"Jale Özgentürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Jale Özgentürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Jale Özgentürk

Asker krizi ‘İş Forumu’nu vurdu

Türkiye sınırını geçen iki Yunan askerinin yakalanması, ticari ilişkileri de etkilemeye başladı. DEİK tarafından 15-16 Mart tarihlerinde Gümülcine’de yapılması beklenen ve Türk-Yunan işinsanlarının katılacağı “İşForumu” ertelendi.

YUNANİSTAN ile Türkiye arasında uzun süredir bir dargın bir barışık ilişkiler yaşanıyor. Kimi zaman Kardak Krizi patlıyor, kimi zaman bir açıklama bomba gibi düşüyor ilişkilerin üstüne. Oysa turizm ve ekonomide son 10 yılda karşılıklı hızla gelişen fırsatlar doğuyor, yatırımlar yapılıyordu. Örneğin Doğuş, Koç, Polat gibi büyük gruplar bu ülkede önemli yatırımlara imza atmış, küçük ve orta ölçekli işletmeler de iş fırsatları yakalamıştı.

KARAR ERDOĞAN’DAN SONRA

Son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aralık ayındaki Atina ve Gümülcine seyahatinden sonra Dış Ekonomik İlişkileri Kurulu’nun (DEİK) Türkiye Yunanistan İş Konseyi iki tarafın işinsanlarını bir araya getirmeye karar verdi.

İş forumu 15-16 Mart’ta Gümülcine’de yapılacaktı. Türkiye Yunanistan İş Konseyi Başkanı Levent Ahmet ve Gümülcine Batı Trakya İşadamları Derneği ve Keşanlı Yönetici ve İşadamları Derneği Başkanı Ahmet Eler’in ev sahipliğinde gerçekleşecek toplantının konukları arasında Devlet eski Bakanlarından, işinsanı Cavit Çağlar, Doğtaş’ın sahibi Davut Doğan, Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Sinan Öncel, Türkiye Çin İş Konseyi Başkanı Murat Kolbaşı ve Zeynel Abidin Erdem vardı. Yunanlı konuklar arasında ise önemli grupların sahip ve yöneticileri George Alex Milanos, Antonis Siarkos, Athanassios Savvakis yer alıyordu.

İLİŞKİLER GERİLDİ

Ancak geçen günlerde iki askerin sınırda yakalanması üzerine ilişkiler yeniden gerildi. Bunun üzerine toplantının bu ortamda yapılmasının doğru olmayacağını düşünen iki tarafın işinsanları ortak bir kararla forumu ileri bir tarihe ertelediler.

Batı Trakya’nın eski Türk milletvekillerinden Sadık Ahmet’in oğlu olan Levent Ahmet, siyasi ilişkilerin gerilimli olmasının ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirtiyor. İki ülke arasında sıcak ilişkilerin olduğu dönemde ekonominin canlandığını ve dış ticaret hacminin 5 milyar dolara kadar çıktığını söyleyen Ahmet, geçen yıl ise bu rakamın 3 milyar dolara gerilediğini anlatıyor. Ahmet’e göre potansiyel yüksek ve hedef 7.5 milyar dolar.

Asker krizi  ‘İş Forumu’nu vurduÇAĞLAR KRİZİ ÇÖZER Mİ?

KEŞANLI Yönetici ve İşadamları Derneği Başkanı Ahmet Eler de Türkiye’den çok etkin işinsanlarının katılacağı toplantının ertelenmek zorunda kalmasının üzücü olduğunu belirtiyor. Eler, tansiyonun düşmesini beklediklerini söyleyerek, “Amacımız daha çok Türk markasının özellikle 150 bine yakın soydaşımızın yaşadığı bölgede yer alması” diyor. Konuklardan en ilginç isim ise Cavit Çağlar. Türkiye Rusya arasındaki krizi bitiren isim olarak tarihe geçen Çağlar, Türkiye ile Yunanistan arasındaki krizin çözümüne de katkı sağlar mı? Kökeni Gümülcine’ye dayanan Çağlar’ın bunu başarmaması için bir neden yok gibi!

TMSF BAŞKANI GÜLAL HÜRRİYET’E KONUŞTU

DUMANKAYA VE Fİ YAPI’YA ALMANLAR TALİP

TASARRUF Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yönetimini yaptığı 49 milyar TL aktif büyüklüğe sahip 985 firma ile bugün Türkiye’nin en büyük holdingi. FETÖ üyesi olduğu iddiası ile kayyım atanan firmalarda basiretli bir tüccar gibi davrandıklarını söyleyen Başkan Muhiddin Gülal, amaçlarını milli servet olarak gördükleri bu şirketleri büyüterek istihdamı korumak ve arttırmak olarak açıklıyor. 985 firma içinde en zorlandıkları grubu Gaziantepli Naksan olarak açıklayan Gülal, kendisine en üzüntü veren şirketleri ise mağdur sayısı 4 binleri bulan Dumankaya ve Fi Yapı olarak sıralıyor.

Asker krizi  ‘İş Forumu’nu vurduSAYI HER GÜN DEĞİŞİYOR

TMSF Başkanlığı görevine 8 ay önce geldiniz. Bu süreç nasıl geçti?

- 8 ay 8 gün gibi geçti. Başladığımda bine yakın şirket vardı. Bugün sayı 985. Bazıları iade edildi. Her gün değişiyor sayı. Mahkemelerin vereceği kararlara göre de yol haritamızı çiziyoruz. İçlerinde çok büyük, güzel şirketler var. Örneğin Nazilli’deki Uğur Soğutma, Boydak gibi. Bu şirketlerin sadece bölgeleri değil Türkiye için değerleri var. Biz bu şirketleri büyütelim, mahkemeler iade edilmesini isterse üç aldık beş yaptık diyerek teslim ederiz. Türkiye darbe teşebbüsü ile önemli bir travma yaşadı, ağır bedeller ödedik. Bu olağanüstü bir dönem olarak görülmeli.

Bu şirketlerin büyüklükleri ne şu anda?

- 985 şirketin toplam aktif büyüklüğü devir tarihinde 44.7 milyar TL, özkaynakları 18.9 milyar TL idi. 31 Aralık itibari ile aktif büyüklükleri 49.3, özkaynakları 19.8 ciroları ise 26.5 milyar TL oldu. Çalışan sayısı da 47 binden 48 bin 700’e çıktı. Naksan Grubu’nun çok güzel iki tesisi var. Plastik ve Royal Halı. Kapasite arttırımı ile istihdamı arttırdık. Yaklaşık 2 bin yeni istihdam sağladık. Geçen gün Güllüoğlu’na yeni bir tesis açtık. Sonuçta gıda üretiyoruz. Hijyenik olmak zorunda. Şimdi içimiz daha rahat.

Şirketlerin patronları hapiste ama şirketler büyüyor. Yeni yatırımlar yapılıyor. Nasıl karşılanıyor bu. FETÖ şirketleri bunlar diye eleştiren var mı?

- Elbette eleştiren var. Niye FETÖ şirketlerini büyütüyorsunuz diye. Ancak bu şirketlerin yaşaması lazım. Bu şirketler milli servet. Bugün 48 bine yakın insan çalışıyor. İstihdama katkı sağlamaya devam etmeleri lazım. Bizim görevimiz bu.

MAĞDURLARI DİNLİYORUM

Dumankaya ve Fi Yapı yüzünden trajediler yaşanıyor. Mağdur olanlar çok fazla. Nedir stratejiniz?

- Evet, bu şirketlerde mağdur kişi sayısı fazla. İkisini topladığımızda 4 binin üzerinde. Konut borcunun tamamını, ödeyenler yarısını ödeyenler var. Bir şekilde dairelerini bekleyen insanlar var. Bizim konsantrasyonumuz da orada. Üç dört aydır nasıl bir çözüm getiririz diye uğraşıyoruz. İnşallah bu sorun için de güzel şeyler olacak. Görüşme aşamasındayız. Mutabakat zaptı imzaladık. Gizlilik anlaşmamız var. Bir yabancı firma ilgileniyor.

İlgilenen firma Körfez’den mi?

