"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Nazire Hanım’ın anısına

HİÇ tanışmadığım ama mücadelesini saygıyla, hayranlıkla takip ettiğim çok kıymetli birini, Nazire Dedeman Çağatay’ı kaybettik.

Bir süredir yaşadığı kalp rahatsızlığı nedeniyle girdiği ameliyatta veda etti hayata; yüreği ağır yükünü 70 yıl taşıyabildi...

Büyük acılarla sınanmış bir anneydi. 5 çocuğu olmuştu. 3 oğlundan birini 3 yaşındayken, birini doğumun hemen ardından kaybetmişti.

1993 Eylül’ünde, kamuoyunun vicdanında asla tam olarak aklanmayan bir olay neticesinde üçüncü oğlu Umut’u da kaybetmişti.

Umut bir arkadaşının elindeki silahtan çıkan mermiyle aramızdan ayrıldığında henüz 17 yaşındaydı...

Varlığı ve gücü olayın tam olarak aydınlatılmasına, Umut’un ölümünün üstüne düşen karanlık gölgelerin dağıtılabilmesine yetmemişti.

Verdiği büyük hukuk mücadelesinde yaşadığı hayal kırıklıklarını bir kitaba çevirmişti hatta...

Büyük acısını fotoğraflara yansıyan duru yüzünde hat hat, çizgi çizgi, bakış bakış okumak mümkündü.

Yüreğindeki yangının son nefesine kadar sürdüğüne eminim. Ancak bu güçlü kadın, bu güçlü karakter, içine gömülmek yerine dramından hareketle toplumsal bilinci yükseltecek, gelecek kuşaklara fayda sağlayacak bir harekete girişmeyi de ihmal etmedi.

Zaten iş dünyasında başarılı olmuş biri olarak pek çok dernek, vakıf ve meslek birliğine katkı sunan Nazire Hanım, oğlu Umut’un adını verdiği bir vakıf da kurmuştu Aralık 1993’te: UMUT Vakfı, yani Umut Onurlu Önderler Yetiştirme Vakfı...

Bireysel silahlanmaya karşı yetkilileri harekete geçirmeye, toplumsal bilinci yükseltmeye fayda sağlayacak UMUT Vakfı’ndan, yayınlarından, raporlarından bir gazeteci olarak pek çok kez yararlandım.

UMUT Vakfı’nın her yıl açık kaynaklardan, yerel ve ulusal basına yansıyan haberlerden derleyerek oluşturduğu raporlar, zaman ve ülkenin hazin seyri, Nazire Hanım’ın “Buraya bakın, bu tehlikeye bakın!” çığlıklarını hep haklı çıkardı ne yazık ki.

Vakfın kuruluşundan bu yana geçen çeyrek yüzyılı aşan zaman diliminde Türkiye akıl almayacak bir hızla ve rahatlıkla silahlandı.

Her yıl raporlardaki kurban sayısı veya Nazire Hanım’ın öncülük ettiği yürüyüşlerde anıldığı şekliyle “sessiz ayakkabıların” sayısı dramatik şekilde artmayı sürdürdü.

İnternetten silah sipariş edip, kapıda kredi kartıyla ve taksitle ödeme yapıp can alanlar ve türevleri çoğaldı bu süreçte...

Şiddet, kaba kuvvet toplumsal ortak lisana dönüşürken uyarılar, önlem alma çağrıları, teklifler havada kaldı...

Bu gündelik terör çağında maktulü değil katili kollayan bir iklim oluştu denetimsizliklerin, görmezden gelmeciliğin gölgesinde.

Kahramanlarını eli silahlı başı külahlı tiplerden seçen, ucuz üretim popüler kültür ürünlerinde it-kopuk prototiplerini parlatan toplum çılgınca, çoğu da ruhsatsız silahlar kuşandı...

Peki başarısız mı olmuştur Nazire Hanım?

Hiç sanmam...

Doğruyu söylemiş ve göstermiştir, büyük acısını toplumsal fayda sağlamak için bir mücadeleye çevirerek örnek bir insan olmuştur.

Çok kıymetli bir insanı kaybettik.

Mirasına, Umut Vakfı’na sahip çıkacaklarına emin olduğum ailesine, yakınlarına, dostlarına başsağlığı, sabır dilerim.

X