Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dolu düşün boş konuş

İnsanın başından geçenlerle kafasından geçenleri aynı anda gösteren gırgır oyun, 15 yıldan sonra yine Oyun Atölyesi’nde.

Dolu düşün boş konuş

Oyuna ‘Dolu Düşün Boş Konuş’ adını Ferhan Şensoy koymuş. Güzel buluş. Steven Berkoff’un 1990’ların başında yazdığı bu komedi o dönemde Britanya’da pek meşhur olmuştu. Oyun Atölyesi’nin de ilk oyunuydu. 15 yıl olmuş. Efsane bir kadro dönüşümlü olarak oynamıştı. Haluk Bilginer, Zuhal Olcay, Melek Baykal, Güven Kıraç, Bülent Emin Yarar, Tamer Karadağlı, Sermiyan Midyat. Yeni prodüksiyonu Muharrem Özcan yönetti.

Muhteşem bir kadro da burada var: Hasibe Eren, Fatih Al, Gökçer Genç, Tuna Kırlı, Murat Okay. Bu süper yetenekli oyuncuları sahnede görmediyseniz, bundan büyük fırsat olmaz.

Oyun ilginç bir komedidir. Bir İngiliz orta sınıf ailesi var. Herkes mutsuz. Özgüvensiz. Adamla kadın birbirini sevmezler. Kadının yaşlı annesi can sıkıcı bir parazittir ve herkese kötü davranır. Adamın iş arkadaşı, sinameki ve sıkıcı bir tiptir. Kumaş sattığı zengin müşterisi ise kibirli, hem de uçkuru gevşek bir heriftir. Karakterler böyle. Yemekte, yatakta, iş yerinde filan konuşurlar. Sıradan ve yüzeysel konuşmalardır bunlar. Ama konuşurken durup kafalarından geçenleri de söylerler. Adeta sahnede düşünce balonları uçuşur. Yalanlarla, kendini kandırmalarla geçen hayatları izleriz. Hafiften utanarak güleriz. Rahatlarız. Para, cinsellik, cinsel kimlikler, sosyal kabuller ve statülerin konu edildiği ve küfürlü diyalogları pek çok olan bu oyun oldukça popüler bir eser. Bu yorumda yönetmen, işin komedisini ortaya çıkarmak için aşırı bir çaba göstermiş. Normal konuşmalar doğal, kafadan geçenlerse abartılı ve grotesk olsa oyunu izlemek daha kolay olurdu. Bu yorumda hepsi aynı. Tabii, zekice kurgulanmış bir ‘soytarı’ estetiği bu. Ama 120 dakika için fazla yorucu bir seçim. Müthiş bir işçilik var. Bu kadar iyi prova edilmiş, emek verilmiş oyun azdır. Yine de, Berkoff’u biraz parodi estetiğine çekmişler. İş, skeçlere dönmüş. Komedinin burukluğu, dolayısıyla edebi gücü gölgede kalmış. Ama ben çok güldüm. Şarkılara bayıldım. Bütün oyuncular Afife’de yarışır. Çok iyiler hakikaten. Muharrem Özcan çok değerli bir yönetmen.


* Oyun 12, 13, 14 Aralık’ta Oyun Atölyesi’nde, 19 Aralık’ta Ankara’daki ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde izlenebilir.

X