"Melis Alphan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melis Alphan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melis Alphan

Ne susması? Siz susup dinleyeceksiniz!

DAYAK yiyen biz...
Taciz edilen biz...
Daha çocuk yaşta polisinden hacı dedesine onlarcanız tarafından tecavüze uğrayan biz...
Mahkeme salonlarında “Rızası vardı” diye suçlanan biz...
Okul önlüğü çıkarılıp zorla gelinlik giydirilen, bir de çok lazımmış gibi beline kırmızı kuşak takılan biz...
Canından olan biz...
Parçalanmış cesedi çöp torbasına tıkılıp konteyneri boylayan biz...
Baltalarla, tüfeklerle öldürüldüğümüzde sokaklara dökülen biz...
Size sorsak, suçlu biz, namus biz, kuyruk sallayan biz, tahrik eden biz, kışkırtan biz!
Hadi oradan!
Sizin üç cümlenizden biri en leşinden cinsel organlı küfür içerirken, bilimsel konuşup ‘vajina’ dedik diye ayıplanan biz.
Siz tek sözcükle, erkek diye tarif edilirken, tek başına kadın olmaya değil, ancak kızlığa, bacılığa, analığa layık görülen biz.
Türlü sıfatlarla, yok ‘çiçek’, yok ‘kutsal’ diye hayatın her alanında sömürülen biz.
Evladı çocuk yaşta kurşunla, bombayla katledilen biz...
Üstüne bir de meydanlardan yuhalatılan biz...
Oğlunun fotoğrafını göğsüne mıhlayıp adliye koridorlarını arşınlayan biz...
20 yıldır her hafta meydanlarda toplanıp olmayan adaletin peşine düşen...
Evlatlarının kemiklerine bile kavuşamayan biz...
Bayrak sarılı tabutlara kapanıp ciğeri sökülürcesine ağlayan biz...
Parkını korumak için kepçenin önüne oturan biz...
Deresine siper olup sopayla düşman kovalar gibi ‘sözde kalkınmacıları’ def eden biz...
Yaylasına zift döktürmemek için idareye diklenen biz...
Karakolda dayak yiyip yine de davasından geri adım atmayan biz...
TOMA’ların önünde tazyikli suyu göğsüne yiyen biz...
Güveni sıfırlayıp güvenliği pompalayanların yerlerde sürükleyerek kelepçeledikleri biz...
Tarlada 12 saat çalışan biz...
Siz kahvede taş çevirirken, sabah akşam kilometrelerce dağ taş tırmanıp sığır otlatan biz...
Üstüne evi temizleyen, yemek yapan, çocuk bakan biz...
Aynı işi yaptığı erkeklerden daha az kazanan biz...
“Eşitlik, hak” dedikçe, “fıtrat, tabiat” diye küçümsenen biz...
Kuluçka makinesi muamelesi gören biz...
Savaş çıkaran siz, bedel ödeyen biz...
Şiddeti gazlayan siz, nefesi kesilene kadar “barış” diye bağıran biz...
Bir kadın olarak susacakmışız...
Hadisenize...
Erkek erkeğe bu ülkeyi, bu dünyayı dönüştürdüğünüz hal ortada.
Dövseniz de, öldürseniz de, bağırsanız da, aşağılasanız da, tarifsiz acılar yaşatsanız da...
Ne zaman sustuk ki bugün susacağız?
Biz üstlerinin önünde ceketini ilikleyip altındakilere zulmedenlere benzemeyiz.
Ezseniz de ezilmeyiz.
Boynumuza ip bağlasanız da boyun eğmeyiz.
Fıtratsa alın, bu da fıtrat.
Belki çabuk dolar gözlerimiz. Zayıflıktan değil, öfkemizi sizin gibi silahlara akıtmamak için ağlarız biz.
Şu hayatı burnumuzdan fitil fitil getirseniz de, “Kadına yakışmaz deseniz de” en yüksek perdeden kahkahamızı da atarız biz.
Sanmayın ki hepinize düşmanız...
Biz en çok bizim gibi olanlarınızı severiz.
Biz kadınlar olarak susmayacağız.
Siz susup dinleyeceksiniz.
Bir gün susarsak işte o zaman korkun.
O sessizliğin ardından kopacak fırtınadan korkun.
Dua edin ki susmuyoruz.
Ve şükredin ki...
Siz dünya üzerindeki bu hayatı kâbusa çevirirken...
Biz hâlâ güzel rüyalar görebiliyoruz.

X