"Mete Tamer Omur" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mete Tamer Omur" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mete Tamer Omur

Gofret tutkusu girişimci yaptı

TUTKULARINIZ bir gün sizi girişimci yapabilir. Bunun en iyi örneği de Kenan Doğan... Artvinli öğretmen bir babanın oğlu olan Kenan Doğan’ın ilkokul yıllarındaki en büyük tutkusu gofrettir. Gofret alabilmek için su satar. Liseyi bitirene kadar da yaz tatillerinde farklı işlerde çalışır... Hatta lisedeyken karpuz satarak babasından daha çok para kazanır. Üniversitede de boş durmaz. Bahar şenliklerinde tişört satar. Hayatındaki en büyük girişimciliği bu yıllarda öğrenen Kenan Doğan, 23 yaşındayken temizlik hizmeti veren şirketini üniversiteden sınıf arkadaşıyla kurar. 1999’da ise yoluna tek başına devam eder ve Doğankoç Özel Güvenlik’i kurar. Ağırlıklı emekli polis veya askerlerden oluşan sektöre bir edebiyatçı olarak adım atan Doğan, ortaya koyduğu farkındalıkla önemli bir aktör oldu. Doğan, şimdi de Ar-Ge ve bilişim merkezi kurdu. 2015’te devreye girecek merkezde yazılım ve donanım üretilecek. Yüz tarama sistemyile anında analiz yapacak yeni sistem, hırsızlara göz açtırmayacak gibi. Doğan’ın gündeminde, yurt dışına açılmak da var.
Bugün bünyesinde 4 şirketin bulunduğu Doğankoç Şirketler Grubu’nun yönetim kurulu başkanı Kenan Doğan’la hem girişimcilik öyküsünü, hem de güvenlik alanında hayata geçirmeye hazırlandığı ilkleri konuştuk.

Gofret tutkusu girişimci yaptı

AİLESİNDEN GİZLİ SU SATTI

Aslında Kenan Doğan’ı girişimci yapan ya da kendi işinin patronu olmaya götüren şey, tüketmekten büyük keyif aldığı gofret:
“Babam öğretmendi. İlkokulu bitirene kadarda memleketimiz Artvin’de görev yaptı. O yıllarda en büyük tutkum gofretti. Babam her maaş döneminde en büyük parayı bana verirdi. Ben de 4-5 arkadaşımla koca bir gofret kutusu alıp, 2 saatte tüketirdik. Tabii kalan günlerde gofretsiz kalmamak adına para kazanmam gerektiğini düşündüm. Ve bir 19 Mayıs’ta, evdeki termosu buzlu suyla doldurup tören alanında sattım ve gofret alacak para kazandım. Tabii bunu ev halkından gizli yaptım. Çünkü dedem bir dönem Adalet Partisi’nden belediye başkanlığı yapmıştı. Dolayısıyla su satmam pek hoş karşılanmayabilirdi. Babamın görevi nedeniyle ortaokulu Nevşehir, liseyi ise Bursa’da okudum. Burada da yaz tatillerinde hep çalıştım. Birçok iş yaptım. Lisede de Bulgaristan’dan gelen göçmenlerden oluşan bir sınıftaydım. Onların da paraya ihtiyacı vardı. Birlikte karpuz satıyorduk. Hatta öyle bir noktaya geldi ki bir dönem hali biz yönetiyorduk. Babamdan bile çok para kazandım o dönem.”

23 YAŞINDA ŞİRKET KURDU
Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni kazanan Kenan Doğan, burada da boş durmaz. O yıllarda düzenlenen bahar şenlikleri için düzenlenen logo yarışmasını bir Türkmen arkadaşının kazandığını anlatan Kenan Doğan, ‘bunu nasıl değerlendiririz’ sorusunu kendilerine sorduklarını ve tişört yapmaya karar verdiklerini belirtiyor. 5 günde 5 bin tişört satarlar. Üniversitenin ardından ise Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Türkiye-Azerbaycan ekonomik ilişkilerinde Bakü Ceyhan Petrol Boru Hattı konusunda yüksek lisans yapan Kenan Doğan, ticaretten hiç kopmaz. Üniversitenin ardından 23 yaşında kendi şirketini kuran Kenan Doğan, şöyle devam etti:
“Üniversiteden arkadaşımla 1997’de temizlik alanında faaliyet gösteren bir şirket kurduk. O dönem en az sermayeyle kurulabilecek bir iş olduğu için bu alanı seçmiştik. Bu işler yeni yeni gelişiyordu. O dönem hazırladığımız broşürleri zengin muhitlerin posta kutularına atıyorduk. Bu attıklarımızdan biri de Temsa’nın bölge müdürünün eviymiş. Ertesi gün aradılar bizi gittik. Biz orada yaptığımız sunumlae hem temizlik yaptık, hem de ödünç aldığımız bir makineyle bakım. Sonuçta yarattığımız farkındalıkla o işi aldık. İki yıl sonra ise ortaklıktan ayrıldım ve 1999’da Doğankoç’u kurdum.”

Gofret tutkusu girişimci yaptı

GÜVENLİKÇİDEN KİM
KORUYACAK ALGISINI KIRDI
1999’da kurduğu Doğankoç’la da ilk etapta temizlik alanında faaliyet gösterdiğini dile getiren Kenan Doğan, dönemi şöyle anlattı:
“O yıllarda güvenlik sektörü yeni yeni gelişiyordu. Güvenlik konusunda dış kaynak kullanılarak çözüm aranır olmuştu. Tabii bunu daha çok emekli asker ve polisler yapıyordu. Bu sektördeki açığı fark ederek temizlik ve temizlik makinelerinin yanına güvenliği de ekleme kararı aldım. Ama bu alandaki atılımı 2004’te çıkan yasadan sonra yaptık. Bu iş girerken kolay, ama yürütülmesi zor. Yerli firmalar daha çok kamuda çalışmayı tercih ediyor. Bizse güvenliğe katma değerin katıldığı ve büyük oyuncuların olduğu kamu dışındaki alana odaklandık. Bu alanda başarı için mutlaka fark yaratmalısınız. Bir katma değer yaratmanız gerekiyor. Biz de inovasyona dayalı bir büyüme stratejisi belirledik. Güvenlik algısı 2000’li yılların başında ciddi sıkıntı yaşamış. Sabıkalı çalışan, görev yerinde uyuyan, hırsızlık yapan gibi kötü şeyler yaşanmıştı. ‘Güvenlikten bizi kim koruyacak’ gibi algı ortaya çıkmıştı.

Gofret tutkusu girişimci yaptı

FARK YARATTIK

Hal böyle olunca da insanlar yabancı firmalarda çözüm bulma yoluna gitmişti. Bizim de böyle bir ortamda varlık göstermemiz için farkımızı ortaya koymamız gerekiyordu. Klasik güvenlik anlayışından farklı olarak ‘ikinci nesil’ olarak adlandırılan bütünleşik güvenlik anlayışını hayata geçirdik. Sadece elemanla yapılan bir güvenlik sisteminin ötesine çıktık. Elemanla elektroniği buluşturduk. Güvenlik hizmeti verdiğimiz bütün şirketlere kamera ve alarm sistemleri, personel takip sistemi kurduk. Buradan merkezden yönetmeye başladık. Sektöre yeni bir anlayış getirdik. Caydırıcı bir yapı ortaya koyduk. Bütün kazancımızı altyapı yatırımına harcadık. Gelinen noktada ise 26 kentte faaliyet gösteren, 300 noktaya hizmet veren, bin çalışanı olan bir firma haline geldik. Rüzgar enerji santralinden zincir marketlere kadar geniş bir yelpazede güvenlik çözümleri sunuyoruz.”

