"Melis Alphan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melis Alphan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melis Alphan

Öfkem öyle acı bir öfke ki bağırsam camlar kırılır!

TATİLİN ilk günü. Karşımda sonsuz bir mavi, güneş kızılından batmaya yakın, manzarayı izliyorum.

Memlekette ama memleketten uzak; sadece bir mavinin içindeyim ve çıkasım yok. Yaşamak için gereken her şey var: Su, güneş, toprak, sessizlik. Fazlası zaten fuzuli.

Tam o sırada bir haber: “Köpeğin makatına acı biber sokup etrafını sakızla yapıştırdılar. Hayvan kakasını yapamadığından göğsüne kadar iltihap olmuş.”

Sonra köpeğin bu köşedeki resmini gördüm. Gözlerindeki hüznü, korkuyu, acıyı, çaresizliği gördüm.

Öfkem öyle acı bir öfke ki bağırsam camlar kırılır

O anda hissettiğim öfkeyi sözcüklerle anlatmam imkânsız. Bağırsam camlar kırılır. Öyle acı bir öfke!

Öfkem, hayvanlara akla gelemeyecek işkenceler yapanlara ve bunu her gün yapanlara olduğu kadar, bu vahşetlerin önünü almayanlara da.

Hayvan tecavüzcülerinin, işkencecilerinin, katillerinin sapkın zihniyetini bu saatten sonra değiştirmek zor.

İnsan olsalar, alırsınız karşınıza, hayvanların onların istedikleri gibi muamele edecekleri eşya veya mal olmadığını, hisleri ve ihtiyaçları olduğunu anlatırsınız. Ama insan olamamışlar. Anlatamazsınız.

O yüzden yasa lazım.

Yasa gibi bir yasa lazım.

YASA YAPICILAR HAYVANLARA ZULMÜ DERT ETMİYOR

Hayvan hakları savunucusu avukat Ahmet Kemal Şenpolat diyor ki: “Bizim istediğimiz hayvanların miras hakkı olması, oy vermeleri ya da hukuki anlamda tasarruf işlemleri yapmaları değil. İsteğimiz, sadece ve sadece nefes alma haklarına saygı duyulması ve yaşadıkları sürece eziyet görmemeleri. Bu dünyada ‘var olmak’ zaten başlı başına bir haktır.”

Ama bu ülkede hep o kadar daha önemli meseleler var ki, yasa yapıcılar, hayvanların gördüğü işkencelere, hayvanlara zarar verenlerin potansiyel katiller olduğu gerçeğine rağmen bu konuyu asla ve asla dert etmiyor.

Dert etseler, hayvanlara yapılan her türlü işkencenin veya katliamın karşılığında birkaç yüz liralık para cezası kesmekle yetinmezler, caydırıcı, gerçek yasalar yaparlar ve onları uygulatırlardı.

PARASIYLA HAYVANA EZİYET EDİYOR

Bir hayvana tecavüz eden, onu yakan, patilerini kesen, boğazından ağaca asan, poposuna acı biber sokanların birkaç yüz lira verip sıyrılmaları, bu suçun sadece kabahat sayılıp sabıka kayıtlarına bile işlenmemesi medeniyet iddiasında olan hiçbir yerde kabul edilemez. Ama bizim ülkemizin gerçeği bu!

Şöyle düşünün... Hayvanlara zarar veren biri çocuğunuzun okul servis şoförü olabilir mesela. Bu kişi bir köpeğe tecavüz ettiyse bile bilinmiyor, sicili temiz.

Bu ülkede sokakta aynı havayı soluduğumuz bazı insan müsveddeleri parasıyla hayvanlara işkence ediyor; bir de üstüne cezayı 4 taksitte ödeme kolaylığından faydalanıyor.

Bu ülkenin yasa yapıcıları ellerini vicdanlarına koysunlar ve hayvanları kullanan değil, koruyan, yasa gibi bir yasa yapsınlar ve bu yasayı uygulatsınlar.

Hayvana tecavüz eden insana da eder. Hayvanı öldüren insanı da öldürür.

Bu vahşet 2017 yılında hâlâ nasıl suç değil de, kabahat sayılabilir?

X