Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ödüllü romandan sahneye Sabır Taşı

İçerik ve uygulama açısından kayda değer, dikkat çekici bir oyun. Tiyatro(Hâl)’de sahnelenen ‘Sabır Taşı’ baskı ve şiddet dolu topraklarda geçen bir kadın hikâyesi.

Ödüllü romandan sahneye Sabır Taşı

‘Sabır Taşı’, çok meşhur bir roman. Afganistan kökenli Atiq Rahimi’nin. Yazar, Rus işgaliyle ülkesini terketmiş, Fransa’da yaşamını sürdürüp önemli bir kariyer yapmış. ‘Sabır Taşı’, filme de çekilmiş, çok ses getirmiş, Goncourt ödüllü bir roman. Iraz Yöntem romanı almış, tiyatroya uyarlamış.

Afganistan’dayız. Ortalığı kan götürüyor. Bir kadıncağız evde hapsolmuş. Dışarıda tüfek sesleri. Kaçamaz, zira hem kaçacak yeri yok hem de sırtında büyük bir yük var. Kocası vurulmuş, bitkisel hayatta. Bakması lazım. Kadıncağız akıl sağlığını korumakta zorlanıyor. Ortalığı yangın yerine çevirmiş olan savaşçılar evlere de baskınlar yapıyorlar. Kadın da nasibini alıyor. Bu çetin şartlar altında, kupkuru bir coğrafyada geçen ilginç ve derin bir hikâyeye tanık oluyoruz. Kadının geçmişinde acılar, acılarla başa çıkmak için imâl edilmiş yalanlar vardır. Aşkın yasaklandığı bir yerdeyiz ama insan insan olmaktan çıkar mı? Nefes alınan yerde aşk da olacaktır.

Sert bir hikâye

Oyunda, kadının değersizleştirildiği bir coğrafyadayız. Baskıcı idareler kadınlarla uğraşır. Baskıcı iktidarlar kadınlardan korkar. Onları ezmek, kapatmak, kimliksiz, kişiliksiz fertlere dönüştürmek isterler. Bunu yaptıkça sahte iktidarlarının perçinlendiğine inanırlar. Sebepler psikiyatriktir ve çok açıktır. Kadından korkmanın ne türden bir pataloji olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu oyun, eksenine işte bu mevzuyu almış. Hayatta kalmak önemlidir ama insanın hayatını onurlu biçimde sürdürebilmesi daha da önemlidir. Iraz, romanı tiyatroya aktarırken hem sinematografik araçlardan yararlanmış hem de yazınsal zenginliği kullanmış. Oyun uzun değil. Topu topu 80 dakika ve dolu. Yine de ana karakterin kendi iç sesiyle geçen zamanlar biraz yorucu olabiliyor. Anlatı, dinlenmeyi hak etmeyen bir anlatı değil ama benim dikkatim biraz dağıldı. Işıklar, dekor gayet iyiydi. Başarılı bir atmosfer vardı. Iraz gayet iyi oynuyor. Diğer oyuncular da öyle. Sonuç olarak belli bir derdi olan, ciddi, iyi kotarılmış bir oyun. Sert bir hikâye ve hayata dokunuyor. Güney Zeki Göker sahneye koymuş. Başarılı bir iş.

X