"Melike Karakartal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melike Karakartal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melike Karakartal

Kelimelerle karakter tahlili

 Son yıllarda kulaklarımızdan adeta kan getiren iki ifade var. Birisi malum, “Ayneeen”.

Hatırlarsanız geçmiş zamanlarda bu konu üzerine epey konuştuk, hunharca gülüştük.
Fakat artık gülecek yanı kalmadı, günlük dile iyice yerleşti.
O kadar yerleşti ki artık dublajlı filmlerde bile sürekli karşımıza çıkıyor. Bugün bir Robert De Niro bile AYNEEEN diyorsa, zombiler bile “röahh” yerine, AYNEEEN diye mezardan çıkıyorsa, ben artık pes ediyorum arkadaş.
“Aynen ile bu kadar sarıp sarmalanmışken artık bu konuyla dalga geçebileceğimizi zannetmiyorum.
Yine de ısrarcıyım, bu kadar “aynen” dememeli... Erkan Yolaç evet-hayır yarışmasını yapmayı sürdürüyor olsaydı “aynen-hayır”a çevirmek zorunda kalırdı, bakın kesin konuşuyorum.
Sadece evet de değil mesele, “benziyor”, “andırıyor”, “katılıyorum”, “katılmıyorum”, “biliyorum”, “onaylıyorum” yok artık AYNEN var.
Resmen Türkçe kelimelerin yüzde 50’sini “aynen” ve “sıkıntı yok” ile değiştirince birbirimizle anlaşacak seviyeye geldik!
Peki ne yapabiliriz? “Aynen” komasına girmekten nasıl kaçınabiliriz?
“Aynen” yerine “evet” diyebiliriz, “tabii” diyebiliriz, her “aynen” deyişinizde kumbaraya 5 lira atabiliriz. Bakın size az önce para biriktirmenin garantili yolunu verdim. Sene sonunda kumbaradan binlerce lira çıksa hoş olmaz mıydı? Sadece soruyorum.
Bir de ŞUAN diye bir kelime çıktı, elbette fark etmişsinizdir.
İçinde bulunduğumuz anı tanımlayan bu uydurma kelime WhatsApp gruplarından gazetelerdeki haberlere, televizyondaki altyazılara kadar bir salgın gibi yayıldı.
Bu tip hataları yapanları uyaranlar “Ay sen de çok gereksiz şeylerle uğraşıyorsun” tepkisiyle karşılaşıyorlar. Belki kimileri için gereksiz ama bir dil böyle bozuluyor Türkçe sevdalısı muhterem Habitus okuru.
Birileri WhatsApp gruplarında ŞUAN yazdıkça Türkçesine özen gösteren diğerleri telefonun ucunda tik sahibi oluyor, kaşı gözü ayrı atıyor, gözlerine perde iniyor. Yapmayın, etmeyin, ŞUAN demeyin.
Aslında bu salgın internetteki trollerle güçlendi. “Bugün hava bir harika” yazdığınızda dahi “Noldu kanınamı dokundu zorunamı gitdi senmisin bunu söyleyen şuan vatan hayini” tipi cümleler kuranlar sayesinde lügatimize nefis örnekler kattık.
İnsanın kullandığı kelimeler, dilini kullanırken gösterdiği itina, dilbilgisi hassasiyeti kendisine dair çok şey söylüyor, sevgili detaycı Habitus okuru.
Twitter gibi, iş/kişisel mail’ler gibi, Facebook gibi kendimizi sözcüklerle ifade ettiğimiz her yerde karşı karşıya bulunduğumuz insanlarla ilgili fikir sahibi olabiliyoruz.
Aslında güzel bir imkan, bunların hiçbirini konuşmadığımız analog yıllarda sosyal ilişkilerimiz biraz rastgele ve şansa ilerliyormuş... Teknolojinin bu benzersiz imkanından faydalanmak lazım.

 

Adamsın... ADAAAM

“Ayneeeeen”e alıştık, “ŞUAN”a alıştık, kelimelere bitişen bağlaçlara, soru eklerine alıştık, hatta “Tuvalet nerede?” diye sorduğunuzda “LOĞOBOĞ MU?” diye düzeltenlere alıştık... Kurduğu üç cümleden biri “Sıkıntı yok” olanlara alıştık...
Robert De Niro’nun “ayneen” demesine alıştık... Süperkahramanların dünyayı “Aynen” diye diye kurtarmasına alıştık.
Fakat şu “adamlık” kelimesine alışamıyoruz kardeşim!
Biliyorsunuz son olarak Arda “adamlığından” vazgeçmeyeceğini belirtti. Her türlü ümük sıkarım diyor yani, beni kızdırmayın diyor.
Dünya üzerinde haksızlığa uğradığını düşünen herkes ümük sıksın o zaman sevgili Arda. Hep birlikte birbirimizin boğazına yapışalım, insanlığın ilk dönemlerine geri gidelim, ümük sıkan kazansın!
Neyse, bu konuyu sonra konuşuruz yine, şimdi “adamlık” derken özü sözü bir olan, dürüst, yumruğunu masaya vurdu mu inleten, adeta bir Hulusi Kentmen, bir tutam Hulk, birazcık da Robin Hood özelliklerine sahip bir adamdan bahsediliyor.
“Adamlık”, iyi özellikleri bünyesinde barındıran güçlü kuvvetli bir adama işaret ediyor.
“Bilim adamı” ifadesini artık “bilim insanı” olarak kullanıyoruz biliyorsunuz, peki “adamlık” hâlâ neden bu kadar yapıştı dilimize? “İyi insanlık” deyince olmuyor mu mesela? “Adamlık” özellikleri kadınlarda olunca, onlara ne diyeceğiz? “Adam gibi kadın” mı?
Güçlü kadın figürlerine “Adam gibi kadın valla” mı diyeceğiz?
Erkeklere mi mahsus sadece iyi özellikler?
Kadınları figüran olarak gören bir zihnin ürünü “adamlık”.
Kullanmayalım, kullananları uyaralım.
Bence “iyi insanlık” yeter de artar. 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI