"Melis Alphan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melis Alphan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melis Alphan

Küçük kızı cinsel istismara uğrayan anne anlatıyor

BU yazıda, 8 yaşındaki kızı cinsel istismara uğrayan bir annenin başından geçenleri okuyacaksınız.

Nasıl bir toplumda yaşadığımızı, kolluk kuvvetlerinin meseleye yaklaşımını, yargının ağır aksak ilerleyişini çok net göreceksiniz.

 

Bu annenin yaşadıklarını gelin, onun ağzından dinleyin...

 

*

 

“2012’de 8 yaşındaki küçük kızım Gebze’de oturduğumuz apartmanın giriş katında yaşayan ailenin 24 yaşındaki oğlu Fırat’ın cinsel istismarına uğradı.

 

Kızım bir süredir durmadan koşuyordu.

 

Sorduğumda ‘Saklambaç oynuyoruz’ diyordu.

 

Bir gün büyük kızıma ‘Abla, Fırat beni rahatsız ediyor.

 

Dayanamıyorum.

 

Bugün ondan kaçıp eve geldim.

 

Bir daha dışarı yalnız çıkmayacağım’ demiş.

 

Büyük kızım söyleyince küçük kızımı konuşturdum ve çılgına döndüm.

 

Kızım, Fırat’ın aynısını komşunun kızına da yaptığını söyledi.

 

Komşuya koştum; birlikte karakola gidip şikâyetçi olduk. Polis ‘Adamın ceza alacağını sanmam’ dedi. Diğer polisler ‘Bir de aile içinde tacize uğrayan çocuklar var. Amcası, dayısı... Ya öyle olsa ne yapacaktın?’ diye sordular.

 

Çocuklar ifade verdi.

 

Adli Tıp’a gidilmesini ben istedim.

 

Genital muayeneye kızımı ‘Bak bana anlatmadığın veya senin fark etmediğin şeyler olmuş olabilir. İçimizin rahatlaması için bu gerekli’ diyerek hazırladım.

 

İlk duruşmadan sonra komşu ‘Şikâyetimi geri çekeceğim’ dedi. Dindar bir abla vardı bizim orada.

 

O buna demiş ki ‘Bu olayı kapatın, duyurmayın.

 

Sen bir rüyaya yat bak.’ Sonra rüyaya yatmış ve rüyasında istismarcının annesinin ayaklarına kapandığını görmüş. Bunun da ona Allah’tan bir uyarı olduğuna inanmış.

 

Ondan sonra sanığın ailesiyle kanka oldu.

 

Birbirlerinin evlerine girip çıkıyorlardı.

 

Bu arada kızı okulda sıralara ‘Fırat’ yazıyor ve kızıma gösteriyor.

 

Kızım dedi ki ‘Moralimi bozuyor. Sürekli bana hatırlatıyor.’ Annesinin onlarla barışması, evlerine gidip gelmesi, ‘Allah’tan kork’ diyerek çocuğun beynini yıkaması o çocuğun psikolojisini iyice bozdu. 

 

Apartmana her girişimde istismarcının ailesi bana sövüyordu; bir keresinde de kızları beni darp etti. ‘Biz Vanlıyız. Aşiretimiz var. Yığarız bütün Erciş’i buraya. Şöyle, böyle yaparız’ diye tehditler savurdular.

 

Bunlardan kurtulmak için evimi sattım, aileme yakın bir yere taşındım.Dava 2013’te sonuçlandı.

 

Sanığa hapis 3 yıl 9 ay cezası verildi.

 

Temyiz ettiler.

 

Dosya iki yıldır Yargıtay’da bekliyor.

 

Cumhurbaşkanı’na, BİMER’e defalarca ‘Neden bekletiliyor? Çocuğumun ölmesi mi lazımdı? Bu merciler ne iş yapar?’ diye yazdım.

 

Sanığın avukatı hakkında da ‘Dosyayı Yargıtay’ın arşiv bölümünde özellikle tutturduğuna inanıyorum.

 

Araştırılmasını talep ediyorum’ diye suç duyurusunda bulundum.

 

Savcılıktan ifadeye çağırdılar. Başsavcı vekili ‘Kızım sen git Yargıtay’a dosyanın akıbetini vatandaş olarak sor’ dedi. 

 

Avukat hakkında tetkik yapılmış ve ilgisi olmadığı saptanmış.

 

En son Yargıtay’dan haber geldi; Yargıtay temyizin reddine karar vermiş, sadece savcının onaması kalmış.

 

İstismara uğradıktan sonra kızım altına kaçıran, karanlıkta kalamayan, ışıklar sönünce çığlık çığlığa koşan bir çocuk haline geldi.

 

Çocuğumun yüzüne baktıkça ağlamamı tutamıyorum.

 

Bazen o görmesin diye kendimi banyoya kapatıp ağlıyorum.

 

Adamın teki benim çocuğumun taramaya kıyamadığım saçlarından tutup onu nasıl zorla asansöre sokar ve onu istismar eder!

 

Taşındığımızda kızım biraz rahatladı ama hâlâ ürkek.

 

Herkese sapıkmış gibi bakıyor. Erkeklere hiç yaklaşmıyor.

 

Zaten küçüklük travması da var.

 

Daha bir buçuk yaşındayken ağlıyor diye babası boğazını sıkıp oradan oraya fırlatmıştı onu.

 

İki kızıma da şiddet uyguladı.

 

O olay olduğunda çığlık çığlığa apartmanda ‘Polis çağırın’ diye bağırmıştım.

 

Herkes kapısının önüne çıkmış ama biri bile polisi aramamıştı.

 

 İşin fenası şu ki...Bu istismarcının ailesi evlerinde çocuk bakıcılığı yapıyor.

 

Çalışan insanlar bir ücret karşılığı çocuklarını bunlara bırakıyor.

 

Yani şu an çocuk istismarından tutuksuz yargılanan bir adamın evinde çocuk bakıcılığı yapılıyor.”

X