"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Bir kulp bulabilseler Suruç’a...

BİR kulp bulabilseler takacaklar...
Henüz kanı kurumamış gencecik insanların ardından “Çok üzüldüm, lanetliyorum, kınıyorum”ları âdettendir diyerek sıraladıktan sonra ağızlarında, makalelerinde “Ama...” diye başlayan cümleler büyütüyorlar.
Bir fırsatını bulsalar katliama giden yolun taşlarını döşemiş olanları maktul, canını kaybedenleri katil diye tanıtacaklar.
Sabırsızca tur atıyorlar ölü gençlerin tabutları etrafında; bir bağlantı, bir ipucu, bir kanıt, şüpheleri kaşıyacak, kaşları kaldıracak bir işaret arıyorlar...


*


Açıktan “O ölenler var ya gerilla olmaya gidiyordu zaten...” diyemiyorlar, diyemeyeceklerini de biliyorlar.
Biliyorlar...
Tarihte hiçbir “gerilla grubu”, oyuncak, kitap, bebek bezi vb yüküyle ilerlememiştir, ilerlemez.
Biliyorlar...
Tarihte hiçbir “gerilla grubu”, çıkacağı yolu, otobüslerin kalkacağı yeri ve zamanı, yolda nerelerde konaklayacaklarını duyurarak yola çıkmamıştır, çıkmaz.
Hâsıl-ı kelâm; o çocukların masum olduklarını biliyorlar ama işlerine uymuyor, uyduramıyorlar.


*


İçinde gezdirdiği o rezil “Oh olsun!”u açıktan ifade edebilen az...
Sosyal medyadaki nefret yüklü, IŞİD ağzıyla yazılan iğrenç mesajları geçiyorum.
O iğrençliğin terbiye edilmişi veya terbiyeli efekti verilmişi “Ama onların ne işi vardı orada?” diye konuşuyor, yazıyor.
Topluma katliamın ardındakileri gösteren robot resimde hık deyicisi olduğu zihniyeti ve “sevdiceklerini” görmek ihtimali ayarını bozuyor.
“Şu örgütün, şu legal partisinin, şu derneğinin, şu yayın organındaaaa... Ölenlerden birinin mektup arkadaşının kuzeninin davul çalarken resmi yayınlanmış; şok şok şok!” hesabına girişenleri bile gördük çok şükür...


*


AKP İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner aynı zamanda partisinin etkin medya elemanlarından.
Salı akşamı 24’te akşam haberlerinde “şahin olmuş uçarken” gördüm kendisini.
“Otoriteyi tesis edemediğimiz bir dönemdeyiz” dedi mesela.
“N’olacak bu sınırların hali?” diye çıkıştı mesela.
“Evet, ben (Güneydoğu’da) güvenlikçi politikaları savunuyorum kardeşim!” diye heyheylendi mesela.
Enteresan vallahi; kim yönetiyordu ki memleketi?
Valla ben sormam ama “Son 12 yıldır memleketi ‘Plajda Çılgın Danslar Partisi (PÇDP)’ yönetmiyordu herhalde Metiner?” diye soran çıkacaktır herhalde!


*


Metiner sözü bir ara Suruç’a da getirdi.
Şunları söyledi:
“...Türkiye’nin sosyalist derneklerinin, bilmem öğrencileri; o da illegal bir örgütün uzantısı.
Orada toplanıyorlar, gidiyorlar, Kobani’yi inşa edecekler.
Sınırdan geçiyorlar, gidiyorlar, geliyorlar...
...Yani Kobani şey yolu oldu ya... Yani Kâbe gibi, hac yoluna dönüştürüldü.
Nasıl izin verilebilir? Hâlâ niye sınırda bir güvenlik kuşağı oluşturulabilmiş değil.
Kobani’ye bu kadar gidiş gelişlere izin vermek neden? Ben bunu anlayabilmiş değilim...”
Söylememe gerek yok herhalde.
Mehmet Metiner elbette saldırıyı kınadı, lanetledi...

X