Kırık bağlantılar

Enver Gökçe, sanki yaşadığımız bu günleri özetliyor:

Haberin Devamı

Zaman zindan içinde;

Biz mapusta gürül gürül yatardık

Yılan çıyan içinde...

*

Evlerine çekilmiş milyarlarca insan yılansız, çıyansız, yalansız ve ihanetlerin uzağındaki bir umudun kıyısında çaresizce bekliyor...

Evrensel illeti yaşayan insan, evrensel bir insani duruş geliştiremedi...

İnsanı anlama konusunda evrensel bir bakışın tarifini Tarık Buğra’ya sorduğumda demişti ki:

 Bir insanı açıklamak, birçok insanı açıklamak demektir...

Şimdi hangi insanı açıklayarak evrensel bir bakış açısının tarifini yapmış oluruz?

Öyle bir insan yok artık...

Aklımıza bir dostun sözleri düşüyor:

Tanıdığım birçok insan çıkmaz sokak çıktı...

*

Sokaklarını erguvan ağaçlarının gölgelediği yedi tepeli İstanbul, asrın sessizliğini yaşıyor...

Birileri günlerini nasıl geçireceğini hesaplıyor ama saatler geçmiyor, oysa zaman gürül gürül akıp gidiyor...

Haberin Devamı

Havasıyla, suyuyla, deniziyle, köprüleriyle, vapurlarıyla ve adalarıyla büyülendiğimiz şehrin yalnızlığını her akşam sessizce uğurluyoruz...

Hiçbir şarkı anlatamıyor yaşananları...

Enver Gökçe’nin “Artık her şarkı dokunur bana bu şehirde” dediği günler sessizce uğurlanıyor...

*

Doğulu bir kadının duası aklımıza geliyor:

Kaderim beni ilgi çekici bir çağ yaşamaktan alıkoysun...

Öyle bir çağın zirvesindeyiz ve birlikte yaşıyoruz işte...

*

Atom bombası yapıldı...

Nükleer silahlar...

Füzeler, kurşunlar ve silahlar...

Lakin bir virüsü bulup vuramadılar...

*

Makineleştirdiler insanları...

Duygusuzlaştırdılar...

İnsana dair tüm fay hatlarını kırdılar...

Kırık bağlantılarla milyarlarca insan şimdi askıdaki hayatına tutunmaya çalışıyor...

Üç gün diye inandıkları dünyada şöhret, para, güç ve ihanetleriyle hırs küpüne çevirdiler bir hayatı...

İnsan, insanı her geçen gün biraz daha tanıyor, tanıdıkça alıp başını uzaklara gitmek istiyor...

Ahmet Arif’in “Tanı bunları, tanı da büyü” deyişindeki gibi tanıyarak büyüyor...

*

İhtiyaç listesini kabarık hazırlayanlar ise mutsuzluğun zirvelerinde geziniyor...

Emerson’a göre “Her duvar bir kapıdır.”

Yaşadığımız çağda ise insanlara birçok kapı duvar olmuştu...

Haberin Devamı

Kimin ne zaman kapı duvar olacağı da belli değil...

*

Geleneksel savaşların yorgunu bir coğrafyada bin parçaya bölünmüş ve yönetilmiş büyük bir kalabalığın içinde yalnız kalanlar, ilgi çekici bir çağa daha şahitlik ediyor...

Bölünmüşlüğün psikolojisiyle ırk, mezhep, dil ve renk farklılıklarının çatışmaları yüzünden başını savaşlardan kaldıramayan İslam coğrafyası kaç yüz yıldan beri petrol ile paraya efendi olmaya çalışıyor...

Lakin strateji körlüğüyle kazandığı tüm paraları da gösteriş yolunda kaybederek, israf ederek fukara kalabilmeyi başarıyor..

*

Halk ise sadece bir parça mutlu olmak istiyordu...

Kaç asırlık bir istektir bilinmiyor hâlâ...

Savaşlardan, kavgalardan bıkıp usanan insan çıktığı yolculuklardan ve bir mülteci gibi yaşamaktan yorgun düştü...

Haberin Devamı

Şimdi milyarlarca insan mülteci kamplarındaymış gibi evlerinde bekliyor...

*

“Zamanın zindan içinde olduğunu” bir kez daha anlıyoruz...

Kırık bağlantılarla bir hayata tutunmaya devam ediyoruz inadına...

Yazarın Tüm Yazıları