"Mehmet Y. Yılmaz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mehmet Y. Yılmaz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mehmet Y. Yılmaz

Sudan bir yazı

ABD’nin Michigan eyaletindeki Flint kenti yönetimi kentin artan su ihtiyacını karşılamak için Flint Nehri’nin suyunu şehrin su şebekesine bağladı.

Ama “küçük” bir unutkanlık sonucunda, şehrin eskimiş su şebekesindeki metallerin suya karışmasını engelleyecek paslanma önleyici bir sistem kurmayı ihmal ettiler.

Şehir suyuna ağır metaller ve özellikle kurşun karışınca hastalıklar baş gösterdi.

Halsizlik, çocuklarda gelişim bozuklukları, ateş nöbetleri ile ilerleyen hastalıkların şehir şebekesindeki sudan kaynaklandığı anlaşılınca, kent halkı şişe suyu kullanmaya başladı.

Ortalama bir Amerikan vatandaşının içme suyu ve günlük temizlik (duş, diş fırçalamak, el yıkamak, evi silip süpürmek gibi günlük ihtiyaçlar) için ihtiyaç duyduğu şişe suyu miktarı 757 adet (50 santilitrelik).

Flint ahalisi, sadece 2016 yılındaki Şükran Günü’nde hindi pişirmek, diğer yiyecekleri hazırlamak için her bir aile başına 100 şişe su tüketti.

Sadece bir ilkokulda günlük 750 şişe su tüketiliyordu.

Sonunda Amerikan Sivil Haklar Birliği kent yönetimine bu “zararın” karşılanması için dava açtı ve kazandı.

Kazandı, çünkü orada işler bizim buradakinden farklı yürüyor.

Bizim idare hukukumuz öncelikle kamu yönetiminin çıkarlarını gözetir, vatandaşlar ikinci plandadır. Adalet sistemimiz de vur deyince öldürmeye programlıdır, vatandaşlar haklarını ararken suçlu duruma bile düşebilirler.

Şu anda kent yönetimi, her bir Flint sakinine 14 şişe suyu bedava olarak temin ediyor.

Vatandaşlar buna tepkili, çünkü ortalama bir Flintlinin günde 20 şişe suya ihtiyacı olduğu da tespit edilmiş.

Yetişkin bir insanın vücudunun yüzde 60’ı su. Bebeklerde bu oran yüzde 70’e çıkıyor. Yaşlılarda ise yüzde 50.

Vücut suyunun önemli bölümü, yaklaşık yüzde 60-70’i, organlarımızda ve kas hücrelerimizde yer alıyor. Geri kalanı ise kan dolaşımı, diğer vücut sıvıları için gerekli.

Dehidrasyon, yani vücudun susuz kalması bilişsel bozukluklardan tutun da vücut sıcaklığımızı korumaya kadar her şeyin bozulmasına yol açabiliyor.

Bu bilgileri Popular Science Türkiye dergisinde okudum. Bir bilim dergisinin hem eğlenceli, hem de ciddi olabileceğinin bir örneğidir bu dergi.

Soru şu: Bu durumda ortalama bir insan her gün ne kadar su tüketmeli?

Tam da burada Metin Münir’in geçen gün www.t24.com.tr’de yayınlanan, “Su şişesi ile dolaşanlara bir yazı” başlıklı yazısına geçmem gerekiyor.

Genel kanı erkekler için 3–3.5 litre, kadınlar için 2-2.5 litre suyun yeterli olduğu.

Ama bunun ne kadarının bardağa doldurup içtiğimiz su ile karşılanması gerektiği konusu biraz karışık.

Metin Münir, araştırmacı gazetecilik yapmış ve ulaştığı sonuç şu: Bir insanın, günde şu veya bu kadar litre su içmesi gerektiğine dair bilimsel bir araştırma yok.

Bu konudaki bütün araştırmalar The Institute of Medicine (İlaç Enstitüsü), isimli bir Amerikan kuruluşunu referans gösteriyor.

Bu kuruluşun uluslararası bir standart oluşturmuşa benzeyen tavsiyesi, yetişkin bir erkeğin günde 3 litre (yaklaşık 13 bardak), yetişkin bir kadının 2.2 litre (yaklaşık 9 bardak) su içmesidir.

Dünyaca ünlü Mayo Clinic bile sitesinde bu kuruluşa atıfta bulunmuş..

Metin Münir, bu isimde bir kuruluşun var olmadığını da tespit etmiş.

The Institute of Medicine, bir süre önce The National Academies of Sciences, Engineering and Medicine (Ulusal Bilim, Mühendislik ve İlaç Akademileri) adlı bir özel sektör kuruluşuna katıldı.

Bu zaman zaman yiyecek ve beslenme konularında raporlar yayımlayan bir özel sektör kuruluşu.

Ve bir raporunda da tuz ve potasyum konusunda çok sayıda araştırma olmasına rağmen ne kadar su içilmesi gerektiğine dair yeterli araştırma olmadığını söylüyor.

Kuruluş “tavsiye”sinin bir “panel” tarafından alındığını, bilimsel bir temeli olmadığını da açıklıyor.

Aslına bakarsanız, insan vücudu normal şartlar altında neye ihtiyacı olduğunu bize kendisi hatırlatıyor.

Dinlenmek istediğinde “uyu” emrini veriyor. Gıdaya ihtiyaç duyduğunda acıkıyorsunuz. Su da böyle. Vücudunuz ekstra suya ihtiyaç duyarsa sizi uyarıyor, susuyorsunuz.

Onun için elinizde litrelik sularla dolaşmayı bir yana bırakın hanımlar.

Vücudunuzun ihtiyaç duyduğundan daha fazla su içerseniz vücudunuz bunu ter ve idrar olarak atıyor, onlarla birlikte mineralleri, kandaki sodyumu da kaybediyorsunuz. Hücreler kandaki suyu çekmeye başlar, öldürücü sonucu olabilecek hastalıklara duçar olabilirsiniz.

Bakalım, Osman Müftüoğlu hocam bu işe ne diyecek?

BİR GARİP TOPLUM OLDUK

OYUNCU Sibel Kekilli “tacize maruz kaldığı için” Instagram hesabını dondurmak zorunda kalmış.

Kendisi sadece Almanya ve Türkiye’de değil, Game of Thrones dizisi nedeniyle başka ülkelerde de tanınan bir oyuncu, biliyorsunuz.

Instagram’da İngilizce ve Türkçe olarak yayınladığı mesajda, cinsel içerikli taciz mesajlarının en çok Türkiye’den geldiğini söylüyor.

Türkiye’deki ünlülerin de benzer bir durumdan şikâyetçi olduğunu tahmin edebilirim.

En azından hakaretlere maruz kaldıklarını gazetelerde okuyoruz.

Bu sağlıklı bir toplumsal ruh durumuna işaret etmiyor.

Hiç tanımadığı, karşılaşmadığı, yollarının kesişmediği insanlara karşı kinle dolu bir kitle var.

Bu kin ile cinsel yetersizlik de birleşince demek ki böyle oluyor.

Bu ruh durumunu düzeltmek için bir şeyler yapmalı ama küçük öğrencilerin el ele halkoyunu oynamasından cinsel anlamlar çıkaran öğretmenler bile varken bunu nasıl başaracağız, bilemiyorum.

X