"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Pişkinliğe geç uyanmışsın patron

SOMA’da 301 işçinin hayatını kaybettiği madenin halihazırda cezaevinde bulunan patronu, kaza sonrasında rapor hazırlayan bilirkişilerden şikâyetçi olmuş.

Raporun taraflı ve bilimsel gerçeklerden uzak olduğunu iddia ederek dört bilirkişi hakkında 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası ve uğranılan maddi zararın karşılanmasını istemiş Can Gürkan’ın avukatları.
Soruşturma takipsizlikle sonlanmış ancak perde kapanmış değil, 126 sayfalık raporu hazırlayanlar için karşı taarruz devam edecek Hürriyet’ten Banu Şen’in haberine göre.
Raporu yayınlandığında okumuştum.
Dün hatırlamak için yeniden bulup baktım.
Raporda 20 ağır ihmal sıralanıyor, 301 cana mal olan cinayetin nasıl “kaçınılmaz” hale getirildiği, bir bakıma kâr hırsıyla göz yumulduğu tane tane açıklanıyordu.
“Dandik malzeme” kullanılmıştı, kaçış yolu üretime açılmıştı, havalandırma yetersizdi, uyarı mekanizması çökmüştü vb.
Cezaevindeki patron Can Gürkan’ın itirazları da bu 20 maddeye karşı 18 maddeden oluşuyor; onları da okudum.
Lehteki deliller gizlenmişti, yürürlükten kalkan mevzuata dayanarak kusur izafe edilmişti, bazı veriler göz ardı edilmişti vb.

*

Soma’da ne olup bittiğini hepimiz bilirken...
Hayatta kalan işçilerin anlattıklarını dinlemişken...
Kullanmak zorunda bırakıldıkları malzemelerin (baret, maske, çizme vb) iç kanatan pespayeliğini görmüşken...
Kâr hırsıyla nasıl insafsızca, köle gibi işçi çalıştırıldığını öğrenmişken...
Yaklaşan katliama kimlerin göz yumduğunu, bu rezil sistemi nasıl koruyup kolladıklarını yeterince anlamışken...
Bilirkişileri soruşturmaya, “kaybedilen paracıkları kurtarmaya”, sorumluluktan kaçmaya, su üstüne çıkma çabasına elbette “Vay pişkinlik, sen nelere kadirsin!” demek gerekiyor.

*

Bu bir pişkinliktir, elbette öyle, belki şaşıracaksınız ama “Ya patron ne yapsaydı?” diye soracağım!
Acıdığımdan veya hak verdiğimden değil!
Geçerli akçenin pişkinlik olduğu memlekette ne yapacaktı patron?
Soma katliamının bedelini bir tek siyasetçi ödememişken ne yapacaktı?
Yerdeki vatandaşı tekmeledikten sonra “Ayağım uf oldu!” diye rapor alan ve hâlâ bir şekilde koltuğunu koruyan danışmanların dünyasında ne yapacaktı?
Kendisini aklamak için kullandığı oyu, kıvrak bilek hareketiyle “Nanik!” dercesine kutuya atan bakan eskilerinin korunup kollandığı bu memlekette ne yapacaktı?
Dün beraber
yurtdışı okul gezilerine gidip “Oh ne
şahane”
diyenlerin bugün “Kapatın o okulları!” dedikleri; bavul istihbaratına, gizli tanığa kuvvet birlikte adam asmaca oynadıkları; “Ne istediniz de vermedik” dedikleri adamları bugün tu kaka ilan edenlerin ve kaleminden yağ damlayanların hallerini görüp de ne yapacaktı?
Pişkinlik denen rezillik geçer akçe buralarda...
Patron geç uyanmış o kadar!

X