"Mete Tamer Omur" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mete Tamer Omur" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mete Tamer Omur

O vadide bir mucize yarattı

Arkadaşları yaz tatilinin tadını çıkarırken, o sanayi sitelerinde gazete dağıtır. Abone peşinde koşturur. İktisat okuduğu üniversite yıllarında da boş durmaz.

Bülent Özcan, bir yazılım şirketinde muhasebecilik yapar. 1997’de Amerika hayali gerçekleşmeyen Özcan, kendi yolunu çizer. Türkiye’nin ilk internet şirketlerinden birini kuran Özcan, bu alanda da birçok ilke imza atar. Taa ki, 2011’e kadar. Büyükşehir hayatından sıkılan Bülent Özcan, rotayı Alaçatı’ya çevirir. Özcan, enginar ekme ve dinlenme amaçlı aldığı 10 dönümlük arazide 2013’te ekolojik bir devrim başlatır. Bugün 400 dönümlük alanda zeytinden lavantaya kadar birçok tarımsal ürünü yetiştiren Özcan, ‘Vadi Alaçatı’ ismiyle de ağaçtan yapılmış 19 sıra dışı evle ekolojik turizm yapmaya hazırlanıyor. Bülent Özcan’ın gündeminde şimdi de bilim köyü var...

O vadide bir mucize yarattı

 

BÜLENT Özcan... Bugüne kadar hayal ve idealleri için varını yoğunu ortaya koyan, elini taşın altına koymaktan çekinmeyen özgür ruhlu bir girişimci. Garanti işler yerine, zor olanın peşinden giden ve bu uğurda maddi manevi hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan Vadi Alaçatı’nın kurucusu Bülent Özcan ile hem mücadele dolu girişimcilik öyküsünü hem de geleceğe dair planlarını konuştuk. 1972 İstanbul doğumlu olan Özcan, çocukluğunun Samatya’da gayrimüslimler arasında geçtiğini anlattı. Bülent Özcan, hikayenin devamını şöyle aktardı:

O vadide bir mucize yarattı


17 YAŞINDAKİ ÇOCUK YAPIYORSA
“Merhum babam bir fabrikada önce işçi, daha sonra da başka yerde muhasebeci olarak çalıştı. Aynı zamanda kadın terzisi olan babam, işten arta kalan zamanlarında ise evdeki dikiş makinesiyle diktiklerini komşulara satardı. Ayrıca, Isparta’dan getirdiği el halılarının ticaretini yapardı. Ben de ona yardım ederdim. Müşterilerine senet hazırlardım. Bir süre sonra Florya’ya taşındık. Lise yıllarında ise kendi harçlığımı çıkarmak adına bir ekonomi gazetesinin dağıtımını yapmaya başladım. Bir sonraki yaz ise abonelik kısmına aldılar. Pek abone çıkmayan Karaköy’ü bana verdiler. O sezon en fazla aboneyi ben çıkardım. ‘17 yaşında bir çocuk buradan iş yapıyorsa biz de yaparız’ dediler ve bölgeyi benden aldılar. Sonra hep iş çıkmayan yerleri bana verdiler ve sonuç aynı oldu. Liseyi bitirene kadar da bu iş devam etti.”


O GÜN AMERİKA’YA GİDEMEDİ AMA...
Hem gazete dağıtımı hem de abonelik işinde farklı bir deneyim kazanan Bülent Özcan, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Çalışma Ekonomisi okuduğu dönemde de boş durmaz. Bir yazılım şirketinin muhasebe departmanında çalışmaya başlayan Özcan, “Tabii, bir süre sonra muhasebenin yanı sıra işin teknoloji kısmında da görev aldım. Ve üniversiteyi bitirene kadarda burada çalıştım. 97’de üniversiteyi bitirdiğimde ise Amerika’ya gitmek gibi bir planım vardı. Bir talihsizlik oldu ve vize alamadım. Ben de kendi işimi kurmaya karar verdim. Ama hiç sermayem yoktu. Bir arkadaşımın da desteğiyle yurt dışından gemilerle getirdiğimiz bilgisayar parçalarını sattım. Oradan kazandığımla da Euronet’i kurdum. Türkiye’de ilk internet banner reklamını biz yaptık. İnternet siteleri kurduk. Büyük şirketler müşterimiz oldu. Önemli yarışmalar düzenledik” diyerek birçok ilke imza attıklarını paylaştı.

O vadide bir mucize yarattı


HER ŞEY 10 DÖNÜMLE BAŞLADI
Bülent Özcan, 2011’de artık İstanbul’da kalamayacağına karar verir. Büyükşehrin kendini mutsuz ettiğini düşünen Özcan, şirketini kapatma kararı alır. “Bir kaçı hariç tüm çalışma arkadaşlarıma mevcut durumlarından daha iyi olanaklarda iş ayarladıktan sonra şirketi kapattım” diyen Özcan, bir yıl İstanbul’da dinlenir. Özcan, “Annem İzmir’de yaşadığı için onun yanına geldim. Sörfle de ilgilediğim için 90’lı yıllardan itibaren de Alaçatı’ya gelip giderdim. Şirketi kapatma süreciyle birlikte burada bir şeyler yapma fikri doğdu. Alaçatı’da Bedir mevkiinden enginar ekip, dinlenme adına 10 dönümlük bir alan satın aldım. İşte ne olduysa bu arazide oldu. 2013’te ekolojik bir tarım hareketi başlattık. Zeytinlik, lavanta... Daha sonra ise işe turizmi de dahil ettik” diyerek Vadi Alaçatı’nın doğuş öyküsünü paylaştı.

