Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Belçim Bilgin albüm mü çıkarıyor

Hangimiz 90’lara damgasını vuran My Heart Will Go On şarkısını duyunca Titanic filmini hatırlamayız ki?

Daha afişini gördüğümüzde bile çoğumuzun aklına Celine Dion’un o upuzuuuunnn “çığlığı” gelmez mi?
Efsanevi ses Whitney Houston gibi I Will Always Love Youuuu diye az “haykırmadık” hepimiz Bodyguard vizyona girdiğinde.
Neredesin Firuze’nin hikayesini unuttuk belki ama filme ruh katan birbirinden güzel şarkıları hâlâ kulaklarımızda...
Filmler “sesli” hale geldiğinden beri, şüphesiz müzik ve sinema ayrılmaz bir ikili oldu.
Herhangi bir sahneye yerleştirilmiş doğru şarkıyla, o sahnenin etkisinin kat kat arttığını tartışmaya lüzum yok artık.
Özellikle Hollywood’da soundtrack’ler, neredeyse “el ele yürüdükleri” filmler kadar titizlikle hazırlanıyor. Hatta öyle zamanlar oluyor ki, şarkılar filmin önüne bile geçebiliyor.
Son yıllarda “yerli” yapımcılar da “soundtrack”lerin sihrini’ keşfetmiş olacak ki, izlediğimiz pek çok Türk filminin ardından o yapımda terennüm edilen şarkıları bizler de mırıldanır olduk. Hatta çoğumuz sinemadan çıkar çıkmaz hemen müzik marketlerin yolunu tuttu.
Kulağıma gelen haberlere göre 9 Ocak’ta bizi yine bir “çılgın” CD alışverişi bekliyor.
Neden mi?
Çünkü o tarihte başrollerinde Belçim Bilgin, Caner Cindoruk ve Engin Hepileri’nin yer aldığı Çalsın Sazlar vizyona giriyor. İki erkeğin aynı kadına aşık olması gibi “eskimeyen” bir konuyu işleyen filmde, adından da anlaşılacağı üzere pek çok şarkıya yer verilmiş.
Asıl bomba ise şarkıları seslendiren “solistin” Belçim Bilgin Erdoğan olması!
Yanlış okumadınız! Filmde dinleyeceğiniz 11 şarkıyı da Belçim stüdyoya girmiş ve bizzat kendisi seslendirmiş. Anlayacağınız öyle eski Türk filmlerindeki gibi Türkan Şoray’ın dudaklarından Belkıs Özener’in sesinin çıkması durumları yok! Şarkı söyleyemeyen oyuncu devri artık mazide kaldı.
Türkan Şoray demişken, duyduğuma göre Belçim’in saçını, makyajını görenler filmi Sultan’la “ilişkilendirmeye” çalışmışlar ama hiç alakası yok! Sadece senaryonun geçtiği dönemin tarzı araştırılırken pek çok eski dergi karıştırılmış ve meşhur Ses mecmuasında yer alan bir “Şoray karesi” kostümcülerin dikkatini çekmiş. Filmin kostümleri ve makyajı işte o fotoğraftan yola çıkılarak hazırlanmış.
Çalsın Sazlar’ın kamera arkasında, Selamsız Bandosu ve Züğürt Ağa gibi Yeşilçam’ın unutulmaz yapımlarına imza atan usta yönetmen Nesli Çölgeçen’in olması da ayrı bir “lütuf”.
Neyse biz dönelim yine işin “müzikal” kısmına... Belçim’in 11 şarkılık “albümü” filmle birlikte piyasaya çıkacakmış. Hatta aynı günlerde video klibi de müzik kanallarında dönmeye başlayacakmış.
Geçtiğimiz günlerde TEGV’nin organize ettiği gecede sahneye çıkan Belçim’in eline mikrofonun yakıştığına çoğumuz şahit olduk. Eh kız da sahneye yakışıyor! Hâl böyle olunca insanın aklına ister istemez Belçim’in müzik dünyasına transfer olup olmayacağı sorusu geliyor.
Vallahi bu hayatta her şey mümkün!
Bakın Barbra Streisand’a, kadının evinde hem Oscar’ı, hem Tony’si hem de Grammy’si var.
Bu azimle Belçim de “Yerli Streisand” olup Altın Portakal, Afife Jale, üstüne bir de Altın Kelebek müzik ödülü alsa fena mı olur? Olur mu olur!

Belçim Bilgin albüm mü çıkarıyor

Yılın “en”leri

* Yılın Ayarı: Erişime yasaklanan Twitter yüzünden benim gibi teknoloji özürlülerin bile öğrendiği DNS ayarları

* Yılın Beyin Göçü:
En sol şeritten sinyalsiz en sağa direksiyon kırarak sanat dünyasının son yıllardaki en büyük patinajını çeken Yavuz Bingöl

* Yılın Kötü Kedi Şerafettin’i:
30 Mart Yerel Seçim gününde trafoya girerek birçok bölgede oyların “karanlıkta” sayılmasına neden olan kedi

* Yılın En Hızlı Çıkış Yapanı:
Hakkındaki soruşturmanın ardından girdiği cezaevinden ışık hızıyla tahliye olan Reza Zarrab

* Yılın En “İyisin Tabii”si:
Deniz Seki demir parmaklıkların ardında yıllarını geçirmeye hazırlanırken, olaylardan tereyağından kıl çeker gibi sıyrılan Hüsnü Şenlendirici

* Yılın Acıdan En Çok Kazananı:
Senelerce oynadığı filmlerde döktüğü gözyaşlarıyla sanat dünyasının en çok kazanan isimlerinden olan ve şimdi de fast food reklamıyla voleyi vuran acılı “Küçük Emrah”

* Yılın En Seyyar Dizisi:
Kanal D ekranlarında başlayıp, 3-4 hafta sonra sona erdirilen ama bittiği gibi Star’da perde açan Urfalıyım Ezelden

* Yılın En İyi Transferi:
Konsersiz, albümsüz, filmsiz olmasına rağmen, futbolcu eşliğinden magazin dünyasının hakkında en çok haber yapılan yıldızlığına transfer olan Asena Erkin

* Yılın Türk Erkeklerine En Umut Veren Aşk Dedikodusu: Her Türk erkeğinin hayalini süsleyen kadın Adriana Lima’nın adının Acun ile birlikte anılması

* Yılın En Popüler Tatlısı:
Ne pasta bıraktı, ne kabak tatlısı, ne de baklava; bugünlerde yemeyeni dövdükleri Balkan patentli tatlı Triliçe

* Yılın Çevre Düzenlemesi:
Ülke çapında bir fenomen haline gelen Nurella nam-ı diğer Nur Yerlitaş’ın bu Tarz Benim’deki küçük objelerle yaptığı masa düzeni

* Yılın En Tatlı Uykusu:
Yılmaz Güney’in Yol’undan 32 yıl sonra bize tekrar Altın Palmiye kazandıran Nuri Bilge Ceylan’ın Kış Uykusu

* Yılın “Ayrılsak da Beraberiz”i:
Boşanmalarına rağmen hâlâ aynı evde yaşayan Okan Bayülgen ve Şirin Ediger

* Yılın Yüz Karası:
Soma’daki maden ocağında yaşanan trajedi ve ardından izlediklerimiz

Ortaya Karışık

* Bir
Barack Obama’nın geçtiğimiz günlerde Beyaz Saray’daki basın toplantısında sadece kadın gazetecilere soru sorma hakkı vermesi “Acaba Başkan medyadaki erkek hegemonyasını yıkmak için inceden inceye mesaj mı gönderiyor?” tartışmalarına sebep oldu. Toplantıdaki erkek basın mensuplarının surat ifadelerini görenler ise “Galiba bu etkinliğin sponsoru erkek gözyaşları” gibi Tweet’ler atarak durumu ti’ye aldı.

* İki Angelina Jolie ve Brad Pitt çifti çocuklarının internet ve sosyal medyadaki güvenliklerini sağlamak için “siber koruma timi” tutmuşlar. Brangelina’nın çocuklarının dijital faaliyetlerini sırf bu iş için hazırlanmış özel bir ekip izliyormuş. Görünen o ki, Hollywood’un bu iki dev yıldızının çocuklarının korumasız dolaşabilecekleri ne gerçek ne de sanal hiçbir yer kalmamış.

* Üç Prens William ve Kate Middleton yeni yerleştikleri malikanede yarın bir Noel daveti veriyorlarmış. Buraya kadar hava hoş, fakat Kate’in kardeşleri Pippa ve James’in sevgilileri tamamen kraliyet protokolünden oluşan davetli listesinde yokmuş. Kraliyet ailesi kusura bakmasın ama ben olsam “çok da fifi” deyip bu davete icabet etmezdim.

* Dört Kanye West, Kim Kardashian’dan olan 18 aylık kızı North West’e 74 bin dolarlık yılbaşı hediyeleri almış. Hediyeler dediysem, öyle onlarca şey beklemeyin. Kanye kızı için 62 bin dolarlık bir taç, 12 bin dolarlık da oyuncak cip için paraları “bayılmış”. Ee boşuna zenginin malı, züğürdün çenesini yorar dememişler.

* Beş Cirque du Soleil kurulduğundan beri çocukluğumuzun sirkleri neredeyse birer hayal oldu. Buna “Dur” demek isteyen The Big Apple adlı kumpanya, Lincoln Center’da “nostaljik” bir sirk şovuna imza attı. 11 Ocak’a kadar devam edecek gösteri şimdiden New York ahalisinin gözdesi olmuş. Neymiş, istersen bit pazarına nur yağdırmak da
mümkünmüş.

X