"Mete Tamer Omur" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mete Tamer Omur" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mete Tamer Omur

Dün pazarda elma satıyordu bugün meyve suyu üretiyor

Ev bütçesine katkı için hiçbir yazı boş geçmez. Garsonluk da yapar, pazarda dedesinin elmalarını da satar...

Üniversite okuduğu yıllarda ise babasından gelen para yetmeyince hamallıkla harçlığını çıkarır. İzzet Demirkaya, ikinci sınıfta ise üniversite sıralarında kurduğu tezgahta nevresim takımı satar. Demirkaya, üniversitenin ardından da profesyonel olarak kariyerine devam eder. Gıda alanında satış müdürlüğüne kadar yükselir. 2002’de ise kendi işinin patronu olmaya karar veren İzzet Demirkaya, küçük bir atölyede şalgam suyu üretimine başlar. Zamanla ürün çeşidini artıran Demirkaya, bugün ‘Halikarnas’ markasıyla bitki çayından sirkeye, şalgamdan konsantre ve doğal meyve suyuna kadar çeşitli ürünlerle yoluna devam ediyor. Butik bir üretici olarak ürettiği meyve sularını yurt dışına da gönderen İzzet Demirkaya, bu yapıyı daha da geliştirmeyi hedefliyor.

Dün pazarda elma satıyordu bugün meyve suyu üretiyor

 

İZZET Demirkaya... Tüm olumsuzlukların üstesinden daha çok çalışarak gelen ve bu uğurda hiç pes etmeyen mücadeleci bir girişimci... Bir valiz meyve suyuyla dilini dahi bilmeden gittiği Almanya’ya bugün ihracat yapan Gür-Kaya Doğa Bitki ve Meyve İçecekleri Yönetim Kurulu Başkanı Demirkaya ile hem girişimcilik serüvenini, hem de gelecek planlarını konuştuk. Aydın Nazillili öğretmen bir babanın üç çocuğundan en küçüğü olan İzzet Demirkaya, ilkokul yıllarında çalışma hayatına adım atanlardan... İzzet Demirkaya, şöyle devam etti:

Dün pazarda elma satıyordu bugün meyve suyu üretiyor


EV EKONOMİSİNE KATKI
“1972 doğumluyum ve liseyi bitirene kadar da Nazilli’den dışarı hiç çıkmadım. Babamın memur maaşı çok azdı. Üç çocuk, masraf çoktu. Onun için ben de küçük yaşta çalışma kararı aldım. Merhum dayımın lokantasında garson olarak çalıştım. Hiçbir yazı boş geçirmedim. Anne tarafım Isparta Eğirdirli... Her yıl dedem bize trenle elma gönderirdi. 100 kasa elma gelirdi. Ben de o elmaları bisikletimin kasasına koyup pazarda satardım. Ortaokul ve lise yıllarında da pazarda meyve satarak ev ekonomisine katkıda bulundum.”

Dün pazarda elma satıyordu bugün meyve suyu üretiyor


ÜNİVERSİTELİ BOHÇACI
Dokuz Eylül Üniversitesi Maliye Bölümü’nü kazanan İzzet Demirkaya, burada da boş durmaz. Babasının o dönemin parasıyla aylık 20 lira harçlık gönderdiğini söyleyen Demirkaya, “Ama o para bir hafta içinde bitiyordu. Babam benim dışımda iki de ablamı okutuyordu. Yani olmayan bir şeyi isteyemeyeceğimden ben de çalışmaya karar verdim. O yıllarda İktisat Fakültesi Manisa’daydı. Sonradan Celal Bayar Üniversitesi oldu. Manisa’da ilk yıl fabrikalarda hamallık yaptım. Bir yıl sonra da arkadaşımın aracılığıyla Denizli’den trenle bir valize doldurduğum nevresim, havlu, bornoz, peçete ve önlük getirmeye başladım. Bir sınıfta sıraları birleştirip sergi açtım. İşleri büyüttüm, pazarda da tekstil ürünleri sattım. Hatta arkadaşlarımı da işe dahil edip, parça başı satıştan pay verdim” diyerek üniversitedeki para sorununu çözdüğünü aktardı.


İLK ADIM 80 METREKAREDE
Ticaretle geçen üniversite yılları nedeniyle okulu 6 yılda bitiren İzzet Demirkaya, yoluna profesyonel olarak devam etme kararı alır. Demirkaya, hikayenin devamını şöyle aktardı:
“Nazilli’ye dönmemek için İzmir’de iş bulayım dedim. Ve bir şalgam üreticisinin yanında pazarlamacı olarak başladım. Burada şalgam yapımını da öğrendim. Daha sonra Nazilli’ye geri döndüm. Üniversite yıllarında tablet tarçın üretimi yapan bir firmadan ürün alıp, satıyordum. Onlardan iş teklifi geldi. 4-5 yıl da orada çalıştım. Satış müdürlüğüne kadar yükseldim. Ama aklımda hep kendi işimi yapma fikri vardı. Üniversite ve profesyonel iş hayatım boyunca fikren bunun alt yapısını hep düşündüm. 2002’de sanayide 80 metrekare bir yer kiralayıp şalgam üretimine başladım. Ürünüm piyasada kabul gördü. Halikarnas markasıyla limon suyu, bitki çayı, konsantre meyve suyu üretimine girdik. Bugün ise Ege ve Marmara ağırlıklı sirkeden konsantre meyve suyuna geniş bir ürün gamımız var.”

Dün pazarda elma satıyordu bugün meyve suyu üretiyor

 
ÜRÜNLERİ VALİZE KOYDU VE...

İZZET Demirkaya, butik bir üretici. Ama satış ve pazarlamadaki kabiliyeti onu yurt dışına da taşımış. İzzet Demirkaya, macerasını ise şöyle aktardı: “Avrupa’nın vize uygulamasını doğru bulmadığım için yurt dışını pek düşünmüyordum. Eşim öğretmen. Yeşil pasaport hakkı doğunca da konsantre ve doğal meyve sularını valize koyup dilini dahi bilmediğim Almanya’nın yolunu tuttum. Almanya’da gıda toptancılığını çoğunlukla Türkler yapıyor. Çeşitli görüşmelerim sonunda bağlantılar kurdum. İki bayimiz oldu. Nar ekşisi sosu, limon ve şalgam suyunun yanı sıra konsantre ve doğal meyve suyu ihracatımız başladı. Şu an özellikle meyve suyuna çok talep var. Her ay bir konteyner ürün gidiyor.”

 
GELENEKSEL YÖNTEMLE YAPIYOR

İZZET Demirkaya, her ürünüyle iddialı olduğunu söylüyor. Ama konsantre ve doğal meyve suyunun ayrı bir yeri var. Demirkaya, “Üzüm, şeftali ve vişneden oluşuyor. Bunları da geleneksel yöntemlerle yapıyoruz. Koruyucu madde içermiyor. Ürettiğimizin yüzde 20’sini ihraç ediyoruz. Kalan yüzde 80’ni ise fabrika satış mağazamızda satılıyor” diyor.

 
GIDA TEKNİKERİNE KIZDI
İKİNCİ ÜNİVERSİTEYİ OKUDU

İZZET Demirkaya, 6 yılda fakülteyi bitirse de yıllar sonra tekrar üniversiteden ikinci diplomayı da almış. “Gıda teknikerimizle anlaşamayınca ikinci üniversiteyi okumaya karar verdim” diyen İzzet Demirkaya, “Sınava girdim. Hatta sınava 2000 doğumlu oğlum götürdü beni. Gıda teknikerliğini bölüm beşincisi olarak kazandım. Hocalarla prensip anlaşması yaptık. Ben onlara sirkeden şalgama bildiğim üretim yöntemlerini anlattım, onlar da bana gıda alanında yol gösterici oldular” diyerek iki yıllık eğitim hayatı boyunca da tüm sınıf arkadaşlarının kendi fabrikasında stajlarını yaptığını söyledi.

 
SATIN ALMAK İSTEYEN ÇOK

YILLARIN birikimiyle oluşturduğu markasını birçok yatırımcının da yakında takip ettiğini anlatan İzzet Demirkaya, “Birçok büyük firma Halikarnas’ı satın almak istiyor. Ama bizim gündemimizde böyle bir şey yok. Butik yapımızla yolumuza devam etmek istiyoruz. Amacımız ürünlerimizi geliştirmek. Ayrıca, fabrikanın ön tarafında bulunan satış yeri ve yeme içme alanıyla ilgili planlarımız bulunuyor. Tüketiciyle direk buluşma noktamız olan bu alanın yeme içme kısmını geliştirmek istiyoruz” diyerek gelecekle ilgili planlarını paylaştı.

KISA KISA
* İzzet Demirkaya, 2016’yı 700 ton üzüm, 300 ton ise elma sirkesi satışıyla kapattıklarını söyleyerek, konsantre ve doğal meyve suyunda da toplam satışın 220 ton olduğu bilgisini verdi.
* Marka konusunun uzun araştırmalar sonucunda çıktığını belirten İzzet Demirkaya, “Tarihi yerlerin markamızda olmasını çok istiyordum. Ama birçoğunun marka tescili vardı. En son Halikarnas’ın bizim alanda boş olduğunu görünce tescilimizi yaptırdık” diyor.

X