"Mehmet Soysal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mehmet Soysal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mehmet Soysal

Bir yanımız yanan bahçe

Şait Hasan Hüseyin Korkmazgil diyor ya:             

Bu ne beter çizgidir bu

Bu ne çıldırtan denge

Yaprak döker bir yanımız

Bir yanımız bahar bahçe.

*

Bir yanımızdaki bahar bahçeler dünyanın hemen her yerinde gün geçtikçe biraz daha kurutuluyor, yakılıyor ve yıkılıyor.

Dünyayı uçurumların eşiğine getirenler hayvanlar değil, insanlar...

Hayvanları sevdiler ama insanı sevemediler bir türlü...

Denizleri, kayaları, dağları, ovaları sevdiler ama insan insanı sevemedi.

Doğanın resimlerini yaptılar, fotoğraflarını çektiler, masallar, romanlar, şiirler yazdılar ama suyu kirletmeye, ağaçları kesip yakmaya devam ettiler...

Ve güç, para uğruna insanları öldürmeye de...

*

İklim değişikliklerini kimse fark etmiyor ama her geçen gün dünyada büyük bir çevre felaketi yaşanıyor.

İnsanoğlu yaşadığı dünyayı yangın yerine çevirmeye öylesine odaklanmış ki kimse bir damla gözyaşı dökmüyor dahi.

Çevre örgütlerinin raporları hiç iç açıcı değil.

Lakin umursayan yok...

*

Savaşları çıkaran...

İnsanları öldüren...

Kentleri bombalayan...

Kütüphaneleri yakan...

Köprüleri yıkan...

Ağaçları kesen...

Suları kirleten...

Dağları eriten...

Ve yaşadığı toprakları kazarak altını üstüne getiren insanlar artık “bir yanımızı bahar bahçe” olmaktan her geçen gün biraz daha çıkartıp yangın yerine çevirmeye devam ediyor.

*

 “Kirlenmek güzeldir” masalıyla büyük kalabalığın aklını, ruhunu kirletenler sonra da temizlik kampanyaları başlatarak demokrasi ve medeniyetten söz ediyor.

Terör örgütlerini kurup silahlandırıp katliam yaptıranlar daha sonra aynı örgütleri bir tehlike gibi gösterip savaş açıyor ve silah satışlarından da olağanüstü para kazanıyor.

Ve o ülkelerin petrol, gaz, altın ve elmas gibi tüm değerli maden kaynaklarını ele geçiriyor.

Bin yıllık pis bir oyun hâlâ sahneleniyor, bizler de seyrediyoruz...

     *

Ömer Madra yangınlar konusunda demiş ki:

Türkiye’de de özellikle Güneydoğu’da orman yangınları yaşandığı ve güvenlik sebebiyle müdahale edilmediğine dair bölük pörçük haberler geliyor. “Burası terörist yuvası, yanarsa yansın” mantığı...

Lakin ülkenin bir yerindeki yangınlarda devleti suçluyor ama PKK’nın yaktığı ormanları ise gündeme getirmiyor bile...

Çifte standart duygusunun zirvelerinde gezen siyasetçi ve yazarlarımızın hali böyle ise başkalarına söyleyecek söz kalmıyor...

*

Ormanlar dünyanın her yerinde yanıyor...

Veya yakılıyor...

Türkiye’deki orman yangınları ise bu yıl eşzamanlı yaşandı ve hemen hepsini de PKK üstlendi.

Belediyelere ‘kayyım’ atanmalarına gösterilen tepki kadar PKK ve uzantılarının orman yangınlarını üstlenmesine kimse bir tepki vermiyor.

Ya kimse inanmıyor.

Ya da inanıyorlar ama sessiz kalmayı tercih ediyorlar...

*
PKK eylemlerine artık eskisi gibi kimse beklenilen tepkiyi vermiyorsa tuhaf bir durum var demektir.

Kanıksanmış eylemler gibi görülmeye başlanması bir toplum için gelinecek en tehlikeli bir noktadır...

İki ağaç kesimi için ortalığı yangın yerine çevirenler PKK’nın binlerce hektarlık orman yangınlarına bir şey demiyorsa ve suskun kalmayı tercih ediyorsa sözün bittiği yere gelmişiz demektir...

*

Bir yanımızı yanan bahçeye çevirenlerin unuttuğu bir şey var.

Yaktıkları ormanlarda, bahçelerde kendileri de bir gün yanacak...

Velhasıl, “Adamın adam sevmesi geçti gayri zaman oldu” türküsünü daha çok dinleyeceğiz gibi...

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI