"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Yerel, genel, özel

Türkiye zorlu, gergin, tartışması bol yerel seçim sürecini sandıkta noktaladı.

Yerel yöneticileri belirlemek için çıkılan yolda iktidar cephesi genel çerçeveyi “beka meselesi” üstüne yerleştirmeye çalışırken, muhalefet de başta ekonomik bozulma olmak üzere kanayan yaraları işaret etti.

Hakarete varan söz düelloları, kavgada söylenmeyecek tarzda demeçler, kirli çamaşır üretmek için girilen ve çamura bulanmış şekilde çıkılan dehlizler, dolaplar, dönme dolaplar, yalanlar, kuyruklu yalanlar...

Sinir katsayısı yüksek, takip edenlerde bıkkınlık yaratan yarışta genel siyasi manzara böyleydi.

“Yerelde vaziyet nasıldı ki?” diye soracak olursa... Mesela İstanbul’da bu gergin havayı şehir surlarından içeri sokmamak için samimi çaba gösteren iki aday vardı.

Bakanlık, başbakanlık, Meclis başkanlığı gibi mühim görevler üstlenmiş olan Sayın Binali Yıldırım, memleket genelinde oluşan gerginlik siyasetinden beslenmek yerine sağduyuya hitap etmeye çalıştı.

Küçük bir ilçe başkanlığından CHP seçmeninin beklemekten usansa da umudunu koruduğu yıldız olarak parlamaya yürüyen İmamoğlu da benzer bir tavır takındı.

Ağızlarını, ahlaklarını bozmadan sunacakları hizmetleri anlatmaya çalıştılar o gürültü/patırtı arasında.

Neticede vardığımız nokta nedir peki?

Seçim gecesi kafaları karıştıran bir sayım ve sonuç aktarma kaosu... Seçmene ayıp, seçilene ayıp, hakkıyla yarışıp kaybedene bile yazık.

Sandıktan İmamoğlu çıktı ama hâlâ itiraz kartı sallanıyor havada; kesin sonuçlar açıklanana, mazbata alınıp kazanan başkan koltuğa oturana kadar bu ikircikli hal sürecek gibi duruyor.

Seçim sonuçlarına göre AKP “Kazandık” diyor ve yalan söylemiyor; en çok oyu alan parti hâlâ o.

CHP “Kazandık” diyor ve yalan söylemiyor, haklıdır; 25 yıl sonra Ankara’yı ve İstanbul’u almış, Antalya, Adana ve Mersin’i almış, Bolu, Bilecik gibi kendisine göre sıra dışı alanlara açılmış.

MHP “Kazandık” diyor ve yalan söylemiyor, haklıdır; Adana ve Mersin’i kaybetse de önceki yerel seçimlere göre kazandığı illeri, ilçeleri arttırdı, ittifakta ağırlığı olduğunu gösterecek kuvvet topladı.

İYİ Parti ve HDP için “Kazandık” demek mümkün değil fakat HDP de çıkıp “Kayyıma giden 10 ilin 6’sını yine kazandık” dese başı ağrımayacak noktadadır.

Bu seçimin bir de “özel” yanı veya “şahsi” denilebilecek yanına gelirsek.

Yaşadığım ilçede aday olan Alper Taş’a oy verdim ama ne yazık ki kazanamadı. Yine de şahane bir yarış çıkardığını düşünüyorum.

Özel olarak sevindiğim noktalar da oldu elbette. Mesela Adalar› da kıymetli meslektaşım Erdem Gül kazandı.

Bir de Ovacık’ta mucizeler yarattıktan sonra Tunceli’yi kazanan, hem de HDP, CHP ve AK Parti’nin arasından sıyrılarak kazanan “komünist başkan” Fatih Mehmet Maçoğlu...

Fotofinişle biten bu yorucu süreçten sonra İstanbul üstüne de, Ankara üstüne de, Tunceli üstüne de daha net konuşuruz.

Şimdilik genel böyle, yerel böyle, özel böyle.

Hayırlı olsun.

X