"Mehmet Y. Yılmaz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mehmet Y. Yılmaz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mehmet Y. Yılmaz

Bu yol felakete çıkar

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin, Suriye’de bir askeri harekâta hazırlandığına ilişkin Rus iddialarını şöyle yanıtladı:

“Rusya’nın bu yaklaşımını gülerek karşılıyorum.”

 

Ertesi gün gazetecilerin “Suriye’de bir fiili durum oluşturulur mu” sorusunu da şöyle karşıladı:


Irak’ta düşülen hataya Suriye’de düşmek istemiyoruz. 1 Marttezkeresinin yanındaydım, karşı olanlar bunu açıkça söylemediler. 1 Mart tezkeresi kabul edilip, Türkiye, Irak’ta olsaydı, Irak’ın durumu böyle olmazdı.”

 

1 Mart tezkeresinin ne olduğunu hatırlamayanlar için bu tezkerenin resmi adının “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması için hükümete yetki verilmesine ilişkin başbakanlık tezkeresi” olduğunu belirteyim.


TBMM bu tezkereyi reddetmemiş olsaydı, ABD ordusu Saddam’a karşı Türkiye topraklarından Kuzey Irak’a girecek ve bir cephe de oradan açacaktı. Türk Silahlı Kuvvetleri de sınırın Irak tarafında kendisi için “güvenli alan” oluşturacak ve Kuzey Irak’ta bugün şekillenen tablonun doğmasına engel olmaya çalışacaktı.


Cumhurbaşkanı, bugün Suriye için bir tezkere gerekmediğini, bu yetkinin askere zaten verilmiş olduğunu da belirtti.


Cumhurbaşkanı’nın Rus iddialarına güldüğünü söylediği gün, Suudi Arabistan da ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Suriye’ye yönelik olası bir askeri operasyonuna destek vereceğini açıkladı.


Biliyorsunuz, Türkiye bir süre önce Katar ve Suudi Arabistan ile “ortak düşmanlara karşı” askeri ittifak anlaşmaları yaptı. Katar’da bir askeri üs kuracağız. Suudi Arabistan ile de “kapsamlı” askeri işbirliği!


Cumhurbaşkanı’nın, 1 Mart tezkeresindeki hataya düşmeyeceğini açıklaması ile bütün bunlar üst üste konulduğunda, ürkmemiz gereken bir tablo çıkıyor karşımıza.


Öyle görünüyor ki, Suriye konusunda en başından beri yapılan hataları bile aratacak bir başka hatalı yola daha girilmek üzere.


Bu yolun felaketlerden başka bir yere çıkmayacağını söylemek istiyorum.

 

 

Misafir misafirliğini bilmeli

 

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan’ın korumaları, kendilerini Türkiye’de zannettiler ve Ekvador’un başkenti Quito’daki bir salonda Cumhurbaşkanı’nın konuşmasını protesto edenleri zorla salondan attılar.

 

Bu arada bir Ekvador milletvekilinin burnu kırıldı, kadın göstericilerden biri ciddi olarak darp edildi.

 

Ekvador Dışişleri Bakanı, ülkelerinde misafir olarak bulunan Erdoğan’ı protesto edenleri eleştirdi, bu hareketin “utanç verici bir saygısızlık olduğunu” söyledi.

 

Ama şunu da eklemeyi ihmal etmedi:

 

“Ekvador’da ifade özgürlüğü var ve Türkiye’nin güvenlik güçleri bu ülkede kendini ifade eden insanlara müdahale edemezler.”Elbette ülkesinde misafir olarak bulunan bir devlet adamına yönelik bu tür saldırılar kabul edilebilecek bir şey değildir.

 

Nitekim Ekvador polisi de salonun dışında böyle bir gösteri yapmaya kalkışanları dağıtmış.

 

Ama misafir olarak bulunduğun bir ülkede, o ülkenin polisinin yapması gereken işi yapmaya kalkışmak da en azından ev sahibine karşı saygısızlıktır.

 

Cumhurbaşkanı’nın koruma ekibinin Türkiye’deki bu tür uygulamaları artık sıradan bir durum haline geldi.

 

Ancak yurtdışında misafir olarak bulunduklarını unutmamalılar ve oradaki görevlerinin sadece Cumhurbaşkanı’nı fiziksel şiddete karşı korumak olduğunu hatırlamalılar.

 

Türkiye’nin uluslararası itibarını korumayı da kendilerine birinci vazife edinmeliler.

 

 

DÜZELTME VE CEVAP METNİ

 

Hürriyet Gazetesi’nin 13.10.2015 tarihli nüshasının 21. Sayfasında Mehmet Y. Yılmaz tarafından kaleme alınan “Murat Sancak’a neden saldırdılar” başlıklı haberde müvekkilimizin kişilik haklarına, itibarına ve güvenilirliğine zarar veren GERÇEK DIŞI haber yapılmıştır.


Haberde bahsi geçen olayın terör örgütleri tarafından gerçekleştirildiğine dair kuvvetli bir şüphe söz konusu olabilecekken ve Savcılık tarafından buna yönelik araştırmalar halihazırda devam ediyorken hiçbir hukuki dayanağa dayandırılmadan saldırının sözde kumar borcu yüzünden gerçekleştirildiğinin ima edilmesi açıkça olgu isnadı yapılarak kamuoyunda olumsuz bir algı yaratıldığını ve müvekkilimizin itibarının zedelendiğini göstermektedir.


Olayın bir terör saldırısı olup olmadığı ve saldırıyı yapan araçların terör örgütlerine ait olup olmadığı dahi henüz savcılık makamlarınca tespit edilmemişken, gerçekte olmadığı halde müvekkilimizin kumar borcu varmış gibi ima edilmesi müvekkilimizin kişilik haklarını ihlal etmiştir.


Hiçbir somut hükme dayanmaksızın yayınlanmış olan hukuka aykırı haber; basın ahlakına aykırılık teşkil ettiğinden haberi yayınlayan yayın organı ve yetkilileri hakkında yasal başvuru yolları kullanılacaktır.


Kamuoyuna saygı ile duyurulur.


Murat SANCAK Vekili Av.
Begüm YILMAZ

X