"Mete Tamer Omur" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mete Tamer Omur" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mete Tamer Omur

Kopyayla başladı ilk 10’a adını yazdırdı

İlkokulda gevrek ve su satışıyla başlayan ticaret macerası, makine mühendisliği okuduğu yıllarda pazarda zeytin satarak devam eder.

 

Üniversitedeyken gittiği Almanya’da profesyonel iş hayatı başlar. Şevket Karahan, 5 aylık yurtdışı deneyiminin ardından döndüğü İzmir’de çeşitli firmalarda görev alır. Üretim müdürlüğüne kadar yükselen Karahan, 1988’de tazminatını sermaye yaparak kendi hikayesini yazmak için Birim Makina’yı kurar. Yurtdışından gelen hurda metal işleme makinelerine odaklanır. Kopyayla başlayan makine üretiminde teknolojik atılımlarla ilk 10’a adını yazdıran Şevket Karahan, bugün 5 kıtada 55 ülkeye ihracat yapıyor. Gündemde ise yeni nesil hurda metal işleme makineleri var.

Kopyayla başladı ilk 10’a adını yazdırdı

ŞEVKET Karahan... Mücadeleci ve çalışkan kişiliğiyle dikkat çeken bir sanayici. Üretime başladığı ilk yıllarda yabancıların makinelerini taklit etse de zamanla özgün olmayı başarmış bir girişimci. Birim Makina Yönetim Kurulu Başkanı Şevket Karahan ile girişimcilik serüveninden gelecekle ilgili planlara kadar birçok konuyu konuştuk. 1948 Aydın doğumlu olan Şevket Karahan da iş hayatına küçük yaşta adım atanlardan. Babasının ilk başta çiftçilik, ardından da at arabasıyla taşımacılık yaptığını anlatan Şevket Karahan, hikayesinin devamını şöyle anlattı:

Kopyayla başladı ilk 10’a adını yazdırdı


ÇAPADAN SU SATIŞINA
“Aslıda ilk paramı ilkokul yıllarında pamuk çapalayarak kazandım. Daha sonra anne ve babamın da teşvikiyle gevrek satarak bu devam etti. Aydın’dan İzmir’e giden otobüsler İncirliova’da dururdu. Ben de o otobüslerin yolcularına su ve gazoz satardım. Tüm bu girişimcilik adımları benim ufkumu açtı. Zanaata karşı ayrı bir merakım vardı. Bu, lise tercihimde de etkili oldu ve Aydın Sanat Enstitüsü’nü kazandım. Torna - tesviye okudum. Üniversitede ise Ege Üniversitesi’nde o dönemki ismiyle Mimar ve Mühendislik Akademisi’ni kazandım.”


PAZARDAN ÜNİVERSİTEYE
Makine mühendisliğiyle birlikte Şevket Karahan, İzmir’in yolunu tutar. İzmir’le birlikte masrafların arttığını aktaran Şevket Karahan, “Babam at arabasıyla taşımacılığı bırakıp, ticaretle uğraşıyordu. Çevreden topladığı zeytinleri evde işleyip pazarda satıyordu. Ben de İzmir’e gelince harçlığımı çıkarmak adına bu işe girdim. Babam Aydın’dan trene zeytinleri koyuyor, bende İzmir Alaybey’de alıp, hafta sonu pazarda satıyordum. Son sınıfta ise o dönem bir Almanya furyası vardı. O akımla işçi olarak Almanya’ya çalışmaya gittim. Konserve fabrikasında bakım elemanı olarak çalıştım” diyerek beş ay sonunda vatan hasretinin ağır basmasıyla İzmir’e geri döndüğünü paylaştı.

Kopyayla başladı ilk 10’a adını yazdırdı


SERMAYESİ TAZMİNATI
Üniversitenin ardından askere giden Şevket Karahan, önemli deneyimler kazandığı askerlik sonrası çeşitli firmalarda çalışmaya devam eder. “Üretim müdürlüğüne kadar yükseldim” diyen Karahan, “Hayalimde ise hep serbest çalışmak ve kendi işimi kurmak vardı. 12 yıl çalıştığım şirketten ayrıldım ve tazminatımla İzmir’de 4. Sanayi’de 150 metrekarelik bir yerde Birim Makina’yı kurdum. İlk etapta da kamyon şanzımanı yapan bir firmaya sekromenç pimi ürettik. Daha sonra ise demir-çelik fabrikaları için makine üretim süreci başladı. Ama aklımda seri üretimi olan bir ürüne yönelmek vardı. Önce mermer, ardından da deri makineleri yaptık, ama istediğimiz sonucu alamadık. Yabancıların hakim olduğu hurda metal işleme makineleri alanındaki boşluğu fark ettim ve bu alana pres üreterek adım attık. Bugün metal geri dönüşümü için presler, makaslar, kırıcılar ve talaş işleme makineleri üreten bir şirkete dönüştük.”

 
USTALIK FABRİKASI

“DÜN kopya yapıyorduk, bugün ise özgün makinelerimizle fark yaratıyoruz” diyen Şevket Karahan, “Tasarım merkezimizi kurduk. Tüm makinelerimizin AR-GE’si kendimiz yapıyoruz. Teknoloji üreten bir yapıya dönüştük. Bugün sektörümüzde dünyada ilk 10’a girmeyi başardık. Türkiye’de bizim ölçeğimizde üretim yapan yerli firma yok. Amerika’dan Çin’e, Almanya’dan Rusya’ya kadar 55 ülkede makinelerimiz çalışıyor. Amerika’da çalışan makinemize uzaktan bağlanıp her türlü müdahaleyi yapabiliyoruz. 4. Sanayi’de başlayan üretim macerası Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’nde devam etti. Şimdi ise ustalık fabrikamız olarak gösterdiğimiz Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi’ndeyiz. Burada son teknoloji ve bilimsel makineler üreteceğiz” diyerek endüstri 4.0’a uygun makinelerin olacağını dile getirdi.

 
AİLE DAYANIŞMASI

BİRİM Makina, ilk başta ortaklı bir yapıyla kurulsa da bugün bir aile işletmesi. Şevket Karahan, “Başarıda, eşim Sevgi Karahan’ın büyük bir desteği oldu. 22 yıl sınıf öğretmenliği yaptıktan sonra bize katıldı. Ve finansı ona emanet ettik. Ben de üretime odaklandım. İkinci kuşaktan da oğlum Aykut Karahan var. O da ilkokul yıllarından itibaren bu işin içinde. Ama aktif olarak 16 yıldır bizimle çalışıyor. Ve yurtdışına açılmamızda onun büyük payı var” diyor.

KISA KISA

* 120 kişinin çalıştığı Birim Makina’da yılın yedi ayını dolduracak siparişin olduğunu aktaran Şevket Karahan, “2017’de yüzde 20 büyüdük. Bu yıl ise beklentimiz yüzde 50’nin üzerinde. Bağyurdu OSB’deki yeni fabrikanın etkisi var” ifadesini kullandı.

* Şevket Karahan, Türkiye’nin en saygın ve güvenilir kuruluşları TÜBİTAK, TÜSİAD ve TTGV’den alınan teknolojik ödülleri olduğunu da paylaştı.

X