"Melike Karakartal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melike Karakartal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melike Karakartal

Neden bu adamlara ceza vermiyorsunuz?

Hayatta herkesin penceresinden bakıp neyi neden yaptığını anlamak mümkün.

Sadece biraz vakit ayırmak yeterli.
Kim egosuyla hareket ediyor, kim çocukluk travmalarının acısını çıkarıyor, kim hayatını öfke ve “geçmişin acısını çıkarmak” üzerine kurmuş, biraz gözlemleyince veriyor kendini ele.
Fakat bir tip insan var ki, ne empati kurabilirsiniz, kurmak istersiniz, ne de yaptıklarının sebebini anlamak istersiniz: Hayvanlara eziyet edenler.
Antalya’da atı ölünce yolda bırakıp giden faytoncu, Adana’da sokak köpeğini ezen canavar...
Büyükada’daki atların içler acısı hali...
Bir “can”a vicdanlı davranabilmek için o canlının insan olması gerekiyor bazı ruhu az gelişmişler için.
Hayvan haklarından bahsedersiniz, “Aynı hassasiyeti insanlar için de gösterin” derler, insanı “üstün varlık”tan sayarlar.
İnsanı merkez alan bir anlayış içinde etrafımızda gözümüzün gördüğü her şey, canlı-cansız insanın hizmetkarıdır, ölen atın işlevi kalmıyor haliyle.
Eh hayvan ağır, çektirmek için de uğraşmak lazım, bırak gitsin sokağın ortasına.
Ölen hayvanın çöp kadar bile değeri yok, bıraktın sokağa.
Peki özellikle hayvana işkence etmek nedir?
Kanun önünde insan ve hayvan eşit olmadığı için her gün hayvan suistimalleriyle ilgili, izleyemeyeceğimiz kadar can acıtan videolar düşüyor önümüze.
İşkenceden, öldürmekten zevk alan psikopatlar, toplum zararlıları yapar ancak böyle eylemleri.
Böyle adamları en ağır cezalarla cezalandıracağına bir miktar para cezasıyla salıveriyor hukuk sistemi.
Bakın söylüyorum, Türkiye’nin, aslında çözülmesi zor olmayan ama ısrarla, bilinçli olarak çözülemeyen sorunu cezasızlıktır. Adalet sistemi, önceliklerini belirleyemez, gerçek tehlikeyi ayırt edemez halde.
Bugün zevkle köpek ezen bir adamın potansiyel tehlikesini görmüyorsa, sistem önceliklerini ayıramıyor demektir.
Hep diyoruz “insanın etrafında dönüyor” hayat ama insana gelince de hak hukuk bulunamıyor ki!
Bugün kadınların canına kast eden adamlar “Git bir daha yap” dercesine serbest bırakılıyor...
“En muhteşem canlı” olarak gördükleri insan için çalışmayan bir sistem, hayvanlar için doğal olarak çalışmıyor.

 

Neden ceza yok?

Ceza yok mu? Bazen yok. Mesela köpeği mi ezdin? Ver 300 lira geç...
Olan cezalar ise yeterli değil.
Peki, bugün toplumsal düzeni kurmuş tüm ülkelerde trafikten canlı haklarına, her alanda bel büken cezalar olmasa, medeniyetten bahsedebilir miydik? Hayır!
Medeniyet yoksunu, vicdansız, arsız, sadece kendini düşünerek yaşayan insanlar dünyanın her yerinde var.
Fakat yaşadıkları yerde ne zaman kanun çiğneseler bellerini büken cezalarla karşılaşıyorlar.
Bir yapıyor, iki yapıyor, bakıyor bel doğrulmayacak, yapmıyor sonunda.
Ehlileşiyor, toplum içinde yaşamayı öğreniyor.
Zorla öğretiyorlar daha doğrusu.
Eğitim bunun önemli bir kolu ama sadece eğitim yetmiyor.
Ağır cezaların olmadığı her yerde orman kanunları işliyor. Bugün trafikte hayatta kalmaya çalışıyorsunuz.
Neden?
Cezalar yeterince uygulanmadığı için.
Hayvanlara eziyet edenleri sosyal baskıyla ifşa ederek cezalandırmaya çalışıyoruz.
Neden?
Ceza yok. Adalet yerini bulmayınca, insanlar sosyal medyada harekete geçiyor.
Her gün ayrı taciz haberi okuyoruz.
Neden?
Ceza yok, uygulaması da yok.
Sosyal baskıyla kendi adaletimizi kendimiz bulmaya çalışıyoruz.
Bakın tekrar söylüyorum, Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri cezasızlıktır.
Bugün eğer rastlantısal olarak yaşıyorsak, kanunlara uymadığı zaman cezalandırılmayacağını bilen medeniyetsizler yüzündendir.
Bu medeniyetsizliğin çözümü, bel büken cezalar iken, neden ısrarla toplum düzenini sağlayacak ağır cezalar her konuda yürürlüğe sokulmaz ve hassasiyetle uygulanmaz?
Sarkıntılık edenler, şort giydi diye kadın tekmeleyenler, gerçek tehlike yaratan herkes dışarıda oysa.
Bir arada yaşamanın, medeniyetin matematiği belliyken insan ısrarla ceza verilmemesine öfkelenmeden edemiyor.

 

X