"Melike Karakartal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melike Karakartal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melike Karakartal

Olanlar kahredici... Daha kahredici olan ise...

Twitter’dan önce, içinde yaşadığımız kalabalığı gözlemleme şansı ancak belirli konularda araştırmalar yapılması ve istatistiğe dökülmesi halinde mümkün oluyordu.

Elim bir toplumsal olayın ardından verilen tepkileri duymuyorduk haliyle.
Kendi dünyamızda sanıyorduk ki herkesin vicdanı, kalbi, ahlak anlayışının şekillendirdiği düşünceleri birbirinin benzeri sesler çıkarıyor.
Yorumlar “iyilik” ekseninde seyrediyor.
Saf mıydık bilmiyorum.
Öyleydik herhalde. “Oh olsun”cular da herhalde kendi dünyaları içinde herkesin aynı tepkiyi verdiğini düşünüyordu.
Sesleri bugüne nazaran daha az çıkan takımın laflarına “he he” deyip geçerdik.
Bugün ettikleri her lafa tepki veriyoruz, ciddiye alıyoruz.
Nasıl almayalım?
Hayli kalabalıklar ve yazık ki bazıları toplum için önemli pozisyonlarda.
Yalnız, burada ayrımı iyi yapmak lazım. O takım, geçmişte haksız yere ezilen, inançları, inancın gerektirdiği yaşam tarzı ve tercihleri yüzünden haksız muamele yapılan muhafazakâr kesimle bir tutuyor kendini.
Üstelik o takımın yetiştirdiği çocuklar oluşturuyor artık toplumun belirli bir kesimini.
Kâh kulaktan duyma bilgiyle, kâh ana-babasının aklına çiviledikleriyle kendine göre bir hayat görüşü tutturmuşlar.
Bakın bu anlattığım tipte insan modeli ne diyor:
“Dinle alayın sonu budur. Ölmeyi hak etti Charlie Hebdo’cular...”
“Üzülemiyorum açıkçası, sonuçta kutsala hakaret etmişler...”
Ömründe bir kere görmediği, neye karşı durduğunu bilmediği derginin “kutsal” ile alay ettiğini söylemiş, yine ömründe bir kere dergiyi görmemiş/neye karşı durduğunu bilmeyen biri.
O da bu “bilgiler” ışığında “Haa o zaman gebersinler tabii” diyor. Konu net.
Net olmayan taraf ise şu: Adam beş dakika sonra “Bu olayı da İslam’a yıkacaklar” yazıyor.
Peki güzel İslam dinine inandığını söyleyen kardeşim, sen beş dakika önce “Ölmeyi hak etti” demedin mi?
Demedin mi?
Peki senin için madem “kutsala hakaret” bu kadar yaralayıcı, neden bütün gün Twitter başında kin, nefret kusuyor, 7/24 küfür sallıyorsun?
Anne kutsal değil mi?
İnsan kutsal değil mi?
Senin gibi olmayan, düşünmeyen kalabalıkların inançları/inançsızlıkları kutsal değil mi?
Damperli bir kamyona bindirip uçurumdan aşağı dökelim mi senin gibi yaşamayan, senin inandığına inanmayan, dogmalara karşı çıkan, özgürlükleri savunan insanları?
Dilinin kemiği olmayanların hepsini öldürelim mi?
Bırak her şeyi kenara, “İyi insan” olmak bu kadar zor mu arkadaşım?
Bu kadar zor mu?
Charlie Hebdo çizerlerinin katledilmesi, dogmalar tarafından esir alınmış insan aklının, medeniyeti getirdiği vaziyeti işaret ediyor.
Olayın ardından verilen tepkiler, toplumu pek şahane özetliyor.
En az bu katliam kadar kötüsü varsa, o da kolaylıkla galeyana gelip aynısını yapacak, yapanı destekleyecek insanların içinde yaşadığımızı bilmek.
İnsanlığın başı sağ olsun.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI