"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Zeki Müren sergisi bir rekora doğru koşarken

ÇOCUKLUK yıllarımda, mahalleden cümbür cemaat plaja gitmek için Şişli’den binilen minibüsün IV. Levent’e geldiğini şu cümleden anlardım:

“Bakın Zeki Müren burada oturuyor...”
Bütün minibüs gidişte sağa, dönüşte sola doğru hareketlenir, göremediğimiz bir evi temsilen IV. Levent’i selamlardı.
Konu Zeki Müren olmadığında son derece ağırbaşlı bir hanımefendi olan komşu teyzenin her geçişte “Ah Zekiiii!” diye bağırmasını kahkahalar takip eder, yolumuza bakardık sonra...
Bu komşu teyzenin örgütlemesiyle bir Taşlık Gazinosu performansına gittiğimizi hayal meyal hatırlıyorum; fakat kitlenin “Paşa” belirdiği anda sahneye bir uzay aracı inmiş gibi etkilendiği konusunda çok netim!


*


Türkiye’nin Zeki Müren sevgisine kendi mikrokozmosumdan baktığımda elimdeki şahitlik belgesi budur.
18 yıl önce kaybettiğimiz Zeki Müren’e duyulan sevginin hiç azalmadığını anlamak için elimizde yeni bir veri bulunmakta sevgili okur...
Galatasaray’daki Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde bundan bir ay önce “İşte Benim Zeki Müren” adlı bir sergi açıldı.
Serginin dün sona ermesi gerekiyordu ancak gösterilen yoğun ilgi en azından şimdilik bu ay sonuna kadar uzatılmasını garantiledi.
Bana sorarsanız biraz daha uzatılmayı her bakımdan hak ediyor bu güzel sergi.
Derya Bengi ve Veysi Uğurlu’nun emekleriyle ortaya çıkan sergiyi 10 gün önce iki arkadaşımla (Serra Yılmaz ve Levent Erden) birlikte gezdim.
Hafta içiydi ve saat erken sayılırdı. Buna rağmen iki kata yayılan sergiyi gezmeye gelenlerin kalabalığı dikkatimi çekti.
Biraz soruşturduğumda sergiyi gezen kişi sayısının 20 bini çoktan geçtiğini, hafta sonları günlük ziyaretçi sayısının 2 bin 500 kişiye ulaştığını öğrendim.
Sergi gezmeyi seven biri olarak elimde bir istatistik bulunmasa bile bunun bir rekoru işaret ettiğini söyleyebilirim.


*


Peki ne var sergide?
Zeki Müren’in Türk Eğitim Vakfı ve Mehmetçik Vakfı’na devrettiği arşivinden fotoğraflar, kostümler, mektuplar, küçük bir sinema salonunda gösterilen filmleri ve elbette çalıp duran şarkıları...
Biraz vakit ayırarak ve hakkını vererek gezenler hem bir süper yıldızın doğuşuna hem de Türkiye’nin en tartışılan/en sevilen figürlerinden birinin iç dünyasına dair ipuçları bulabilir.
Görkemli ve şok etkisi yüksek kostümlerine verdiği isimler (Susamış İstiridye, Şampanyanın Rüyası, Mimozaların Tebessümü, Hıçkıran Gitarlar, Çapkın Kızılcıklar vb), annesinin yazdığı ve aşk mektubunu andıran özel yazışmaları ve daha neler...
Gezi’nin ateşli günlerinde hâlâ hatırlanan bir duvar resmiyle Zeki Müren’i yanında hissetmişti göstericiler: “TOMA’lara göğüs geren, işte benim Zeki Müren...”
Gerçek manada bir süper yıldızı, bir fenomeni ve kendi alanında bir devrimci figürü tanımak, anmak için 10 gününüz daha var özetle...
Gidip de pişman olan görmedim; elinizi çabuk tutun derim.
Bu arada sergi ücretsiz geziliyor, aklınızda bulunsun...

X