Yat kalk dua et

Bundan tam 101 sene önce, Mustafa Kemal’in Samsun’a çıktığı gün İstanbul’da, Fatih Belediyesi önünde toplanan kalabalık da Halide Edip’i dinliyordu:

Haberin Devamı

“Müslümanlar, Türkler! Türk ve Müslüman bugün en kara gününü yaşıyor. Gece karanlık bir gece fakat insanın hayatında sabahı olmayan gece yoktur! Bugün elimizde top, tüfek denilen alet yok; fakat ondan daha büyük, daha kuvvetli bir silahımız var. Hak var, Allah var. Tüfek ve top düşer; hak ve Allah bâkidir. Topunun yüzüne tükürecek kadar evlatlar, analar, kalbimizde aşk ve iman, milliyet duygusu var!”

İzmir’in Yunan kuvvetleri tarafından işgaline tepki olarak düzenlenen bu ilk mitingi sonraki günlerde daha büyükleri takip edecek, memleketi elinden kayıp giden halk birlikten umut kotarmaya çalışacaktır.

13 Kasım 1918’de onlarca gemilik düşman donanması İstanbul Boğazı’na demirleyip, binlerce yabancı asker kente yayıldığından beri fiili bir işgal söz konusudur zaten...

Haberin Devamı

“Resmi işgal” için 1920’nin mart ayı beklenecektir ancak şehir o meşum kasım sabahı zaten düşmüştür...

İstanbul’un işgal yıllarına değinen kitaplar o dönem İstanbul’daki Türk ve Müslüman nüfusa uygulanan zulmü ve baskıyı tanıklıklarla vesaire aktarır.

Güçlünün, işgalcinin ve şehre hâkim olanın borusunun öttüğü, işgale uğramış İstanbul’da artık azınlık görülen nüfusa her türlü baskının ve hakaretin neredeyse serbest olduğu kapkara günlerdir...

Yurtseverler Anadolu’da kurtuluş için “kan, ter, gözyaşı” dökerken, işgal altındaki İstanbul’da kukla bir yönetim, yalanlar, hayaller ve ihanetlerden örülü bir dünyadaydı.

Dönemin Tarik gazetesi, 17 Eylül 1919’da Le Temps’de yayınlanan Sadrazam Damat Ferit Paşa röportajını aktarmış; bir bakalım ne demiş?

“(Mustafa Kemal Paşa’nın hareketinin esası nedir? Sorusu üzerine...) Bu hareketin hiçbir askeri niteliği yoktur ve millete dayanmaz. Bunlar savaş sırasında yükselmiş küçük rütbeli subaylardır ki bugün Anadolu içine yayılmış iş arıyorlar...”

Aynı röportajda “Barıştan sonra hangi devlete meyledeceksiniz?” sorusuna muhabirin ifadesiyle “Tebessümle” karşı veren Damat Ferit ve benzeri koltuğa, güce, iktidar mekanizmasına tapanlar, önlerine atılacak kemiğe razı olanların tek umudu yeniden masaya oturmak ihtimalidir; hiç böyle bir niyet olmadığını bilmelerine rağmen...

Haberin Devamı

Tarik gazetesi 7 Ağustos 1919’da Morning Post muhabirine konuşan Sultan Vahdettin’in bir röportajını da paylaşmıştır işgal altındaki İstanbul’daki okurlarıyla.

Vahdettin’in bulunduğu noktaya bir bakın lütfen:

“...Aziz babam Sultan Abdülmecit Han, İngiltere’nin dostu ve Fransa ile İngiltere’nin müttefikiydi. Bense her zaman İngiltere’yi sevdim ve daima İngiliz siyasetinin seveniyim. İnsaniyet ve adalet hisleriyle donanmış olan asil İngiliz milleti ve hükümeti hakkımızı almakta bize hakça yardım edecektir...”

Vahdettin bunları söylerken İstanbul’u fiilen zaten bir İngiliz komutan yönetmekteydi!

Mustafa Kemal Paşa ‘Nutuk’a “1335 (919) senesi Mayıs’ının on dokuzuncu günü Samsun’a çıktım. Vaziyet ve manzara-i umumiye...” diye başlar ve dört yanı işgal altında olan memleketin özetini sayıp döker...

Haberin Devamı

Mustafa Kemal’e ve arkasında, yanında yürüyen kahramanlara yat kalk dua et vatandaş...

19 Mayıs kutlu olsun!

(Osmanlı’dan Milli Mücadele’ye Seçilmiş Mülakatlar, Sabahattin Özel-Işıl Çakan Hacıibrahimoğlu, İş Bankası Kültür Yayınları, 2010)

 

Yazarın Tüm Yazıları