"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Küstürmeyin Yıldız Tilbe’yi bence haklı(!)

7 Ağustos 2018’de, saat 01.30 civarlarında, Manisa’nın Salihli ilçesi ve çevresinde toprağın derinliklerinde kopan bir gümbürtü duyulduysa, Yıldız Tilbe’nin bedduası tutmuş demektir...

Malumunuz, o gece “seri tüvit” marifetiyle derinlemesine bir ekonomik analiz yapan Tilbe “Parayı icat edeni Allah mezarında rahat yatırmasın” buyurmuştu.

Parayı icat eden kişi olarak tarih Lidya Kralı II’nci Alyattes’i işaret eder ve muhterem de bugünkü Salihli yakınlarındaki Bintepe Tümülüsleri’nde yatar.

Yattığı tümülüs de tümülüstür hani... Geniş bir alana yayılan yüzlercesinin içinde en büyük mezar onundur.

Çapı 355 metre, yüksekliği 69 metredir ki; Yıldız Tilbe’nin bedduası hedefi tutturduysa ve Kral Alyattes yattığı yerde şöyle bir döndüyse hissetmemek mümkün değildir...

Yıldız Tilbe’nin Alyattes’e özel bir garezi olduğunu sanmıyorum. Esas hedefinin dolar olduğunu diğer “tüvitleriden” anlıyoruz.

Sağ olsun Yıldız Tilbe; sadece sorunu işaret edip “Artık geç oldu deli mavilerim, ben yatayım” dememiş ve çözüm önerisi de getirmiştir o gece.

“O kadar borcu nasıl ödeyeceğiz? Kıyamete kadar biter mi o kadar borç. Dolar basalım TL gibi, verelim, ha onlar basmış ha biz ne fark eder?” demiş hatta pound ve Euro da basabileceğimizi söylemiştir.

Bu “cesur çıkışı”, bu “ezber bozucu” fikir fışkırması ekonomistlerden vesaire “Bilmediğimiz işlerle uğraşmasak” şeklinde tepki görünce de “Tamam vazgeçtim, dolar basmayalım” demiştir ki; beni asıl üzen nokta bu olmuştur...

Aaaah, ah sevgili vatandaşlar.

Tarih cesur fikirlerle ortaya çıkıp ezber bozan kahramanların hor görüldükleri pek çok hadiseye sahne olmuştur.

Yıldız Tilbe’nin fikrinin de ileride anlaşılacağı ve hak verileceği günler görebiliriz elbette ama olan olmuş, bir “cesur yürek” küstürülmüştür...

Oysa Yıldız Tilbe’nin bu düşünce fışkırmasından hareketle neler neler yapabilirdik...

Tamamen fikir vermek için söylüyorum...

Mesela bir Dünya Kupası üretemez miyiz biz? İlla o kadar maç oynamak zorunda mıyız?

Yaparız bir Dünya Kupası heykeli kendimize; en güzel müzede sergileriz. Bu örnekle kulüplerimiz de Şampiyonlar Ligi Kupası sahibi olabilir, bak bu da şimdi aklıma geldi. Oley be!

Veya atıyorum... Bu Batılı ülkeler bizi bazı yasalarımız, yasaklarımız, uygulamalarımız nedeniyle eleştirip duruyor ya...

Basarız biz de bir Kanada, İsveç, Finlandiya vb tarzı en demokratiğinden anayasa kitapçığı soran olursa “Al oku bakayım şu kitapçığı kim antidemokratik, seni zibidi?!” diyerek önüne fırlatıveririz.

Petrol mü? Bas zifti suya al sana petrol; başın ağrımaz.

Sanat mı dedin? Müze mi dedin? Aslan gibi sanatçılarımız var be bizim!

Bir Caravaggio, bir Picasso, bir Renoir çiziktiremezler mi? Gelsin Louvre’un, Hermitage’ın, Prado’nun yönetim kurulları kapısında yalanıp dursunlar sonra...

Apple’ın değeri 1 trilyon dolar olmuş... Merdivenaltı Holding’in önünü açalım, aynı telefonun, bilgisayarın hem de yanar dönerlisini yaparlar be!

Muhtaç olduğumuz kudret belli ki Yıldız Tilbe’de var ama biz onu küstürüyoruz.

Ah Türkiye ah!

 

X