"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Geldiniz mi Paul Abi’nin sözüne?

PAUL Lafargue der ki: “(İşçi sınıfı) Doğal içgüdülerine dönmeli, burjuva devriminin metafizikçi savunucularının hazırladığı veremli İnsan Hakları’ndan binlerce kere daha kutsal olan Tembellik Hakkı’nı ilan etmeli, günde üç saatten çok çalışmamaya kendini zorlamalı, günün ve gecenin geri kalan saatlerinde tembellik etmeli ve tıka basa yemeli.”

Paul Lafargue’ı tanımayanlar için Karl Marx’ın damadı (kızı Laura ile evliydi) ve yukarıda alıntı yaptığım ‘Tembellik Hakkı’* adlı sosyalist klasiğin yazarı olduğunu not düşelim.

Kitabı dilimize kazandıran rahmetli Vedat Günyol’un not düştüğü gibi “Lafargue çalışmaya değil, insanı insanlıktan çıkaran aşırı çalışmaya karşı mücadele ediyordu...”

Lafargue’ın eserini yayınladığı 19’uncu yüzyılda Fransa’da günlük mesainin 17 saate ulaştığı düşünülürse mücadelenin haklılığı da ortaya çıkıyor.

“70 yaşını aşıp, kendisine ve başkalarına yük olacak duruma düşmemek için” 69 yaşındayken eşiyle birlikte hayatına son veren Lafargue, 1911’de veda mektubunu “45 yıldan beri kendimi adadığım davanın, yakın bir gelecekte başarıya ulaşacağından emin olmanın büyük sevinciyle ölüyorum” diye noktalıyordu.

Paul Lafargue’ın davasının ne derece başarıya ulaştığı tartışmasını bir kenara bırakalım ama...

Dün Hürriyet’te “Rusya haftada 4 gün çalışma sistemine geçmeye hazırlanıyor” başlığıyla yayınlanan haberi okuyunca, “Yavaş yavaş da olsa lafına geliyorlar Paul Abi” dedim kendi kendime...

Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev, 2 ay önce ilk işaret fişeğini çakmış ve çalışanların dünya çapında mustarip olduğu “tükenmişlik ve aşırı yorgunluk sendromundan” kurtarmak için yakın gelecekte haftada 4 gün çalışma sistemine geçilebileceğini belirtmişti.

Dünkü haberden öğrendiğimiz kadarıyla çalışanların ücretlerini koruyarak, kademeli şekilde geçilmesi planlanan yeni sistemin işsizliği de azaltması öngörülüyor.

Bu fikir, bu uygulama durup dururken ortaya çıkmış değil elbette. Rusya, “büyük ekonomiler liginde” en uzun süre mesai yapılan ancak en düşük verimlilik elde eden ülkeler arasında.

2017’de Ruslar yılda ortalama 1980 saatlerini çalışarak geçirmişti ki onlardan beter vaziyette olanlar da vardı: Meksika, Kosta Rika, Güney Kore ve Yunanistan...

Uzun mesai, çok çalışmak yüksek verim sağlamıyor, tam aksine stres ve yorgunluk çalışanları fiziksel ve ruhsal açıdan tükettiği için verim düşüyor.

Almanya OECD ülkeleri içinde mesaiye en az süre harcayan memleket. Yıllık ortalama 1363 saat çalışıyor Almanlar. Buna karşılık yılda ortalama 1676 saat çalışılan Büyük Britanya’ya göre verimlilikleri yüzde 27 oranında fazla...

Rusya’nın uygulamaya hazırlandığı “4 gün iş, 3 gün tatil” planını daha önce Google, Amazon ve Deloitte gibi devler ve bazı Japon şirketleri de denedi ki malumunuz Japonya’da 2015-2016’da aşırı çalışmaktan 1456 kişi hayatını kaybetmişti. “Aşırı çalışmaktan ölmenin” Japoncada bir adı bile var: Karoşi...

4 gün çalışınca oluyor mu peki? Çok da güzel oluyor!

Yeni Zelanda’da 240 çalışanı ve 16 ofisi bulunan bir şirket geçtiğimiz yıl “4 gün iş, 3 gün tatil” uygulamasını 8 hafta süreyle denedi.

Ücret kesintisi yaşamadan 4 gün çalışmaya başlayan işçilerin görevlerine, şirketlerine bağlılıklarının arttığı, morallerinin yükseldiği gözlenirken verimlilikte de düşüş olmaması üzerine şirket uygulamaya devam etmeyi gündemine aldı.

“Türkiye’de durum nedir?” diye soracak olursanız, haftalık yasal çalışma süresi 45 saat fakat araştırmalar yüzde 43’ümüzün 50 saat ve üzerinde çalıştığını ortaya koyuyor. Türkiye’nin yıllık çalışma süresi 1855 saat ve OECD’de bu alanda “karnesi bozuk” ülkelerden...

Rusya’daki uygulama başarılı olur mu, örnek teşkil eder mi, bizim de yüzümüz bir gün güler mi bilemiyoruz şimdilik.

Konuyu ve yazıyı yine Paul Lafargue’ın sözleriyle bağlayalım...

‘Tembellik Hakkı’, şu cümleyle sona erer: “Ey tembellik, uzun süren sefilliğimize acı! Ey sanatların ve soylu erdemlerin anası tembellik, insan kaygılarına merhem ol!”

 

(*) Tembellik Hakkı, Paul Lafargue, Çev: Vedat Günyol, Telos, 1991.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI