"Mehmet Soysal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mehmet Soysal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mehmet Soysal

Üşüyen bir sokakta

Diyorlar ki...

                         
Herat’ın üşüyen sokaklarına yağmur yağıyormuş...

Ve kaldırımlarında uçuşan sahte mektupların birindeki hikâye şöyle başlıyor:

Dünyanın en güçlü devleti imiş.

Ve bir kadın iktidar koltuğuna oturmuş...

Perde arkasında Asya’nın bir ucundan diğerine orduları sevk ediyormuş.

Beyleri...

Vezirleri...

Valileri...

Ve Alamut Kalesi’ndeki Hasan Sabbah eşkıyasına dahi elçiler gönderiyormuş...

*

Ordularına emirler yazdırdığını gören ve bu duruma üzülen, kızan komutanları bir gün toplayıp demiş ki:

Bizde savaşan erkeklerdir ama kime karşı savaşacaklarını kadınlar söyler...

*

Maalouf, Selçuklu İmparatorluğu’nun bir dönemini ‘Semerkant’ romanında böyle anlatıyor...

Ve üzerinden asırlar gelip geçmiş, erkekler hâlâ savaşıyor...

Kime karşı savaşacaklarını ise kim söylüyor, bilmiyoruz.

*

Diyorlar ki...

Düşmanını tanımayan dostuyla savaşırmış...

Yol değil, yoldaki haramiler öldürürmüş insanı...

Ya da üşüyen bir sokağın kaldırımlarında uçuşan sahte mektuplardaki yalan hikâyeler...

Yoldaş gibi gözüküp yola düşerek yoldan dönenler yüzünden savaşlar hiç bitmeyecek yeryüzünde.

Ve kazanma hırsı insanın içinde bitip tükenmedikçe...

*
Diyorlar ki...

Bizi savaşların eşiğine getiren büyük yanlışlardır.

Ve yanlış anlaşılmalardır...

*

Ne yol biliyoruz.

Ne yoldakileri tanıyoruz.

Ne de kimlerle savaşacağımızı...

Maskeli yüzlere inanıyoruz.

Ve kendimizle savaşıyoruz.

*

Kiminle savaşacağımızı başkaları bize söyledikçe...

Ve kulağımıza üfledikçe...

Biz çoğu zaman sevdiklerimizi öldürmeye devam edeceğiz.

*

2015’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü alırken Svetlana Aleksiyeviç demişti ki:

Silahlı insanı sevmeyi öğrettiler bize...

Yani, savaşanları...

Ve öldürenleri...

*

Kaç asırdan beri silahlar susmuyor?

Her evin odasında öldürülen birinin acısı yaşanıyor.

Ve harabe kentlerin üşüyen sokaklarındaki kaldırımlarda “kurşunların adres sormadığı” günlerin kucağında büyütülüyor.

Pencere kenarlarındaki kadınlar eli silahlı sevdiğini bekleyerek yaşıyor...

Silahlı bir insanı sevmekle yetiniyor...

Yürekteki ateş hiç sönmüyor.

*

 “Yaralı kuşlar ölürken saklanır” diyor ya şair...

Kimin öldürdüğüyle ilgili değil kimseler...

Ve daha çok kuşun ölümüyle ilgili hale gelinmiş...

*

Düşünüyor muyuz?

Bugün kaç kentin üşüyen sokaklarında sahte mektuplar kaldırımlarda uçuşuyor.

Ve eli silahsız insanlar öldürülüyor...

Silahlı insanların daha çok sevildiği, beklendiği...

Yıkılışların belki de kısa bir özeti bu işte...

*

Artık dünyanın bütün kentlerinde üşüyen sokaklara yağmur yağıyor...

 

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI