"Mete Tamer Omur" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mete Tamer Omur" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mete Tamer Omur

Kuru yemiş kardeşliği

DAHA 7’sinde doğduğu topraklardan ekmek parası için ailesiyle İzmir’e gelir. Kemeraltı’nda seyyar satıcılık yapar. Karşıyaka’da midye çıkarıp satar... Handa bekçi olan amcasının yanına gelip giderken, ağabeyi ile çerezcilik yapan biriyle tanışır. Abisini de yanına alarak borçla bu dükkanı devralır. Hikmet Can, 80’li yılların başında ise kendi yerini açma kararı alır. Mezarlıkbaşı’nda bulduğu dükkana aile, ‘Burada iş yapamazsın, batırırsın’ diyerek destek olmaz. O da biri eşinin diğeri de borçla temin ettiği iki bileziği sermaye yaparak toptan kuru yemiş işine girer. Ve en büyük müşterileri seyyar satıcılar olur. Zamanla işleri büyüten Hikmet Can, Karşıyaka’da ilk perakende mağazasını açar. Mağaza sayılarını artıran Hikmet Can, iyi niyetle yanında çalışanları da bu yapıya ortak eder. Şube sayısını 13’e kadar çıkaran Can’ın bu iyilik hamlesi suistimal edilir. 2000’de küçük ortaklarıyla yollarını ayıran Hikmet Can, mağaza sayısını 6’ya düşürür. Uzun yıllar Can Kardeşler Kuruyemiş’i bu yapıda devam ettiren Hikmet Can, 2010’da hem ikinci kuşağın işin içine girmesi hem de kardeşi Ahmet Can’dan aldığı güçlü yeniden büyüme yoluna gider. 3,5 yıl gibi bir sürede 6 olan mağaza sayısını 21’e çıkarmayı başaran Can Kardeşler, şimdi de Katarlı bir yatırımcıyla önce İstanbul’a oradan da yurtdışına açılmaya hazırlanıyor. Kuru yemiş - cafe konseptiyle Can Kardeşler, ayrıca yakında Türkiye’de üretilmeyen soslu çerez grubuyla da farklı bir ürün grubunu portföylerine eklemeye hazırlanıyor.

Kuru yemiş kardeşliği

SEKTÖRE BORÇLA ADIM ATTILAR

Bu hikayenin aslında tek bir kahramanı yok... Bir kardeşlik hareketi. Ve bu, zaman zaman iyilik yapmanın bedelini çok para kaybederek ödese de bugün İzmir’in önemli bir markası konumunda. Baba Hikmet Can ve oğlu Velit Can ile hem Can Kardeşler Kuruyemiş’in kuruluş öyküsünü hem de gelecek planlarını konuştuk. Mardin Midyat’ta tarımla uğraşan bir ailenin iki numaralı üyesi Hikmet Can, o yıllarda ülkedeki yokluğun yaşadıkları coğrafyada daha da zor olduğunu ifade ederek, göçle başlayan süreci şöyle anlattı:
“Bir üzüm bağımız vardı ama bütün ailenin ihtiyacına cevap verecek yapıda değildi. Babam 6 kardeşimi de alarak İzmir’e göç etme kararı aldı. Yeterli parası olmadığı için de trende beni battaniyeye sararak sakladı. Babam İzmir’e geldiğinde belediyede işe başladı. Bizde aile bütçesine katkı için okulun yanında seyyar satıcılık yaptık. Midye çıkarıp sattım. Daha sonra terzilik ve camcılık maceralarım oldu. Bu sürede de amcam handa bekçiydi. Abimle onun yanına gelip giderken handaki çerez işiyle uğraşan biriyle tanıştık. İş çıkışı yardım ettiğimiz o çerezci, işi bize devretmeyi teklifi etti. Borçla bu dükkanı devraldık. Böylece Havra Sokağı’nda 8-10 çeşit ürünle kuru yemiş sektörüne adım atmış olduk.”

Kuru yemiş kardeşliği

İYİ NİYET PARA KAYBETTİRDİ

Hikmet Can, 80’li yılların başında asker dönüşü kendi dükkanını açmak ister. Mezarlıkbaşı’nda bir yer bulur. Ailenin onayına sunar, ama “Sen burada iş yapamazsın. Batırırsın” sözüyle istediği desteği bulamaz. O da biri eşinin diğeri ise borç aldığı iki bileziği sermaye yaparak Mezarlıkbaşı’nda 35-40 metrekarelik bir dükkanda toptan kuru yemiş işine girer. O dönem en büyük müşterilerinin seyyar satıcılar olduğunu söyleyen Hikmet Can, şöyle devam etti:
“Günde 40-50 seyyar satıcı gelip çerez alırdı. Ürünü sattıktan sonra da getirip paramızı öderdi. Bunun yanında bakkallara da ürün veriyordum. Daha sonra işler büyüdü. Karşıyaka’da bir depo tuttuk. Ailenin 7 numarası kardeşim Ahmet Can, asker dönüşü benimle çalışmak istedi. Birlikte 1988’de Karşıyaka’da ilk perakende mağazamızı açtık. Taze ve ekonomik ürün sattığımız için iyi bir müşteri portföyümüz oluştu. Bir süre sonra tamamen iyi niyetli olarak yanımızda çalıştırdığımız elemanları da bir yeri olsun mantığıyla şubeleşmeye gittik. Onları da küçük ortak yaptık. Bu yapıyla 13 şubeye kadar ulaştık. Ama bir süre sonra yanlış yaptığımızı gördük. Büyümüştük, fakat zarar ediyorduk. İyi niyetimiz suistimal edilince de 2000’de tüm küçük ortaklarla yollarımızı ayırdık. Ve Can Kardeşler Kuruyemiş’in 7 tabelasını indirdik. Tamamı bizim olan 6 şubeyle yola devam etme kararı aldık.”

STRATEJİYİ DEĞİŞTİRDİLER BÜYÜDÜLER

Hikmet Can, kuru yemiş işiyle uğraşırken bir yandan da akrabalarına iş imkanı olsun diye marketçilik serüveni yaşamış. Bu serüven onu daralmaya gittikleri 2000’li yılların başında Bodrum’da yeni bir iş kapısı açmaya zorlamış. Bodrum’da otellere pastane malzemeleri satan bir şirket kurduğunu söyleyen Hikmet Can, “Burada da iyi niyetle çalışanı kara ortak ettik. Ama yine aynı durum orada da yaşandı. Bu hamle para kaybettirdi. 2009 gibi İzmir’e döndüm. Kardeşim Ahmet Can da yine küçülmeye gittiğimiz 2000’den sonra turşuculuk ve kuru yemiş dekorasyonu üzerine iki işe girdi. Bu hareketler asıl işten uzaklaşmamıza neden oldu. O dönem çocuklarım tezgahın başında 6 mağazayı idare etti. 2010’da ise hem kardeşim hem de çocuklarımın hamlesiyle 2010’da büyüme kararı aldık. Önce Karşıyaka Alaybey’de bulunan üretim yerimizi İzmir Atatürk Organize Bölgesi’ne taşıdık. Oğullarımdan biri gıda mühendisi. Onun da etkisiyle 80 olan ürün çeşidimizi 200 çıkardık. Kurumsallaşmaya ağırlık verdik. Danışmanlık hizmeti aldık ve 2011’de yeniden şube açmaya başladık. Ve 3,5 yılda mağaza sayısını 6’dan 21’e çıkardık. Şimdi iki mağaza daha geliyor. Bu yılı 23 ile kapatacağız. 2016 hedefimiz ise 30’a ulaşmak. Mevcut mağazalardan bir tanesi franchise” diyerek bugüne kadar geçirdikleri aşamaları paylaştı.

YENİ KONSEPT CAFE KURU YEMİŞ

Velit Can, 2 yıl önce Karşıyaka’da açtıkları bir mağazada kuru yemiş satışının yanında çay ve kahvenin de tüketilebileceği ortam yarattıklarını anlatarak, “Bu yapı çok tuttu. İnsanlar bir yandan kuru yemiş tüketiyor, yanında da çayını kahvesini içiyordu. Biz zamanla atıştırmalıkları ekledik. Çok güzel geri dönüşümler aldık. Ve bu yapı bize yeni bir konseptin ortaya çıkmasına vesile oldu. Şimdi kuru yemiş - cafe konseptiyle mağazalar açacağız. Burada da Katarlı bir yatırımcıyla büyüme planımız var. Onlara ilk başta İzmir’de bu konsepte 3 franchsing vereceğiz. Master franchise ile de İstanbul’da 20 mağaza açılacak. Yine onlarla birlikte yurtdışına açılmayı hedefliyoruz. Burada da markamız Cafenuts olacak” diyerek gelecek planları hakkında bilgi verdi.

Kuru yemiş kardeşliği

SOSLU ÇEREZ DEVRİ

Büyüme hamlesinin ardından sürekli yenilik peşinde koşan Can Kardeşler Kuruyemiş’in ikinci kuşak temsilcilerinden Velit Can, Avrupa’da wasabi ya da peynir soslu çerezlerin bulunduğunu söyleyerek, “Avrupa’da bu ürünler yoğun şekilde satılıyor. Şimdi bizde bu soslu ürünlere gireceğiz. Bu Türkiye’de ilk olacak” diyerek yeni bir ürünü müjdeledi.

TAZE OLSUN DİYE

Kuru yemişin en büyük özelliği hiç kuşkusuz tazelik. Velit Can, bu tazeliği korumak adına fabrikadan İzmir’deki mağazalara üç günde bir ürün gönderdiklerini söyleyerek, yeni bir ambalajlama tekniği üzerinde çalıştıklarını belirterek, şu bilgileri paylaştı: “Özel bir teknolojiyle kuru yemişi 3 kiloluk ambalajların içine koyuyoruz. Ve hiçbir koruyucu bulunmuyor bu ambalajda. Ürün mağazaya gittikten 6 ay sonra bile açıldığında o ilk günkü tazeliğini muhafaza edecek. Bu teknolojiye güvenerek de Türkiye’nin ve dünyanın her yerine mağaza açabiliriz.”

Kuru yemiş kardeşliği

4 MİLYON FİNCAN KAHVE

Can Kardeşler Kuruyemiş’in 358 kalem ürünü olduğunu aktaran Velit Can, cirolarının yüzde 94’nün ise 99 üründen elde ettiklerini, en fazla satışın ise kahveden geldiğini söylüyor. Velit Can, yılda 4 milyon fincan kahve, 150-200 ton da kuru yemiş sattıklarını söylüyor.

KISA KISA

* Kuru yemişin artık sağlıklı ürün statüsünde önemli bir pazarının oluştuğuna dikkat çeken Velit Can, “Hamileler, diyet yapanlar, sporcular, kilo almak isteyenlere özel setlerimiz olacak” diyor.
* Velit Can, kuru yemiş pazarının 3.5 milyar dolar olduğunu, bunun 2.2 milyar dolarını ise dökme ürün grubunun oluşturduğunu söylüyor.
* Kurumsallaşmayla birlikte Can Kardeşler Kuruyemiş’in mağaza açma konusunda bir reçetesi olduğunu aktaran Velit Can, güneşin doğduğu yöne bile baktıklarını söylüyor.

X