Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kore’den hızlı koşuyoruz ama bu hız yetmez

ÖNCE bir hakkı teslim etmek gerek; Birleşmiş Milletler’e bağlı Kalkınma Programı’nın (UNDP) hazırladığı ‘insani gelişmişlik endeksi’nde, son 14 yılda Türkiye’nin endeks puanı Güney Kore’ye göre çok daha hızlı artıyor.

1980 yılında Kore’nin endeks puanı 0.628’ken Türkiye’nin puanı 0.496 imiş. 1990’a varıldığında Kore 0.731’e sıçrarken Türkiye yavaş kalmış, 0.576’ya gelebilmiş. 2000 yılına gelirkenki 10 yıllık dönemde de, Kore daha hızlı sıçramış 0.819’a gelmiş, Türkiye 0.653 olmuş. Ama 2000’den 2013’e Kore’nin artışı hayli sınırlı olabilmiş, 0.891’e gelmiş, Türkiye ise bu dönemde Kore’nin artış hızını (Yüzde 0.65) neredeyse ikiye katlayarak (yüzde 1.16) 0.759’a yükselmiş.
Baktığınızda 1980’den bu yana geçen 34 yılda iki ülke de endeks değerlerine 263 baz puan eklemişler ama Kore bu dönemin ilk 20 yılındaki hızlı sıçramalarıyla bizden bir üst lige çıkmış, biz ise kendi alt ligimizin orta sıralarındayız.
Bu durumun arkasında yatan nedenle ilgili hep verilen bir örnek var. Bugün iki ülke nüfusunun 55-65 yaş aralığına baktığımızda, her iki ülkede de bu yaş aralığındaki nüfusun yüzde 10’unun üniversite mezunu olduğunu görüyoruz. Yani iki ülke 1980’nin hemen öncesinde aynı oranda çocuğunu üniversiteye gönderebiliyormuş.
Ama aradan 30 yıldan fazla zaman geçti. Şimdi iki ülkenin 25-35 yaş nüfusuna baktığımızda Kore’de bu grubun yüzde 65’i üniversite mezunuyken biz aynı yaş grubu çocuklarımızın ancak yüzde 17’sini üniversiteden mezun edebilmişiz.
Bugün biz Kore malı yüksek teknoloji ürünlerini evimize alıyoruz, onlar da iyimser ihtimalle Türkiye’de üretilmiş tekstil ürünlerini kullanıyorlar. Fark bu.
Gelin, dün başladığımız rakamsal kıyaslamaya devam edelim, Güney Kore ile aramızdaki ‘insani gelişmişlik’ farkının alt kırılımlarını görmeye çalışalım...


Farkın büyüğü eğitimde...

KORELİLERİN yüzde 82.9’u hiç değilse ortaokul mezunu. Bizim ise ancak yüzde 49.4’ümüz. (Yani, nüfusumuzun diğer yarısı ortaokul mezunu bile değil!)
Kore’de anaokullarında okullaşma yüzde 118, ilkokullarda okullaşma yüzde 104, ortaokullarda okullaşma yüzde 97 ve liselerde okullaşma yüzde 101. