Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ankara'nın arka yüzü

Ankara deyince aklımıza siyaset geliyor; bürokrasi, koltuk, makam geliyor.

Ankara deyince koşuşturmalar, tartışmalar, partilerin grup toplantıları, trafik sıkışıklığı, taksit hesapları, maaş artışları, yapay ilişkiler geliyor aklımıza.
Ankara’yı devlet dairelerinden ve koridorlarında dolaşan takım elbiseli, kravatlı kişilerden ibaret sanıyoruz.

* * *

Oysa Ankara’nın bir de arka yüzü, görünmeyen yüzü var.
Hatta bir değil, yığınla, her “meşrebe” göre bir arka yüzü var.
Bunlardan bazıları belki daha huzurlu, daha sevimli, daha üretken, daha derinlikli, daha kalıcı, daha “cazip”.
Ama Ankara’nın görünen yüzü o kadar parıltılı, albenili, o kadar dünyevi ki; bu huzurlu, derinlikli ve üretken arka yüzünün üzerini örtüyor.

EDEBİYAT ORTAMI DERGİSİ

Edebiyat Ortamı Dergisi, çoğunluğu yazarlardan oluşan davetliler için iftar yemeği verdi.
Ev sahipleri Edebiyat Ortamı’nın Genel Yayın Yönetmeni şair-yazar Mustafa Aydoğan ile derginin sahibi Avukat M. Ali Bulut’tu.
Edebiyat Ortamı bir yandan tanınan, bilinen, okunan, izlenen yazar ve şairlerin ürünlerine yer verirken; bir yandan da geleceğin yazarlarını yetiştirme gayreti içinde.
Mustafa Aydoğan Edebiyat Ortamı’nı kısa sürede saygın, prestij sanat dergileri arasına kattı.
Derginin sahibi M. Ali Bulut ise bir sanat, edebiyat dostu; bir gönül insanı.
Eski milletvekili ve avukat olan M. Ali Bulut gösterişsiz, kibirsiz, çıkarsız bir şekilde arkasında duruyor sanatçıların. Bir toplum hizmeti olarak bütün imkânlarıyla Edebiyat Ortamı Dergisi’ni ve yayınlanan kitapları destekliyor.
M. Ali Bulut dünyanın en anlamlı, en kalıcı eylemine destek vererek belki çok az kişinin başardığını başarıyor; belki çok az kişiye nasip olan fedakârlık örneğini sergiliyor.

ANKARA’DAKİ YAZARLAR BİRARAYA GELDİ

İftarda kimler yoktu ki…
Tanınmış yazarların çoğu aynı masada buluşma, konuşma; aynı iklimi soluma imkânı buldular.
Düşünce dünyamızın önde gelen ve birçok yazar yetiştiren isimleri Nuri Pakdil ve Rasim Özdenören başta olmak üzere Sadık Yalsızuçanlar, Ali Karaçalı, Atıf Bedir, İrfan Çevik, İhsan Solmaz, Hayriye Ünal, Ali Sali, Gökhan Özcan, Ferzende Kaya, Mustafa Tatcı, Necip Evlice, Ragıp Karcı oradaydılar.
Sanat, edebiyat dostu bazı politikacılar, bürokratlar, iş adamları da gelmişlerdi Edebiyat Ortamı Dergisi’nin iftar yemeğine.

HER YER TIKLIM TIKLIM

Ankara’nın birçok arka yüzü var dedik.
Ramazan ayında iftar sonrası sohbetleri var örneğin; geç vakitlere kadar süren, doyumsuz.
Bundan çoğu kişinin haberi bile yok.

* * *

İftardan sonra yakın dostlarım Ali Karaçalı, Ömer Faruk Ergezen ve Zeki Sayılır’la kalktık, “Sakin bir yerde kahve içelim.” diye ayrıldık.
Çukurambar’daki meşhur pastanelerden birine girdiğimizde âdeta bir ana-baba günüyle karşılaştık.
Gelenler, gidenler, oturmak için yer bulmaya çalışanlar; yaşlılar, gençler, çocuklar, aileler, arkadaş grupları derken adım atacak yer kalmamıştı.
“Burada özel bir durum var herhalde.” diye düşündük ve daha sakin olacağını umarak hemen karşıdaki pastaneye geçtik.
Manzara aynıydı.
“Kahve içmekten vazgeçelim, dağılalım bari.” diye konuşurken son bir hamleyle üst katlarda bir köşede bir masa kaptık.

* * *

Ankara’nın arka yüzleri tıklım tıklım.
Birileri için çok önemli görünen bir konu bir başkasının umurunda bile değil.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI