"Mete Tamer Omur" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mete Tamer Omur" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mete Tamer Omur

Bilim parkından matematik müzesine

Bülent Ayaydın’ın dil kursuyla başlattığı eğitim macerasını 1991’de özel okulla taçlandırdığı Başak Eğitim Hizmetleri, matematik müzesinden bilim parkına Türkiye’de birçok ilke imza attı.

 

Leonardo Da Vinci’nin sergisini açmaya hazırlanan kurumun gündeminde lise var. Bugün ikinci kuşağın da görev aldığı Başak Eğitim Hizmetleri şubeleşmek yerine, geliştirdiği sistemlerle büyümeyi hedefliyor.

Bilim parkından matematik müzesine


AYDIN Özel Başak Koleji... Ezber odaklı eğitim anlayışı yerine, diyalektik düşünmeyi kavratmaya çalışan bir okul. Neden-sonuç ya da zıt kutuplar ilişkisini öğreterek çalıştıklarını ve bu mantıkla bilim insanı çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Kurucu Temsilcisi Alp Ayaydın, okulun kuruluşundan eğitim sektörünün durumuna birçok konuyu değerlendirdi. İşin fitilini baba Bülent Ayaydın’ın ateşlediğini anlatan Ayaydın, hikayenin devamını şöyle aktardı:

Bilim parkından matematik müzesine


O boşluğu gördü

“Babam 7 yıl İngiltere’de farklı farklı işler yapar. İşletme odaklı bir kariyeri olur. Ama dedemin rahatsızlığı nedeniyle Türkiye’ye dönmek zorunda kalır. Hem yurtdışı birikimi, hem de iyi derece İngilizce’nin etkisiyle Aydın’da 1980’lerin sonunda ortaklı yapıyla dil kursu açar. 1991’de ise Aydın’da özel okul alanındaki boşluğu fark ederek ortaokul ve lise olarak Başak Koleji’ni kurar. Aydın’ın ilk özel okulu olarak 30 öğrenciyle eğitim öğretim serüveni başlar. Zamanla kentte devlet ayağında iyi fen ve Anadolu liselerinin yaygınlaşmasıyla anaokulundan ortaokul sona kadar olan döneme ağırlık verildi. Lise ise kapandı. Bugün 760 öğrenciyle yolumuza devam ediyoruz. Amerika’da restoran zinciri açandan doktora kadar bine yakın mezun verdik.”

Bilim parkından matematik müzesine

İkinci dil kodlama

Yaşayarak, sorgulayarak öğrenmeyi esas aldıklarını anlatan Alp Ayaydın, eğitim alanındaki farkındalıklarını şöyle aktardı: “Öğrencilerimiz derste öğrendiklerini kurduğumuz bilim parkı ve matematik müzesi aracılığıyla test etme şansı buluyor. Montessori sistemini uyguluyoruz. Gelecek için anaokulu çok önemli. Kendi başına birey olduğunu öğrensin istiyoruz. Aktif öğrenmeye dayalı bir sistemi benimsiyoruz. İlkokul için Singapur matematiğini çalıştık. Her dakikayı deneyimleyerek yaşamaları için çalışıyoruz. Bugün İngilizce yabancı dil olarak ne kadar gerekliyse bilişim de o kadar önemli. Kodlamayı öğretiyoruz. İkinci yabancı olarak bunu görüyoruz. Akademik başarının yanında sanata ve spora da önem veriyoruz. Bu kapsamda brass orkestramız var. Kendi yaş grubunda Türkiye’de tek. Spora da önem veriyoruz. İyi bir altyapı oluşturduk. Basketbol konusunda çok iddialıyız.”

Bilim parkından matematik müzesine

BU MÜZE BAŞKA
ALP Ayaydın, Mayıs 2015’te eğitimi değiştirme noktasında manifesto niteliğinde Türkiye’nin ilk matematik müzesini kurduklarını belirterek, “Tales Matematik Müzesi, Türkiye’de ilk, dünyadaki ise 22’nci. Amacımız matematik ya da bilimin korkulu rüya olmasından çıkması. Burada ilköğretim müfredatından üst düzey matematiğe kadar her seviyeye uygun istasyonlar mevcut. Hayal gücü yardımıyla matematiksel algıyı artırıcı eğitim vererek ilköğretim 3’üncü sınıf ve üzeri her bireye hitap ediyoruz. Bildik müzeler gibi değiliz. Mobil versiyonuyla geçen yıl 52 ile gittik. 50 bin kişiye dokunduk. Bu yapıdan hareketle yine Türkiye’de bir ilk olan ‘Bilim Parkı’ kurduk. Her iki alanda da yaşayarak öğrenmeyi esas alıyoruz” diyerek, gündemde bir de geometri müzesinin olduğunu aktardı.

Bilim parkından matematik müzesine

ŞUBE YOK
SİSTEM VAR
FRANCHISE alanında taleplerin geldiğini dile getiren Alp Ayaydın, “Şu anda bu konuya mesafeliyiz. Bizim belirli değerlerimiz var. Onlardan uzaklaşmak istemiyoruz. Bu kapsamda gündemimizde şubeleşme de yok. Bir konsept yarattık. Amacımız yeni nesil eğitimi herkese taşımak. Ezberci sistemin dışında öğrencinin ufkunu açan mantıkla geliştirdiğimiz sistemi başka kurumlara vermek gibi planlarımız var. Bugüne kadar yurtdışından hep sistem alınıyordu. Bu yapıyla bunu tersine çevirmiş olacağız” görüşünü paylaştı.

 

Fiziğine bakmayın
SORGULAYIN
“EĞİTİMDE sağlıklı rekabet çok önemli” diyen Alp Ayaydın, “Şu an eğitimde lokomotif özel okullarda. Ancak onların yanında devlet okullarının da geliştirilmesi gerekiyor. Sektördeki büyüme iyi ama yeni açılan okulların çok agresif yapıyla pazarlama yaptıklarını görüyoruz. Fiziksel yapı üzerinde göz boyama yapılıyor. Bu kapsamda velilerin sorgulayıcısı çok önemli” diyerek, rezidans mantığıyla hareket edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.

 

 

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI