"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Sürüden ayrılanı sürü kapar

İNANILMASI güç, bünyelerimizi şoklardan şoklara sürükleyecek bir gelişme yaşandı sevgili okur bilmem farkında mısın?
Biri çıkıp özür diledi; evet evet aramızdan biri çıkıp özür diledi.
Olay yeşil sahalarda, daha doğrusu bir stadyumun soyunma odalarına yakın konumlandırılmış canlı röportaj alanında gerçekleşti.
Kasımpaşaspor ile Çaykur Rizespor takımları arasındaki maçı yöneten (bu arada hakikaten berbattı performansı) hakem Deniz Çoban sürpriz şekilde canlı yayına katıldı.
O esnada kendisiyle röportaj yapıldığı için orada bulunan Kasımpaşaspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay’dan başlayarak herkesten özür diledi. Hakem Çoban.
Kötü bir maç yönettiğini kabul etti, bağlı olduğu MHK’dan izin almadan ekrana çıktığı için duyduğu rahatsızlığı dile getirdi ve mesleğine devam edip etmeyeceğini gözden geçireceğini söyleyip yayından ayrıldı.
Şok şok şok!


*


Öncelikle Deniz Çoban’ın belirlenmiş kurallara bağlı bir meslek yaptığını ve bu kurallara aykırı davrandığını kabul edelim ki zaten bunu tartışan yok.
Kuralların ve teamüllerin dışına çıkması, bağlı olduğu kurumun (MHK) onayını almadan canlı yayına katılması karşısında kınanması, cezalandırılması, hatta meslekten ihraç edilmesi de normaldir.
Normal olmayan, Deniz Çoban’ın özür dilemesinin ardından gelen tepkilerdi.
Favorim kesinlikle MHK Başkanı Kuddusi Müftüoğlu’nun haberler arasında gezerken rastladığım şu demecidir: “Kendisi normale dönsün kesin kararını verdikten sonra biz de kararımızı vereceğiz...”
Deniz Çoban, berbat ettiği bir maçın ardından belki bir “samimiyet krizi” neticesinde, belki de vicdanı el vermediği için bir patlama yaşamıştı bilemiyorum ama “anormal” davranmıştı işte; “özür dilemişti”, hemen “normal”e dönmesi gerekiyordu!


*


Çoğu medyada görev yapan hakemlikten emekli spor yorumcuları Çoban’ın yanlış yaptığı konusunda gördüğüm, okuduğum kadarıyla hemfikirdi.
İşi ileri götürüp duydukları rahatsızlığı neredeyse tehditkâr bir tonda aktaranlara da rastladım.
“Mesleğe ihanet” suçlamasına kadar uzananlar, Çoban’ın kariyerinin bittiğini ve bu son hamleyi şöhret için yaptığını ima ederek “Rezalet! Rezalet!” tabelasını işaret edenler...
- Nasıl böyle bir şey yaparsın?
- Nasıl çıkıp özür dilersin?
- Meslektaşlarının yüzlerine nasıl bakacaksın?
Hani neredeyse “Utanmadan özür mü diledin?”e kadar uzanacak bir dizi tepki.
Bir kişinin “özür dilediği” için kendi meslektaşlarının önde koştuğu bir kitle tarafından kovalanması “bir futbol manşeti”nden ötesini de işaret ediyor sanki.


*


Deniz Çoban “normale dönene kadar” beklemeli...
Yani yine herkesle birlikte
hareket edene kadar...
Rezil hakem performansları, tonlarca para harcanarak oluşturulan vasat takımlar, o takımları kuran yöneticilik oynayan koca çocuklar, bu sisteme payanda olan medya ve futbolun diğer tüm bileşenleri...
Suskunluk yemini etmiş dev
futbol ailesine yeniden kabulü için normale dönmesi gerekiyor işte “özürcü” hakemin.
Deniz Çoban bu çıkışı gerçekten niye yapmıştır bilemiyorum. İnandırıcı olmak ve öyle kalmak onun problemi neticede.
Ancak bu çıkışıyla “sürüden ayrılanı sürü kapar” zihniyetine, hayatlarımızı her alanına sirayet etmiş bu “riyakâr ama şirin!” yanımıza ayna tutmuş oldu.
Kendisini sırf bu yüzden “hem normal hem anormal” olarak kutlarım.

X