"Mehmet Soysal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mehmet Soysal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mehmet Soysal

Beyaz karanlıklar

IRAK’ta bir şeyler oluyor...

Bağdat’ın içinden geçen nehirler kan akıyor.

Şehirler yakılıyor.

Ve dükkânlar yağmalanıyor.

Halk işsiz, fukara ve mutsuz.

Su, elektrik yok ve beyaz karanlıkların soğuk günleri kapıda bekliyor.

*

Kerbela şehrinde bela, rüzgâr hızıyla dolaşıyor sokakları.

Valilik binası önünde gece toplanan protestocuları dağıtmak için rastgele ateş açan güvenlik güçleri, 20 kişiyi öldürüyor ve 800 kişiyi yaralıyor...

Halkının güvenliğini sağlamakla sorumlu kanun adamları halkına kurşun sıkıyor...

*

Bağdat, Basra, Zikar ve Meysan şehirlerindeki gösterilerde ise 200 kişi öldürülüyor ve 8 bin kişi yaralı...

Yaklaşık bir aydan beri sebepleri belli olan halkın isyanıyla ilgili net bir şey söyleyen yok.

Ya birileri halkı kışkırtıyor ya da halkın dayanacak gücü artık yok.

Bıçak kemiğe dayanmış adeta...

Ve çaresizliğinin çaresini sokaklara çıkarak sesini duyurmakta arayan halk öldürülüyor meydanlarda.

*

Soru sormakla başlayan rahatsızlıkların zirvelerinde dolaşan halka güvenlik güçleri ateş açıyor...

Demokrasi diye bir şey yok...

Varmış gibi görünen demokrasinin tüm denetim ve denge mekanizmalarının çöktüğü bir büyük gerçekle yüzleşiyor Irak halkı.

Ve her türlü istikrarsızlığın zirvelerinde yaşayan Irak, belki yüzyıldan beri iki yakasını bir araya getiremiyor.

*

Petrol ülkesi yoksulluk ve yolsuzlukla savaşıyor.

Ve her yeri bozan bir yozlaşma...

Bir gecenin yarısında kendi gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalan Irak halkının isyanı daha da büyümeden BM ve Arap Birliği’nin acil olarak bir şeyler yapması gerekiyor.

Muhasebe fukarası bir Ortadoğu gerçeğiyle daha baş başayız.

İslam coğrafyası ne zaman kendisiyle yüzleşmekten kaçışa son verecek bilmiyoruz ama yara gittikçe derinleşiyor...

*

Osmanlı Devleti’nin arkadan hançerlenerek çekilmesiyle Irak ve diğer Arap ülkelerinde huzur yok.

Batılıların bin parçaya böldüğü coğrafyada silahlar susmuyor.

Artık herkes potansiyel bir suçlu ve olağan bir şüpheli.

Kimse kimseye güvenmiyor bile.

Bir ihanetin şüphesi dahi öldürüyormuş insanı.

Kısacası, aldatan aldatılıyormuş meğerse...

İlahi adaletin tecellisi de bu işte...

*

Ne uğruna yaşıyor bu acıyı Irak halkı...

Ve bu kurşunları...

Yüreğimiz daha ne kadar yanacak bilmiyoruz.

Birilerinin alacağı bir şey kalmayana kadar bu savaş sürecek sanki...

Beyaz karanlıkların düşlerine teslim olmuş bir coğrafyada mutluluğun resmini kimse çizemiyor artık bize.

*

Dün büyük bir ihanete uğrayan Osmanlı Devleti’nin yıkılışının ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin 96. yıldönümü idi...

96 yıl içinde bin bir ihanete uğrasak da birlik ve beraberliğin asıl mutluluk olduğunu bir daha anlamamız gerekiyor...

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI