"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Titre Marx, kork Adam Smith!

Tabii yahu! Bilmemiz, anlamamız, büyük oyunu görmemiz gerekirdi.

Bir ilçe belediyesinde, başkan yardımcısının kendisi geçerken ayağa kalkmayan şoföre “tuvalet önünde oturma ve gelene geçene ayağa kalkma cezası” vermesinin dış güçlerin oyunu olduğunu fark etmemiz gerekirdi.

Titre ey Karl “Kabasakal” Marx!

Savulun Adam Smith leşkerleri!

Buraya bakın ey vatandaş; bakın da görün dış güçler, şer odakları, “illuminati”, “tapınak şövalyeleri” ve dahi “opus dei” nasıl çorap örmüş memleketimizin yeşeren umutlarının başına...

Önce olayı hatırlayalım...

Güngören Belediyesi’nde başkan yardımcısı olarak görev yapan Veysel İpekçi’nin “kendisini görüp ayağa kalkmadığı” gerekçesiyle “tuvalet önünde oturma cezası” vermesi infiale yol açtı.

Tepkilerin yükselmesi üzerine Belediye Başkanı “Belediyemizde meydana gelen üzücü olaydan dolayı ilgili başkan yardımcımızın istifası alınmıştır. Mesai arkadaşımız ve Güngören halkından özür dileriz” mesajını yayınladı.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik de “Bu (çirkin) davranış hepimizi üzmüştür. Belediye meclis üyeliğine devam etmesini de uygun görmüyoruz” dedi ve neticede İpekçi istifa etmek durumunda kaldı.

Fakat bir ilçe belediyesinde başkan yardımcılığı gibi dünya siyasetine yön veren, dengeleri değiştirebilecek kudrette, yedi düvele ayar verebilecek mevkideki İpekçi’nin sesini duyamadık bu süreçte!

Nihayet dün yaklaşık 9 dakikalık bir video ile günümüzü, gecemizi, geleceğimizi, zihinlerimizi pırıl pırıl aydınlattı Veysel İpekçi(!).

Özetle “Güngören’de komünizme ve kapitalizme alternatif bir ekonomik sistem geliştirdiği için ‘dış güçlerin’ hedefi olduğunu, ‘AK Parti’nin bütüncüllüklü yapısına müdahale etmek istemelerinden dolayı bu operasyonun düzenlendiğini” söyledi.

Ah benim saf vatandaşım ah!

Vah benim dış güçleri göremeyen vatandaşım vah!

Büyük oyun meğer Güngören Belediyesi koridorlarında sahneleniyormuş...

Şer odakları İstanbul’un göbeğinde fink atıyormuş...

Türlü algı operasyonları, şua yöntemleri, gizli bilimlerin neticesinde yürütülen zihne sızma ve masum bir belediye çalışanını bir başka masum belediye çalışanına kırdırma çabaları hiç aklımıza gelmemiş.

Tam Veysel İpekçi’nin zihinsel atılımı ile kapitalizm ve komünizme alternatif olacak, dünya ekonomisini baştan formatlayacak bir fikir gelmişken...

Tam Karl Marx’ın “Kapital”ini, Adam Smith’in “Ulusların Zenginliği”ni tarihin çöplüğüne yollayacak yöntem gelişirken...

Dış mihrak, şer odak devreye girmiş; Veysel İpekçi’nin ifadesiyle “basit bir otur-kalk” mevzuu yüzünden memleketin geleceği heba edilmiştir!

Tez elden Veysel İpekçi’nin önü açılsın, tez elden ülkemiz uçsun, uçsun uygun bulduğu dala konsun!

Hayat bayram, Marx ile Smith de mosmor olsun!

X