Hayır Avrupa’dan. Almanya’dan kuvvetli bir inşaat firması. Türk ortaklı değil. Bir şekilde Türkiye pazarına girmek istiyorlar. Dumankaya ve Fi Yapı problemini çözmenin prestij yaratacağına inanıyorlar ve böylece bu pazara girmek istiyorlar. İyi bir noktadayız.

Bu iki şirketin cazip bir tarafı var mı?

Her ikisinin de 200’er milyon TL’ye ihtiyacı var. Fi Yapı’nın bunu karşılayacak bir varlığı var. Bir adası ‘Garip Ada’ var Dikili’de. Özel turizm alanı imarlı bir ada. Dumankaya’da da 200 milyon TL’ye ihtiyaç var. Varlıkları bunun yarısını karşılıyor. Alman grupla aradaki bu farkı kapatacağız.

Hak sahipleri evlerini alabilecekler mi?

Bütün uğraşımız bu mağduriyeti gidermek. Giderebilirsek kendi adımıza çok güzel bir iş yapmış olacağız. Hak sahipleri ile çok görüştüm, çok dinledim. Ama olağanüstü bir dönem bu, öyle bakmak lazım. Ama o mağduriyetleri gidermek istiyorum.

323 KAYYIM VAR

Bu kadar şirkete kayyım bulmak zor olmadı mı?

- 323 kayyım var. Bunların içerisinde valilerimiz, kaymakamlarımız, eski vekillerimiz var. Ağırlıklı olarak da TMSF çalışanlarımız var. Bugün katları dolaşsanız bina terkedilmiş gibi, çünkü arkadaşların hepsi sağda solda.

TMSF’de çalışan personel ya da bürokratın şirket yönetmede ne kadar yetkinliği olabilir?

- TMSF 2003’ten bu yana şirket yönetiyor zaten. Bu manada TMSF’de çok ciddi bir know how var, ciddi bir tecrübe var. Bu süreçte de arkadaşlarımın tecrübesi şirketlere yansıdı. Şirketlerin ciroları arttı, karlılık olarak büyüdüler. Ben özellikle her firmada TMSF’den bir iki uzman seviyesinde arkadaş olsun istedim. Şirketlere hakim olmak açısından. Bu da başarılı oldu. Benim yüze yakın personelim kayyımlık yapıyor şu an.

İlk günlerde nasıl sorunlar yaşadınız?

- Bize geçtiği andan itibaren tabii ki FETÖ bağlantılı oldukları için ciddi bir imaj sorunu yaşadık. Tedarikçiler mal vermemeye başladı. Alıcılar korkudan alımı kesti. Biz o süreçte hızlı bir şekilde artık bu şirketlerin FETÖ şirketi olmadığını, TMSF’nin yönetiminde ve denetiminde, devlet desteğinde olduğunu ifade ettik. Tabii şirketler toparlanmaya başladılar. Bu süreçte inanın eski patronlar da iyi ki şirketlerimiz TMSF’ye geçti dediler. Bu şirketler TMSF yönetiminde olmasalardı ekonomik durumları tehlike arz edecek 200-250 firma zora girecekti.

320 FİRMA TASFİYE EDİLECEK

Zora düşüp kapanan firma oldu mu?

- Bu firmalar içinde 320 gayri faal firma var. Önceden de gayri faaldi. Biz şimdi bu 320 firmayı tasfiye edelim istiyoruz. Kapatalım, bunların bir ekonomik değeri yok. Farklı maksatlarla kurulmuşlar. Mesela Naksan’ın 51 firması var, faal olan 6 tane. Varlığı da faaliyeti de yok. Bunlarla ilgili tasfiye süreci de başladı.

Mahkemeler uzun sürerse bu şirketlerle ilgili ne yapacaksınız?

- Burada temel kriterimiz firmanın ekonomik devamlılığı ile alakalı. Tehlike sözkonusu ise firmanın satışı gündeme gelebilir, Ama gerek koruma tedbirlerimiz ekonomik tehlike arz eden firmamız yok. Daha çok varlık satışı yapmak sureti ile firmayı destekliyoruz. Adalet Bakanımız Abdülhamit Gül’ün bir beyanı olmuştu. 2018 içerisinde mahkemeler bununla alakalı kararlarını verecek, diye. Biz de bunu bekliyoruz.

X