Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Önümüzdeki seçimin 7 Haziran’dan 10 farkı

1. HDP değil AK Parti konuşacağız
7 Haziran seçiminin ana teması HDP’nin yüzde 10 barajı geçip geçmeyeceğiydi; bu kez konu AK Parti’nin oylarını arttırıp arttıramayacağı ve tek başına iktidar olup olamayacağı.


2. ‘Seni başkan seçtirmeyeceğiz’
7 Haziran’da muhalefeti, hatta MHP ile HDP’yi bile bir araya getiren tema, AK Parti’nin 330’un üzerinde milletvekili çıkarmasını engelleyip, bu partinin Meclis’te Anayasa’yı tek başına değiştirip başkanlık sistemini getirmesinin önüne geçmekti. Bu kez, AK Parti’nin bile beklentisi 300 milletvekili değil.


3. Muhalefet iktidar olabilir
7 Haziran’da CHP ve MHP’nin iktidar ortağı olması gibi bir beklenti bu iki partinin seçmeninde bile yoktu; temel motivasyon daha çok AK Parti’yi engellemek üzerineydi. Ama 7 Haziran bize gösterdi ki CHP de MHP de pekâlâ iktidar ortağı olabilir, seçmene verdikleri sözlerin bir bölümünü yerine getirebilir. Bu durum iki parti seçmenini farklı motive edecektir.


4. AK Parti tanrılar katından inebilir
7 Haziran öncesinde olduğu gibi bu seçimde de AK Parti’nin seçimi birinci parti olarak bitireceğinden en azılı muhalifleri dahil kimsenin kuşkusu yok. Ancak AK Parti eğer bu seçimde de oy kaybını sürdürür, mesela yüzde 39 ve altına inerse, kurulduğu günden beri bu partinin başının üzerindeki hale de kaybolabilir; yani AK Parti kaderi iktidar olmak olan bir parti değil normal bir parti gibi algılanmaya başlayabilir.


5. Seçim güvenliği sorunu
7 Haziran’da ‘Oy ve Ötesi’ gibi kuruluşlar çok etkin oldu; seçim öncesi anketlerde vatandaşın seçim sonuçlarına güvenmediğine ilişkin yaygın bir algı vardı ama 7 Haziran’da bu anlamda ciddiye alınacak bir seçim hatası veya hile iddiası dile getirilmedi. Daha doğrusu bu çeşit iddiaları soyut birer suçlama olarak sadece AK Parti Güneydoğu’daki sandıklar için dile getirdi ve PKK/KCK’nın tehditle HDP’ye oy topladığını öne sürdü. Ama bu iddialar için resmi şikâyet pek yapılmadı. Buna karşılık bu seçimde, ülkenin büyük şehirleri dahil her yerinde yaşanan terör olayları nedeniyle seçim güvenliği ciddi bir sorun olacak gibi duruyor. Devlet tarafı, PKK/KCK’nın seçmeni tehdit etmesini engellemek bahanesiyle güvenlik güçleriyle devreye girdiğinde bu kez HDP kanadından oyların çalınması ve hile iddiaları ortaya atılacak. Kısacası pek de huzurlu bir seçim yaşamayacağız.


6. Devlet imkânlarıyla seçim kampanyası


7 Haziran’da muhalefetin sık sık dile getirdiği en önemli iddia, AK Parti’nin devlet imkânlarıyla seçim kampanyası yürüttüğü iddiasıydı. Devlet uçakları siyasileri mitinglere taşıyordu çünkü. Bu kez eğer seçime Cumhurbaşkanı tarafından kurulacak ara dönem hükümetiyle gideceksek, bu iddialar da ister istemez azalacaktır.

7. RTÜK’te AK Parti çoğunluğu artık yok
7 Haziran’a giderken dile getirilen önemli itirazlardan biri, AK Parti’nin televizyonlarda diğer partilere göre çok daha fazla gözükmesiydi. Bugün artık RTÜK’te çoğunluk AK Parti’de olmadığı için TV’ler daha dikkatli hareket edecektir.


8. Parası olan düdüğü çalar
Yeniden seçim demek adaylardan partilere kadar herkesin kesenin ağzını açması demek. Bu seçimde, eğer durum değişmezse, 7 Haziran’dan farklı olarak partiler Hazine yardımı da kullanamayacak. Öyle olunca da, şu an kasasında para olan parti reklam kampanyasında bir adım önde olacak. Geçen seçimde CHP ve AK Parti ciddi bütçeler kullandılar. AK Parti, aynı miktarda olmasa da bu seçimde de ciddi para harcayabilir gözükürken CHP’nin durumu biraz daha zor.


9. Kim, ne diyecek


Partiler, ekonomik vaat silahını 7 Haziran’da kullandı; acaba aynı şeyleri bu seçimde de söylerler mi? Söyleseler bile bu seçim siyasi söylemin öne çıkacağı bir seçim olmaya aday. AK Parti, cümleleri ne şekilde kurarsa kursun sonuçta, ‘Ben yoksam istikrar da yok’ diyecek ve tek başına iktidar isteyecektir. Bu bir yerde seçmeni yokluğuyla tehdit etmek anlamına da gelecektir. Buna karşılık muhalefetin de, belki parti ayrımı gözetmeksizin ‘Yenilen pehlivan güreşe doymazmış’ demesi beklenmeli.


10. 2016 bütçesi gecikecek
Bunun seçimle ilgisi yok aslında. Şu an ortada bir hükümet olmadığı ve Meclis de büyük olasılıkla iki haftaya kadar münfesih hale geleceği için 2016 bütçesi diye bir bütçe yapılamayacak. Yeni Meclis kasım sonunda Başkanlık Divanı’nı oluştursa ve büyük bir hızla hükümet kurulsa bile büyük olasılıkla 2016’nın ilk aylarını Türkiye bir ‘geçici bütçe’ ile geçirecek; yani belki memur ve emekli maaşları ödenecek, temel sağlık hizmetleri vs sunulacak ama kamu yatırımları büyük olasılıkla ciddi biçimde yavaşlayacak.

X