"Mete Tamer Omur" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mete Tamer Omur" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mete Tamer Omur

İşportadan sanayiye

 DERİ sektörüyle 10’lu yaşlarda tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda seyyar satıcılık yaparak tanışır.

16’sında babasının da desteğiyle seyyar satıcılara ürün vermek üzere dükkan açar. Halil Gündoğdu, zamanla toptan satışta işlerini büyütür ve küçük bir atölyede üretime başlar. Gündoğdu, 90’ların sonunda ise yönünü yurtdışına çevirir. Bugün İzmir’de ürettiği çanta, kemer, aksesuvar ve cüzdanları Avrupa’ya ihraç ediyor. Gündoğdular Deri ile sektörünün güçlü aktörlerinden olan Halil Gündoğdu’nun gündeminde hem koleksiyon hem de kendi markasıyla ihracat var.

İşportadan sanayiye

HALİL Gündoğdu... Hiçbir deneyimi olmadan küçük yaşta adım attığı deri sektöründe yoğun mesai harcayarak ayakta kalmayı başarmış bir iş insanı. Yönünü çevirdiği yurtdışında da büyük markalara kendini kanıtlamış bir girişimci. Gündoğdular Deri Sanayi’nin kurucusu Halil Gündoğdu ile girişimcilik serüveninden yarınlara dair planlarına kadar birçok konuyu konuştuk. 1977 Şanlıurfa doğumlu olan Halil Gündoğdu, ailesinin Siverek’te fırıncılık yaptığını söyleyerek, hikayenin devamını şöyle aktardı:

SABAH OKUL ÖĞLEDEN SONRA FIRIN

“Dedemin fırını vardı. Benim ilk iş deneyimim de 6 yaşında bu fırında oldu. Yakacak olarak kullanılan odunların kabuklarını toplayarak dedeme yardım ediyordum. Daha sonra sabah okula, öğleden sonra da fırına gelip tırnaklı pide satıyordum. Hatta boyum o zaman çok kısaydı tezgaha bile zor yetişiyordum. 1989’da ailenin bir bölümü İstanbul, bir kısmı da İzmir’e taşınma kararı aldı. Biz de rotayı İzmir’e çevirdik. O yıllarda akrabalarımızın da etkisiyle babam fırıncılıktan dolmuşçuluğa geçiş yaptı. Ben ortaokula gitme planları yaparken bir anda kendimi Kemeraltı’nda seyyar satıcılık yaparken buldum.”

16’SINDA İŞYERİ SAHİBİ OLDU

12 yaşında İstanbul’daki akrabalarının gönderdiği cüzdan ve fihristi Kemeraltı Çarşısı’nda satarak fırıncılık deneyiminin ardından yeni bir kulvara adım atan Halil Gündoğdu, oyunla karışık yeni hayatına alışmaya çalışır. Gündoğdu, “Bir süre sonra babam, ‘madem bu işi yapıyorsun, gel sana dükkan açalım’ dedi ve 16 yaşında işyeri sahibi oldum. İstanbul’dan aldığım cüzdan ve fihrist benzeri ürünleri seyyar satıcılara satmaya başladım. Bir süre sonra babam dolmuşçuluktan istediği sonucu almayınca bize katıldı. O da bir minibüse yüklediği ürünleri sahil yörelerine satmaya başladı. 1996’da bir üretim atölyesi açmaya karar verdik. Çünkü kendi ürünümüzü üretmediğimiz sürece toptancı olarak kalacaktık. Karabağlar’da iki kişiyle küçük bir atölye açtık” diyerek, zamanla işleri büyüttüklerini anlattı.

İşportadan sanayiye

AMERİKA’DAN AVRUPA’YA İHRACAT

1998’de dünyada ne olup bittiğini öğrenmek adına bir arkadaşının yönlendirmesiyle dil dahi bilmeden Amerika’nın yolunu tuttuğunu söyleyen Halil Gündoğdu, o süreci şöyle aktardı:
“İki yıl boyunca iki ülke arasında mekik dokudum. Bu süreç bize ihracat kapısını açtı ve 1999’da Yunanistan’a satış yapmaya başladık. Amerika’da ise ortaklı bir yapıyla mağaza açma planları yapma noktasına geldik ama bunu hayata geçiremedik. Ve ben İzmir’e kesin dönüş yaptım. Kardeşlerimle birlikte çalışıyorduk. Üretim kısmını büyüttük. 2008’de ise kardeşlerle yolu ayırma kararı aldık. Kardeşler toptan satışa, ben ve babam üretime odaklandık. Bugün geldiğimiz noktada ise deriden kadın ve erkek çanta, kemer, aksesuvar ve cüzdan yapımındaki ustalığıkla sektörün önemli bir aktörü konumundayız. Amerika ve Avrupa ağırlıklı ihracat yapıyoruz.”

 
ŞİMDİ KENDİ MARKASIYLA BÜYÜYECEK

ÜRETİMİN yüzde 90’nı ihraç ettiklerini söyleyen Halil Gündoğdu, bugün başta Avrupa olmak üzere büyük markaların üreticisi konumunda olduklarını aktardı. Gündoğdu, “Kendimizi Avrupa’nın başarılı çanta üreticilerinden biri olarak görüyoruz. Büyük markalara üretim yaparak büyüdük. Şimdi bunun yanına kendi markamızı da ekledik. ‘Guzini’ markamızla büyümeyi hedefliyoruz. Bunun için tasarıma önem veriyoruz. Bu çok kolay bir süreç değil ama e-ihracat kapsamında internet sitemizi oluşturuyoruz. Şu an üretimi Karabağlar Sanayi Sitesi’nde yapıyoruz. Önümüzdeki yıl Buca Ege Giyim Organize Sanayi Bölgesi’ne geçmeyi planlıyoruz” diyerek gelecek hedeflerini aktardı.

 
TASARIMA ODAKLANDI

BUGÜNE kadar deri sektöründe tasarımın pek yeri olmadığını savunan Halil Gündoğdu, şöyle devam etti:
“İşinize tasarımla yön vermeyip, birilerinin tasarımını üretiyorsanız risk büyük. Çünkü bir gün sizden daha iyi üreten çıkabilir. Bu nedenle deri sektörünün de tasarım konusunda artık farkındalık yapması gerekiyor. Biz bu anlamda bünyemize tasarımı dahil ettik. Hatta yapıya gençleri de aldık. Dokuz Eylül Üniversitesi Moda Tasarım Bölümü öğrencileriyle birlikte çalışmaya başladık. Öğrenciler bedeli karşılığında Guzini markamız için koleksiyon hazırlıyor. Bu koleksiyonlardan biri Amerikalı müşterimiz tarafından alındı bile. Tasarımla işimize yeni bir boyut kazandırırken, gençleri de sektöre kazandırmış oluyoruz. Bugün tasarım kattığınız bir çantayı yüzde 40 daha yüksek fiyata ihraç edebiliyorsunuz.”

KISA KISA

* Halil Gündoğdu, 150 kişilik bir kadroyla çalıştıklarını belirterek, “2018’de 100 bin adede yakın kadın çantası ürettik. Yaklaşık 4 milyon dolarlık ihracatla da sektörümüzde gümüş madalyanın sahibi olduk” diyor.

X