"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Ders: Milli Eğitim Konu: Karanlıklar Prensi

ORTAOKUL ve lise yıllarımda okula özgürce giyinerek gidebileceğim söylenseydi ya basketbol formamla, ya Che beresi ve parkayla ya da Ozzy gibi girerdim derslere.

Ozzy Osbourne: Heavy metal müziğin efsane ismi, mümtaz şahsiyet, karanlıklar prensi...
Bu da şu anlama geliyor: Uzun saç, manasız bakış, tepeden tırnağa pelerinden tokaya simsiyah giyinmece...
Okulda olmadığım zamanlar zaten yukarıda saydığım modeller gibi gözükmeye çalışan (saç hariç) bir tiptim.
Ergenlik başımda duman, ilk aşkım ilk heyecan günleri.
Benim için gençlik heyecanı ve hevesini, kendini ifade etme özgürlüğünün nefesini yansıtan isimler/modeller/tipler bunlardı.

*

Mesela eminim Deve Güngör hayranı olduğu James Dean gibi giyinirdi.
Ayşe’nin tercihi Grease’deki Olivia Newton John ile Gülşen Bubikoğlu arasında gider gelirdi.
Sıra arkadaşlarımdan Ümit muhakkak Fener atkısı, forması ve kukuletasıyla girmek isterdi sınıfa.
İyi, güzel...
Başbakan Davutoğlu, ortaöğretimde başörtüsünü serbest bırakan kararı savunurken “özgürce karar verme/giyinme hakkı” üzerinde durdu.
“Kararlarını talimat üzerine almaya alışkın gençler olurlar sonra” dedi.
Aslında kendi seçtiği kelimelerle aktarmak gerekirse şunları söyledi:
“Gerçek şahsiyet, özgürlük fikri ortaöğretimde oluşur. En kritik dönem ortaöğretim dönemidir.
O dönemde gençlere kendi kıyafetini, kendi düşüncesini seçme hakkı vermezseniz daha sonraki dönemde başka talimatlar bekleyen gençler yetiştirirsiniz.”

*

Breh, breh; harika, kalem getirin altına imza atacağım!
Bunun “Çarşı karışmışken seçmenine hava atmak” amaçlı olmadığına inanmam için...
Özgürlükler bahsinde sadece başörtüsüne serbesti getirme operasyonu olmadığına ikna olmam için...
“Hem karpuzum kesilmesin, hem ağzım tatlansın” tavrıyla diğer özgürlüklere kapalı olmayacaklarına güvenmem için...
Ahmet Davutoğlu’nun lafının ağırlığına tam not vermem için...
Şu soruyu cevaplaması gerekiyor hepimizin abisi/ablası ‘Milli Eğitim’in: “Hocam, Che tişörtü veya Ozzy’nin yarasa peleriniyle de girebilir miyim mesela derslere?”
Eğer beni bu kılıkta sınıf kapısında görünce “Toplumsal değerlere, milli hislere, manevi dengelere ve açıkçası bana ters giydiklerin çocuğum...” demeyeceksen güzel.
Yok eğer “Hassas ayarlarımla oynadın çocuk, özgürlük dedik punk oldun çocuk” diyeceksen “Özgürlük palavrası sıkan yalancı pehlivan” gözüyle bakarım sana...

*

Ayrımcı, ırkçı vb çağrışım yapmadığı sürece dileyen dilediği giysin, giyinsin, giydirilsin elbette.
Ama benim turnusol kâğıdım, okula bir sabah Lady Gaga gibi gitmek isteyen çocuk veya abarttın derseniz, yarasa pelerini giyen karanlıklar prensi çocuk olacaktır.
Bakalım gerçekten özgürlükçü müyüz, yalancı pehlivan mıyız?

X