 
KÖYÜN DELİSİNDEN
5.5 MİLYONLUK YATIRIM

YAKALAŞIK 400 dönümlük bir alanda hayat bulan yapının temelinin tarımsal faaliyetler oluşturuyor. Bülent Özcan, “Bedir mevkii yaklaşık 50 yıldır tarımsal faaliyetlerin olmadığı bir alandı. Hatta ilk zamanlar, ‘köyün delisi’ diye lakap takanlar oldu. Ağırlıklı yağlık lavanta ektim. Şu an 30 bin köke ulaştık. Dokuz bin zeytin fidesi diktik. Üç yıl içinde bunlardan ürün alacağız ve kuracağımız yağhanede sıkıp, kendi markamızla piyasaya sunacağız. Bu işin tarım ayağı. Ekolojik turizm ayağında ise üzerinde 360 dereceli tam yuvarlak bir cepheye kurulu 19 adet ağaçtan yapılmış bungalov tarzı konaklama odamız var. Alışılmış otel konseptinin dışındayız. Zaten sırf otel bizi mutlu etmez. Yıllarım birikimini buraya harcadım. 5.5 milyon liraya yakın yatırım yaptım. İnandığım ve karar verdiğim şeyde arkama bakmam” diyerek yatırım konusunda ne kadar cesur olduğunu aktardı.

O vadide bir mucize yarattı

 
BİLDİK KONSEPTLERİ UNUTUN

RAMAZAN tatiline kadar misafirlerini ağırlamayı planladıkları konseptin Alaçatı’nın pek alışık olmadığı bir yapının varlığına dikkat çeken Özcan, “İnsanları şaşırtmak istiyoruz. Kum, güneş, deniz ve eğlence dışında da bir yapının olduğunu göstermek istiyoruz. Konuklarımız yeri gelecek atölyelerde heykel yapacak, yeri geldiğinde de sabun. Tarla aktivitelerimiz olacak. Kendilerine ayrılmış olan bahçede domateslerini salatalıklarını toplayabilecek. Burada da hedef kitlemiz sosyalleşebilen ve paylaşanlar olacak. Birlikte hareket edilen bir yapı olacak. Uzaklaşılan bazı değerleri yeniden ortaya çıkarmak gibi bir misyonumuz var” diyor.

 
ENERJİ GÜNEŞTEN

BU vadide her şey ekolojik. Enerji ihtiyacını güneşten karşıladıklarını aktaran Bülent Özcan, “Yine suyumuzu da kendimiz çıkarıyoruz. Şehir suyu kullanmıyoruz. Devlet ya da belediyeye yük olmadan her şeyi kendimiz çözelim gibi bir misyonla hareket ediyoruz. Kendi yolumuzda gidiyoruz. Yemeden içmeye birçok şeyi kendi bünyemizde çözecek yapı kurduk. Yerel üreticiyle olan bağı koparmamak adına kendimizin yetmediği yerde onlarla çözüm ortağı olacağız. Market yerine köylüyle temas kuracağız. Bu yapıyla da karbon ayak izimiz yok denecek kadar az olacak” diyor.

 
SIRADA BİLİM KÖYÜ VAR

GELECEKLE ilgili planlarını da aktaran Bülent Özcan, “Vadi Alaçatı’da konsept ve yapı belli. Turizmde bir büyüme olmayacak. Ama bir ‘Bilim Köyü’ projemiz var. Bunu Alaçatı dışında düşünüyoruz. Odağında çocukların olduğu bir yapı olacak. Alanında başarılı öğretmenlerle oluşturacağımız atölyelerimiz olacak. Burada çocukları bilim, sanat, edebiyat ve toprakla buluşturacağız. Bir iki saate sıkıştırılmış bir yapı olmayacak. Bir haftayı kapsayan kamplar tasarlıyoruz. Hem bilimi hem de toprağı sevdireceğiz. Ayrıca, 2018’de Urla civarında yapmayı planladığımız bilim köyünün içinde ortaklı bir de teknoloji merkezi olacak” diyerek burada sıra dışı bir elektrikli otomotiv üzerine çalışacaklarını paylaştı.

 

KISA KISA
* Bülent Özcan’ın hedefi Vadi Alaçatı’yı 12 ay açık tutmak. “Bir Vadi Alaçatı kitlesi yaratmak istiyorum” diyen Özcan, kış sezonu için de etkinlik planlarının olduğunu söylüyor.
* Sıra dışı görünüme sahip olan konaklama yerlerinin projesini yüksek mimar Ahmet Beykan’ın çizdiğini söyleyen Bülent Özcan, 19 yapıya yenilerin eklenmeyeceğini de paylaşıyor.
* Vadi Alaçatı’da hassas konulardan birinin de israf olduğuna dikkat çeken Bülent Özcan, “Kahvaltı ya da yemeklerde ihtiyaç neyse onu bulacaklar. Ekmek tek çeşit olacak. Devasa ürün stantları olmayacak. Tüketilmeyen hiçbir şey masada yer almayacak” diyor.

X