"Mehmet Soysal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mehmet Soysal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mehmet Soysal

Dağ başı yalnızlığı

TRUMP, akşam yatıp sabah kalkıyor ve dünyanın çivilerini çıkarıyor.

Venezuela’da seçilmiş başkan Maduro’yu tanımadığını açıklayabiliyor...

Emlakçı gibi davranıyor.

Trump, Venezuela’yı kapatılması gereken arsa zannediyor.

“Bugün resmi olarak Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’yu Venezuela’nın geçici devlet başkanı olarak tanıyorum” diyerek başladığı açıklamasıyla dünya tarihine geçecek bir skandala daha imza atarak diyor ki:

- Venezuela halkı tarafından seçilen tek meşru yönetim aracı olan Ulusal Meclis, Nicolas Maduro hükümetinin ise meşru olmadığını ilan etmek üzere anayasayı harekete geçirdi ve dolayısıyla artık devlet başkanlığı koltuğu boş durumdadır.

Trump, yangına körükle gitmeye devam ediyor...

*

Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Guaido ise başkent Karakas’ta başlayan hükümet karşıtı gösterilerden vazife çıkarıyor ve kendisini “geçici devlet başkanı” ilan edebiliyor.

Trump ise daha ileriye giderek dünyayı tehdit ederek şu açıklamayı yapıyor:

ABD’nin siyasi ve ekonomik gücünü Venezuela’da demokrasinin restorasyonu için kullanmaya devam edecek!

Ve Batı ülkelerinin liderlerine de Guaido’yu tanımaları çağrısında bulunuyor.

Trump, ABD’nin Maduro yönetimini de kendi eylemleri dolayısıyla sorumlu tutmaya da devam edeceğini vurguluyor.

*

Maduro ise “ABD ile diplomatik ilişkileri kesiyoruz” diyerek Amerikalı diplomatlara ülkeyi terk etmeleri için 72 saat süre tanıyarak krize başka bir boyut katıyor.

Daha beteri ise ABD’nin yanı sıra Latin Amerika ülkeleri Şili, Brezilya, Kolombiya, Ekvador, Paraguay, Arjantin, Guatemala ve Peru da muhalefet lideri Guaido’yu ülkenin geçici devlet başkanı olarak tanıdığını belirtiyor. Kanada ise Guaido’yu ülkenin lideri olarak tanımayı planlıyor.

Demokrasi krizi bir virüs gibi dünyayı dolaşıyor...

*

Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Donald Tusk da Avrupa ülkelerinin Venezuela’daki demokratik güçlere destek vereceğini söyleyerek demokrasiyi katlediyor.

Türkiye, Rusya, Çin, İran, Bolivya ve Meksika’dan başka oldubitti demokrasi oyunlarına kimse karşı çıkmıyor.

Geçtiğimiz ay Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te yapılan G-20 Liderler Zirvesi’ne gitmiştik...

31 maddeden oluşan sonuç bildirgesinde uluslararası ekonomik düzene vurgu yapılan en önemli konu başlığı şuydu:

Öncelikle kurallara bağlı bir uluslararası düzenin işlediğinden emin olmalıyız.

Evet, zirvenin üzerinden iki ay geçmedi ve uluslararası düzenin nasıl işlediğini görüyoruz...

*

Yavuz Bülent Bakiler’in “Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyoruz yeniden.

Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter” satırları düşüyor aklımıza...

Yüzleşmenin randevularını erteliyoruz.

- Oyun kurucular.

- Oyun değiştiriciler.

Oyun bozanlar.

Oyun yazanlar.

- Oyuncular ve figüranlardan oluşan kadro her geçen gün yeni bir çılgınlığa imza atıyor.

*

Dünyanın her yerinde barışa dair şarkılar çalınıp söyleniyor ama müzik bitince şarkılar yerini sessizliğe bırakıyor.

Güç koridorlarında dolaşan kadrolar çatışmasızlık anlaşmalarına yanaşmıyor.

Ya statükolarını koruyorlar.

Ya da güç kompozisyonları yazıyorlar.

“Çullanmış dallara çulsuz aklıyla” diyen şair dostumuz Sadettin Kaplan’ı hatırlıyoruz.

Ve diyoruz ki, demokrasinin ayıpları düşüyor tarihe...

Dünyada mazlum ve masum ülkeler dağ başı yalnızlığını yaşamaya devam ediyor...

Birileri de ıslık çalarak fırtına çıkarıyor...

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI