"Mehmet Y. Yılmaz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mehmet Y. Yılmaz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mehmet Y. Yılmaz

Ordudaki Fetullahçıları herkes biliyormuş

DARBE girişimi sırasında Van’daki Asayiş Kolordu Komutanı olan Korgeneral İsmail Metin Temel, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın darbe soruşturmasında tanık olarak ifade verirken şunu söyledi:

“Ben Kolordu’ya geçtim. Geçer geçmez Kurmay Başkanı Albay Murat Temiz, harekât yıldırım mesajını getirdi. Bana ‘görevden alınmışsınız komutanım, sıkıyönetim ilan edildi’ dedi. Ben mesajın imza hanesine baktım ve tayin listesine baktım. Bunun F tipi bir kalkışma olduğunu hemen anladım.”

Binbaşı O.K.’nın MİT’e darbe girişimi ile ilgili ihbarda bulunmasından sonra Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı’nı Kara Havacılık’a göndermişti.

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Kara Havacılık Okulu Komutanı Tümgeneral Hakan Atınç’a şunu sormuştu:

“Deniz Aldemir diye biri birliğinizde var mı? O.K. isimli birisi var mı?”
Tümgeneral Atınç, Aldemir’in Yük Helikopter Tabur Komutanı olduğunu, O.K.’nın da ABD’de yük helikopteri eğitimi aldıktan sonra komutanlığında görevli olduğunu söyler.

Orgeneral Çolak, komutana kritik bir soru sorar: “Fetullah cemaatiyle bağlantıları var mı?”
Tümgeneral Atınç şöyle yanıtlar: “Elimizde belge bulgu yok ancak tavır ve davranıştan ve arkadaşları arasındaki davranışlarından bu cemaate bağlı olabilirler. Ancak O.K.’nın son zamanlarda onlarla ilişkisini kestiği birliğimizde konuşuluyor.”

Orgeneral Çolak sorularına devam eder: “Birliğinde bu tip başka benzer kişiler var mı?”
Tümgeneral Atınç’ın yanıtı: “Elimde bilgi belge yok ancak Kara Havacılık Komutanlığı’nda bulunan tüm kritik kadroların bunların elinde olduğu, hatta Tuğgeneral Ünsal Coşkun’un da onlardan olduğu söyleniyor.”
Orgeneral Çolak, “Bunları bana niye iletmediniz” diye çıkışır.

Tümgeneral Atınç’ın yanıtı: “Elimde bilgi belge yok. Bu nedenle kesinleştiremediğim için söylemedim ancak Kara Kuvvetleri Personel Başkanı Tümgeneral Şevki Gençtürk ile bunları paylaştım.” (Tümgeneral Şevki Gençtürk, darbe girişimi sırasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda darbeciler tarafından derdest edilen komutanlardan biriydi.)
Bu bilgiler, Tümgeneral Atınç’ın Kara Havacılık Komutanlığı soruşturması sırasında savcıya verdiği ifadede yer alıyor.

İfadede sözü geçen Fetullahçıların tümü darbe girişiminde aktif olarak yer almıştı, “cemaatten uzaklaşmış” dediği O.K. da MİT’e ihbarda bulunan pilottu.

Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı, Özel Kuvvetler’deki darbe girişimi ile ilgili soruşturmayı yürüten savcıya verdiği ifadede de şöyle diyor:

“Gece birçok kez MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la görüştüm. FETÖ’cü generallerin isimlerini paylaştım.”

Bütün bu ifadeler gösteriyor ki Silahlı Kuvvetler’deki Fetullahçı örgütlenme, büyük bir sır da değilmiş.

Zaten darbe girişiminden aylarca önce emekli askeri savcı Ahmet Zeki Üçok televizyonlarda bunu anlatıyordu.

Üçok’un, 2013-2015 yılları arasında muhtelif devlet birimlerine 24 ayrı dilekçeyle haklarında suç duyurusunda bulunduğu general ve amirallerin neredeyse tümü 15 Temmuz darbe girişiminde yer almıştı.

Peki nasıl oldu da herkesin kim olduklarını bildiği bu Fetullahçılar temizlenemedi?

Cumhurbaşkanı’nın Fetullahçıları temizleme konusundaki talebi, hangi irade tarafından engellendi?

SOLCULARDAN RAHATSIZLIĞIN NEDENİ

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Saray’daki muhtarlar toplantısında “eski defteri” açtı.

“Sol zihniyet, bu komünistler hiçbir zaman vatansever, milliyetperver değildir” dedi.

İlk defa duymuyoruz bunu. Memleketin gelmiş geçmiş sağcı bütün politikacılarının ağzında çiğnene çiğnene çürümüş bir sakız artık.

Şimdi bu memleketin tabiatını, ormanlarını, kuşlarını, denizlerindeki balıklarını korumak isteyenler bu solculardan çıkıyor genellikle.

Memleketin onlarca yıl çalışarak yarattığı değerlerin satışına da bu solcular karşıydı.

Tarım kredi kooperatifleri kapatılırken de solcular karşıydı.

Ne oldu? Memleketi yöneten sağcılar, solcuların dediklerinin tam tersini yaptı ve şimdi samanı, buğdayı, pirinci, eti ithal eder hale geldik.

Memleketin sağcı gençleri Amerikan 6. Filosu’na karşı namaza dururken, karşı çıkanlar ve bu nedenle sağcı hükümetin polisinden dayak yiyenler de solcu gençlerdi.

Kısa dönemli CHP–MSP ve SHP–DYP koalisyon hükümetlerini saymazsak, sol tek başına hiç iktidar olamadı bu ülkede.

Ama sağcıların, solculara nefreti de hiç bitmedi.

Neden acaba? Solcuların her söylediğinin doğru çıktığının zaman içinde anlaşılmış olması mı onları rahatsız ediyor?

NASIL OLUYOR?

YARGITAY 16. Ceza Dairesi, iki dosya ile ilgili olarak verdiği kararda ByLock uygulamasını kullanmanın FETÖ ile örgütsel bağlantıya işaret edeceğini belirtmişti.

Kararda şöyle deniliyordu:
“Örgüt talimatıyla bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacaktır.”

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu da darbe girişimine ilişkin bir sanığın yaptığı bireysel başvurunun reddi kararının gerekçesinde, örgütün gizli haberleşme yöntemi ByLock kullanımı, tutuklanma için kuvvetli şüphe sayılmıştı.

Ama gazete haberlerine bakıyorum, ByLock kullanıcısı olduğu için her gün onlarca insan gözaltına alınıyor, bazıları ifadeleri alınıp serbest bırakılırken, bazıları tutuklanıyor.

Bu nasıl olabiliyor?

Sırtı kuvvetli olanlar serbest kalırken, arkası olmayanlar mı tutuklanıyor?

X