"Melis Alphan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melis Alphan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melis Alphan

Kadınlar kulağını tıkar, yoluna bakar

BİR saat arayla internet sitelerine iki haber düştü.

Adamın biri, kendisine kahvaltı hazırlamayan, yemekleri internet üzerinden sipariş veren eşine boşanma davası açmış ve mahkeme tarafından haklı bulunmuştu.
Diğer haberde, boşanma davası süren bir adamın eşini bıçaklamasında mahkeme, kadının tayt giymesini ve yana yatmış vaziyette oturmasını tahrik nedeni saymıştı.
Birçokları kadını ve kadınla ilgili konuları ahlak tepsisine koyup bize sunuyor, orası kesin.
Ama işin özü başka.

*

Eric Berkowitz’in ‘Seks ve Ceza’ adlı kitabında gerçek bir hikâye anlatılır.
Buna göre, Oppian Yasası, Cannae Savaşı’nda Roma’nın Hannibal’in eline geçmesinin ardından yaşanan çalkantılı dönemde, MÖ 215’te yürürlüğe koyuldu. Kadınların sahip olabileceği altın miktarı yarım onsla sınırlı tutuldu; fazlası hazineye devrediliyordu. Kadınların pahalı elbiseler giymesi ve dini bayramlar dışında arabaya binmesi de yasaklanmıştı.
Ancak 20 yıl sonra, Kartaca’ya karşı yapılan savaş kazanılıp Roma’da nispeten barış sağlandıktan sonra, kadınlar bu kuralların kaldırılması için seslerini yükseltmeye başladı.
Senatörler yasayı kaldırıp kaldırmama konusunda karar vermek için toplandıklarında, öfkeli kadınlardan oluşan kalabalıklar onları yuhalıyordu. İki gündür civardaki şehirlerden gelen kadınlarla birlikte büyüyen isyan, yasa koyucuları endişeye sevk etmişti. Cato, meselenin çığırından çıkmasına izin verdikleri için kardeşlerini azarlamıştı.
“Erkeklerin hakları, kadınlarına özgürlüğü tattırdıkları için artık bastırılma ve ayaklar altında çiğnenme tehlikesiyle karşı karşıya” denmişti.
“Oppian Yasası kadınların aşırı davranışlarını yasaklayan geleneksel Roma kuralları yanında önemsizdir” diye devam ediyordu Cato. Eğer senato söz konusu kuralları yürürlükten kaldırırsa bu durum, ‘cinsiyetlerin eşitliği’ için tehlike oluşturabilirdi.
“Ehlileşmemiş bu canlıların kontrol edilemez doğalarının ipleri gevşek tutulup özgürlüklerine kendi başlarına sınır koymaları beklenirse bu tam bir özgürlük olur; daha doğrusu onların arzuladığı özgürlük... Sizinle eşit oldukları andan itibaren sizin efendiniz olmaya başlarlar.”
Cato’nun çağrısı ateşliydi ama buna rağmen Oppian Yasası yürürlükten kaldırıldı. Bu, Roma’da kadın haklarının küçük bir başarısı olarak tarihe geçti.

*

Ve fakat, kadınların ‘kontrol edilemez doğalarını’ zapt etmek için türlü türlü yollar bulundu ve bu yollarla bugünlere kadar gelindi.
Benim düşüncem, esas meselenin ahlak olmadığı.
Esas mesele -elbette istisnalar mevcut- erkeklerin kadınları kendilerine tehdit olarak görmeleri. Onlardan şu ya da bu nedenler dolayısıyla korkmaları. Belki paranın ve dünyanın tek başına efendisi, yöneticisi olmak istemeleri.

*

Hukuk hakların güvencesidir ama hiçbir kanunda tayt giymenin tahrik unsuru olduğu, kocaya kahvaltı hazırlamamanın kusur sayıldığı yok.
Bu iki örnek bize, yazılı kanunlar ne kadar iyi olursa olsun, bu zihniyetin hâkimlerin kanaatindeki belirleyiciliğini gösteriyor.
Avrupa 1970’lerdeki güçlü kadın hareketiyle ‘Erkeklerin Dünyası’nda nasıl bir darbe yaptıysa ve nispeten eşitliği sağladıysa, biz de başaracağız.
Erkekler sabaha kadar kadın düşmanı sözler sarf edebilir, kararlar alabilirler...
Biz kulağımızı tıkarız, yolumuza bakarız.

X