"Jale Özgentürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Jale Özgentürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Jale Özgentürk

En heyecanlı seçim İzmir’de

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin 365 odasında seçim var ancak İzmir’de genel seçimi andıran bir atmosfer yaşanıyor. 25 yıldır başkanlık yapan Ekrem Demirtaş’a karşı eski Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener’in aday olması rekabet yarattı. Demirtaş’ın dezavantajı uzun süreli başkanlığı, Özgener’in ise AK Parti’ye yakınlığı.

İş dünyasının önemli kurumlarının bugünlerde tek gündem maddesi var,  nisan ayında başlayacak seçim süreci...

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) 81 ildeki 365 odasına üye 1 milyona yakın iş insanı, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 50 bine yakın üyesi, yeni yönetim kurullarını ve başkanlarını belirleyecek seçimlere hazırlanıyor.

TİM’de iki dönem kuralı nedeniyle 60 ihracatçı birliğinden 43’ünün başkanının değişecek olması, ihracatçılar arasındaki heyecanı daha da arttırıyor. TİM’de İsmail Gülle, Hikmet Tanrıverdi ve Tahsin Öztiryaki isimleri konuşuluyor. Ancak 43 birlikteki değişim nedeniyle Gülle dışında eğilimini ortaya net koyan yok.

TOBB’da ise durumu önceki gün Ankara büromuzdan Hacer Boyacıoğlu çok detaylı biçimde ortaya serdi. Oda ve borsalarda rekabet yoğun.

En heyecanlı seçim İzmir’de

Ancak bu yarışta en ilgi çekici rekabet İzmir Ticaret Odası’nda (İZTO) yaşanıyor. 1992’den beri İzmir Ticaret Odası Başkanlığı’nı sürdüren Ekrem Demirtaş’ın karşısına eski Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener rakip olarak çıkınca, İzmir’de seçim yarışı adeta bir genel seçim havasına bürünmüş durumda...

Mahmut Özgener, tütün üreticisi bir aileye mensup. İzmir’in geleneksel ihraç ürünlerinden biri olan tütünde 25 yıl ihracatçılar birliği başkanlığı yapan Esin Özgener’in oğlu. Dedesi ise İzmir’de 10 yıl belediye başkanlığı yapan ünlü siyasetçi Asfalt Osman yani Osman Kibar. Kendisi siyasetten uzak durmaya çalışsa da, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı döneminden beri adı hep AK Parti’yle anılıyor.

Demirtaş ise 25 yıldır çıkan tüm rakiplerini geride bırakmayı bilmiş bir başkan. İzmir’den, sonradan başarısız olsa da İzair, Efe Rakı gibi yeni markalar çıkabileceğini kanıtlayan, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin kurulmasını sağlayan önemli bir işadamı.

Konuştuğum İzmirliler, Demirtaş’ın 25 yıldır başkan olması nedeniyle taze bir kana ihtiyaç olduğunu düşündüklerini ancak Özgener’in adaylığında Ankara’nın elinin olma iddiasının kendilerini rahatsız ettiğini söylüyor.

Demirtaş henüz ne adaylığını açıkladı, ne de aday olmuyorum dedi. Sesini çıkarmayarak, doğal aday olduğunu ima ettiği dillendiriliyor.

55 bin üyeli İZTO’da yeni aday çıkar mı? Bu sorunun yanıtı ise FETÖ soruşturmalarında odadan ayıklanan işadamlarının yerine seçilecek meclis üyelerine bağlı görünüyor.

İTO’DA KALSIN MI AVDAGİÇ Mİ

İstanbul Ticaret Odası (İTO) da hareketli odalardan biri. İbrahim Çağlar’ın yakın arkadaşı olan Murat Kalsın’ın, MÜSİAD’ın eğilim yoklamasından çıkan adayı Şekip Avdagiç’e karşı aday olacağı biliniyordu. Aldığım bilgilere göre Kalsın, hala Çağlar’ın projelerini gerçekleştirmek için aday. Ancak sert bir rekabete girmeyi düşünmüyor. Üyelerden yoğun talep olduğu için aday olmak istediğini söyleyen Kalsın’ın yine de istişare ederek adaylığını açıklayacağı belirtiliyor. İstişarenin adresi ise MÜSİAD’ın başta Erol Yarar olmak üzere aksakallıları olacak gibi görünüyor.

Seçimlerde bir ilginç nokta daha var. Tüm odalar seçim günlerini belirleyip hazırlıklarını sürdürüyor. Ancak Bakanlar Kurulu kararı ile seçimlerin ertelenme ihtimali hala masada. Büyük bir kentin sanayi odası başkanının “Her şey olabilir, ertelenirse şaşırmam” sözleri de bunu gösteriyor.

Bu arada 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken TOBB ve TİM’deki adaylık yarışında kadınlar için nasıl bir fotoğraf çıkacağını da merakla bekliyoruz.

KENDİ HAPİSTE, İSMİ BÜYÜYOR!
MARKA yaratırken kendi ismini kullanmak doğru mu değil mi? Bu soruya kuşkusuz yerli yabancı çok sayıda başarılı örnekle yanıt vermek mümkün...

Bir markaya kendi ismini vermek önemli bir taahhütte bulunmak demek. Yani iddialı ve sorumluluğu büyük bir iş.

Ben ilginç bir örnekten söz etmek istiyorum bugün. Gaziantepli Güllü ailesi baklava denilince ilk akla gelen ailelerden biri. Tarihi 1800’lere kadar uzanıyor. Babaları Mustafa Güllü’nün ölümünden sonra üç kardeş Nadir, Faruk ve Nejat birbirinden koparak farklı bir yolculuğa çıktı. Nadir Güllü, bugün Karaköy Güllüoğlu markasıyla dünyada tanınan bir baklavacı oldu. Tek şubeden vazgeçmedi.

Güllüoğlu markasını Nejat kullanırken, Faruk Güllü ise kendi ismini markası olarak seçti.

Zincir mağazalarla büyümeye başlayan Faruk Güllüoğlu, 2016’da FETÖ’ye finansman sağladığı iddiasıyla tutuklandı. Bir süredir hapiste olan Faruk Güllüoğlu’nun şirketi de ocak ayında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na geçti.

İlk günler hileli satış ve suçlamalar nedeniyle bayiliklerin iptal edilmeye başlandığı marka, sonradan TMSF’nin atadığı kayyum yönetimiyle bu dönemde atağa geçti.

Son zamanlarda yeni şubeler açılıyor, yeni imalat merkezleri oluşturuluyor. Mağaza sayısı da 71’e yaklaştı. TMSF yönetimi markanın büyüyeceğini ve yeni mağazalar açılacağını da belirtiyor. Piyasadan aldığım bilgilere göre çalışanlar memnun, maaşlarını alıyor, Tedarikçi de memnun, paralarını tahsil edebiliyor. Şirket eskisinden daha sağlam adımlarla ilerlerken mahkeme sonuçlanmadan şirketin satılması da düşünülmüyor.

Yani Faruk Güllüoğlu içerdeyken, markası da ismi de büyüyor!

X