’ dersin. Bilmezsin ki ‘yarın’lar hiç gelmez...

O zamanlar anlamamıştım bunu hayatımın dersi olacağını...

Zaman geçti... Ben hiç durmadan çalışmaya başladım. Yorgunluk yaşamımın normali olmaya başlamıştı. Günlük yaşam koşuşturmacasında farkında olmadan hep yarın tatile çıkacaktım.

Bu hafta bizim düzenlediğimiz 6. Yoga, Dans & Farkındalık Festivali’ne annem, babam, ablam, eniştem, yeğenimle beraber katıldım. O kadar güzeldi ki!

Çocukluk arkadaşlarımla bir sofra dolusu muhabbeti paylaştım. Ailemle kahkahayı paylaştım. 300 güzel ruhla aynı coşkuyu paylaştım.

Sahilde yürürken yeğenim Leo’yu gördüm. Gökyüzüne dönüp hocama verdiğim sözü hatırladım. Tek bir gün vardı! O da bugün! Sahildeki kumlarda oynamaya başladım.

Yeğenimle kumdan muhteşem bir kale yaptım. Önünde hendeği, etrafında motifleri... Bir dalga geldi yıktı kalemizi. Leo’ya bakıp gülümsedim. O kaleyi inşa etmiştik biz! Bu gerçeği kimse değiştiremezdi! Belki bir dalga gelip de kaleleri yıkabilirdi.

Ama bütün kaleler yıkılsa bile bizim anılarımız yıkılamazdı. Kim bilir belki ‘yarın’ı bekleseydim o kale hiç yapılmayacaktı.

HAFTANIN KALP ADIMI

Ruhparçam, tatil demek illa güzel bir otelde zaman geçirmek değil ki! Bir masa kur uzunca... Etrafına sevdiklerini oturt. ‘Yarın’ değil ‘bugün’ yap onu... Sen olduğun yerde kal. Bütün dertlerini tatile gönder...

X