Gofret tutkusu girişimci yaptı

YÜZ TARAMASI GELİYOR
Güvenlik sektöründeki hızlı gelişime teknolojik yatırımlarla ayak uyduran Doğankoç Şirketler Grubu, TÜBİTAK’ın desteğiyle gerçekleştirilen mentörlük anlaşmasıyla şimdi de Ar-Ge ve bilişim merkezi kuruyor. Kenan Doğan, bu hamlelerini ‘güvenlikte üçüncü nesil’ olarak adlandırıyor. Yazılım ve donanımsal ürünler üreteceklerini anlatan Doğan, yeni nesil güvenlikle ilgili şu bilgileri paylaştı:
“Artık yapacağımız yazılımlarla güvenlikte analizli çözüm süreci başlıyor. Kişi hatalarını ortadan kaldıracak bir sistem geliyor. Bizim elimizde ciddi bir data var. Yapacağımız yazılımlarla ortaya çıkacak güvenlik sistemi ciddi caydırıcı olacak. Kişinin hal ve hareketlerinden yola çıkarak çözümler üreten bir sistem. Elimizde ciddi data var. Yüz tarama sistemi geliyor. Bu sistemi dünyada yapan iki firma var. Biz de ilk yerli olacağız. Emniyetten daha fazla verimiz var. Bunlarla analiz yapabileceğiz. 2015’te bu hayata geçecek. 10 yıldır ikinci nesil uygulaması yapıyorduk. Şimdi de 10 yıl için üçüncü nesille söz sahibi olacağız. Yazılım ve donanımla ağırlığımızı ortaya koyacağız. Hareketi anında algılayan sistemler geliyor. Teknolojiyi hızla güvenliğe uyarlıyoruz. Hırsızlığa karşı sinyal takip sistemi gibi birçok önemli yeniliği sektöre kazandıracağız. Bunların yanında sağlık takip sistemleri de geliyor. Alzheimer hastaları ya da çocukların kaybolma ihtimaline yönelik de projemiz var. Saat ya da kolyesine yerleştireceğimiz bir sistemle onları takip edebileceğiz. Nabız ve lokasyon bilgilerini alabileceğimiz bir sistem geliyor. Bu da 2016’da piyasada olacak. Sağlık Bakanlığı 2020 elektronik takip sistemine ağırlık verecek. Biz de şimdiden yatırım yapıyoruz.”

209 RUHU
Güvenlik hizmetinin ihraç değerleri arasında yer aldığını anlatan Kenan Doğan, “Yurt dışında güvenlik hizmeti vermek için araştırmamızı sürdürüyoruz. İlk etapta bir satın alma ile Azerbaycan’da yerimizi alacağız. Daha sonra Irak’ı düşünüyoruz. Biz bütün bunları 209 ruhu ile yapıyoruz. Bu ruhun temeli Mete Han’ın kurduğu ilk askeri orduya dayanıyor. NATO’nun 2’nci büyük güvenlik teşkilatına sahip olan ve asker millet diye bilinen Türk milletinin uluslararası değere sahip bir özel güvenlik markası çıkarması adeta bir zorunluluk. Biz de bu ruhu ihraç etmek istiyoruz” diyor...

KISA KISA
*Her yıl 250’e yakın firmanın kapandığı güvenlik sektöründe bin 305 şirket bulunuyor. 240 bin güvenlikçinin çalıştığını söyleyen Kenan Doğan, bunların 160 binin kamu odaklı işlerde görev yaptığını söylüyor.

* ‘Güvenlikçinin güvenliğinden de biz sorumluyuz’ diyen Kenan Doğan, geçtiğimiz aylarda İstanbul’da köpeklerin öldürdüğü güvenlikçiyi hatırlatarak, “Bizim sistem olsaydı o arkadaş ölmezdi. Çünkü bizim sistemimizde elemanı da kontrol ediyoruz. Akıllı devriye sistemimiz var. Online sistemle hiçbir şey gözden kaçmıyor. Sağlık problemi bile yaşasa anında haberimiz oluyor” bilgisini verdi.

* Güvenlik işinin 7 gün 24 saat devam eden ve otokontrol gerektiren bir yapısı olduğunu aktaran Kenan Doğan, Türkiye’deki en büyük mobese sistemine sahip firma olduklarını, 5 bin civarında kamerayı kontrol etiklerini, hatta İstanbul Emniyeti’nden bile daha fazla alanı taradıklarını söylüyor.

X