"Melis Alphan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melis Alphan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melis Alphan

Süreci izlemeyin, parçası olun

GEZİ, Türkiye’yi boyamak istedikleri tek renkte değildi; rengârenkti, bir şeylerin değişmesini isteyen insanların kimin kim olduğunu sorgulamadan beraber hareket ettiği bir hareketti.

Gezi’den filizlenen Oy ve Ötesi böyle insanlardan oluşuyor. “Ortada sandıkla ilgili bir sıkıntı var, boş ver benim kim veya ne olduğumu, gel bunu birlikte çözelim” diyen insanlar.

Türkiye’nin dört bir yanında, bulundukları yerde baskın olan ve sandık başına hükmetmesinden endişe edilen siyasi partiye antitez insanlar bunlar. Ülkede bir şeylerin yanlış gittiğini gören, bunun için bir şey yapmak isteyen, asla tek bir siyasi ideolojinin parçası olmayan insanlar.


*


Oy ve Ötesi 45 ilde, 170 ilçede sandığın başına gönüllü müşahitler yerleştiriyor.
Gün bitiminde tutanakların sistemle kontrolünü de sağlıyorlar.
Geçen seçimde 130 bine yakın sandığın tutanağını teker teker kontrol ettiler. Sıkıntı olan sandıklarla ilgili partileri uyardılar.
Tarafsızlar. Yeri geldi AKP’ye de “Burada sizin hakkınız yenmiş. Tutanaklar bizde. İtiraz sürecini başlatmak istiyorsanız alın başlatın” dediler.


*


Oy ve Ötesi’nden önce habire bir yerlerde çuvallar uçardı, sandıklar bulunurdu, çöplerden yanmış pusulalar çıkardı.
Sandıkta hile yapmayı düşünenler artık görüyor ki karşılarında “Ben buradayım, seni takip ediyorum, yasaya hâkimim, yanlış yaparsan seni yakalarım, avukatım var, itiraz ederim. Arka tarafta sistemsel bir hile yaparsan da görürüm” diyen birileri var.
30 Mart’ta Kağıthane’de tutanağı
AKP lehine değiştiren bir sandık başkanını yakaladılar. Dava açıldı. 4.5 yıl hapis
cezası aldı.
Bu caydırıcı değilse ne?
Artık herkes biliyor ki, bu organizasyon herkes için bu işe bakıyor. Bir şey deneyecekseniz risk aldığınızı da bilin.


*


Bu işe ilk İstanbul’da başladılar, şimdi Batman’dan Diyarbakır’a, Çorum’dan Elazığ’a, Konya’dan Trabzon’a her yere yayıldılar.
En az oldukları yerler Güneydoğu ve İç Anadolu. Urfa ve Mardin’de az kişiler mesela. Buralara ulaşabilmek için kanallar biraz daha kapalı. Bir de bu bölgelerde bu işlerle uğraşan insanlar daha politize.
Ve daha çok siyasi partilerden sandık görevlisi oluyorlar.


*


Son iki yılda Oy ve Ötesi’nden 120 bin kişi geçti. Kimi meczuplar yazıyor, Oy ve Ötesi gönüllüleri arasında başörtülü yokmuş efendim, çember sakallı yokmuş, bu gönüllülerin hepsi hapsi boylamalıymış. 120 bin bireyin tecrübe ettiği bir şeyle ilgili bu ipe sapa gelmez sakil algı operasyonu çabası en basitinden komik kaçıyor.
7 Haziran seçimine 12 gün kala Oy ve Ötesi’ne kaydolmuş kişi sayısı 23 bindi. Neticede gönüllü sayısı 55 bini buldu. Bu kez seçime 12 gün kala sistemdeki kişi sayısı 42 bindi. Hissiyatları, bu kez sayının 75-80 bini bulacağı yönünde.
Ancak bu sefer gönüllü Oy ve Ötesi bünyesinde sandıklarda görev yapmış insanların 3’te biri yeniden başvuruyor. Kalan 3’te 2 farklı sebeplerden başvurmuyor. Kimisi partilere gidiyor. Bazıları da “Yeter” diyor, başvurmuyor.
Çok yazık çünkü ülkenin bir ucunda terör, diğer ucunda hukuksuzluk yılgınlık hissi yaratmak için var. İnsanlar “Denedik olmadı, zaten buradan bir şey olmaz, bu memleket adam olmaz” desin diye. İnsanlar köşeye çekildiğinde de meydan yine bizi bu noktaya getirenlere kalıyor. Eğer biz burada yaşamak, istediğimiz gibi yaşamak istiyorsak yılma veya “Aman, yeter” deme lüksüne sahip değiliz.
Twitter’da, Facebook’ta bütün gün verip veriştirme, sofralarda mangalda kül bırakmama, bir şeylerin düzelmesini bekleme noktasını geçeli çok oldu.
Bu ülkenin düzelmesi gerektiğini düşünüyorsak koltuğumuzdan kalkıp bir şey yapmamız gerek. Oy ve Ötesi sandıkla ilgili bunun reçetesini sunuyor.
Bununla ilgili yarın öbür gün şikâyet edeceğinize gidin yazılın. Ondan sonra ne şikâyet edin ne de pişman olun. Süreci izlemeyin, parçası olun.
Cuma kayıtlar kapanıyor, acele edin.

X