"Melis Alphan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melis Alphan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melis Alphan

Kadınlara tiplerine göre değer biçen bu düzen batsın!

ÖZELLİKLE genç kadınları vuran bulumiya ve anoreksiya gibi yeme bozukluklarından yıllarca hep moda endüstrisi sorumlu tutuldu.

Aşırı zayıflığı teşvik ettiği, ulaşılamaz bir güzellik ideali sunduğu için bu soruna da sektör içi müdahalelerle çare bulunabileceğini düşünenler oldu. Çok zayıf modeller podyumlardan uzak tutuldu, kadın bedeninin çeşitliliğine dair kampanyanın her türlüsü yapıldı ama nafile.

Zira, bu güzellik idealini sadece moda endüstrisi değil, popüler kültürün tamamı besliyor, büyütüyor.

‘İdeal kilo’da olmayan bir kadının başrolünde olduğu dizi sayısı bir elin parmaklarını geçmez mesela.

Popüler müzik endüstrisi birkaç istisna dışında, albüm kapaklarında sanatçıları ışık, kostüm, makyaj fotoşop yardımıyla baştan yaratmıyor mu?

ÜNLÜLERİN PEŞİNDE KİLO SAYAN MEDYAMIZ

Ya medyaya ne demeli?

Ünlülerin polis gibi peşinde, kilo sayan bizim medyamız değil mi?

Misal...

Kimi gazete/haber sitelerinde ‘Mayolu görüntülenen Hande Erçel’i kiloları aldı başını gitti’ ve ‘Hande Erçel 50 tane midye yedi’ diye başlıklar atılmış...

Sertab Erener’in bikinili fotoğrafının altına şöyle yazılmış: “Erener’in buruş buruş halini görenler gözlerine inanamadı.”

Oyuncu Hazal Kaya’nın fotoğrafının yanında kocaman harflerle: ‘HAZAL SANA NE OLDU’ yazılı; altında da ‘Tıkla ve izle’. Tıklasak Hazal’ın aldığı kiloları izleyeceğiz yani!

Meryem Uzerli’yle ilgili de benzer haberler gırla. Yok eski halini görenler şoke olmuş, yok yeni hali çok şaşırtmış... (Kaynak: Onedio.com)

Neye şaşıracağız? Şaşırsak şaşırsak, bu fütursuz ve şuursuz ‘haber’ diline şaşırırız.

GÜZELLİK İDEALİ GİDEREK SAPLANTILI BİR HAL ALIYOR

Hem Instagram gibi sosyal medya platformları hem de tık uğruna epey sorumsuz davranabilen internet medyasının da oyuna girmesiyle güzellik ideali giderek daha saplantılı bir hal alıyor.

Sosyal statünün ‘like’lar ve takipçilerle ölçüldüğü günümüzün imajla kafayı bozmuş dünyasında, hiçbir meziyeti, birikimi veya üretimi olmayan kimi kadınlar sadece bedenlerini göstererek var oluyor. Farkında olarak veya olmayarak, erkek egemenliğini sağlam tutmada araç görevi görüyorlar. Zira kadınlara fiziksel standartlara göre değer biçilen bu düzen, erkeklerin sahiplendiği kaynaklar için kadınların rekabet ettiği güç ilişkisinden başka bir şey değil.

DİYET YAPMAK, KADINLARIN TARİHİNDEKİ

“İdeal güzellik aslında var olmadığı için ‘ideal’” diyen Naomi Wolf, 1991 yılında yazdığı ‘Güzellik Miti’ adlı kitabında kadınların incecik olmasına odaklı bir kültürün aslında kadının güzelliğiyle değil, kadının itaatkâr olmasıyla ilgili olduğunu anlatmış ve şöyle demişti: “Diyet yapmak kadınların tarihindeki en güçlü politik yatıştırıcıdır; sessizce delirmiş nüfus kolayca kontrol edilebilir.”

Kadınların kıyafetleri ya da imajı hiçbir zaman sadece kıyafet veya imajdan ibaret olmadı. Kadınlar neden sutyenlerini yaktı, hatırlayın.

Veya...

Kadınların kaburgalarını kıracak kadar sıkılan korseden kurtuluş neden aynı zamanda politik anlamda özgürleşmek demekti?

İREM DERİCİ NE TEK NE DE YALNIZ

Instagram’da pompalanan ağır makyaj videoları ya da ‘vücudu incelten’ uygulamalar sadece ideal güzellik anlayışını veya ‘güzellik mitini’ sağlamlaştırmıyor, aynı zamanda doğaldan ve gerçekten uzak uç bir kadınsılığı tırmandırıyor ve iki cinsiyeti kutuplaştırıyor.

Biz kadınlar toplumsal cinsiyet eşitliği talep ederken, bu kültür bildik cinsiyet rollerini iyiden iyiye pekiştiriyor. Wolf’un ‘politik yatıştırıcı’ diye sözünü ettiği de bu aslında.

Doktoru reddetse de yeme bozukluğundan mustarip olduğu söylenen İrem Derici ne tek ne de yalnız. Böyle ‘yatıştırılmaya çalışılan’ çok kadın var.

Bu düzen bir yandan erkek egemenliğini muhafaza ederken, esas üzerinde yükseldiği şey de tüketim.

Durmadan tenkit edilen ve değerlendirmeye tabi tutulan kadınları ‘güzelleştirme’ endüstrisi -diyet gıdalar, ilaçlar, plastik cerrahi, estetik, kremler, spor salonları vs- çarkı döndürüyor. 

Velhasılıkelam...

Bizi türlü yollarla ‘yatıştırmaya’ ve ‘uyutmaya’ çalışan bu düzene inat, yatışmayalım ve uyumayalım kadınlar.

X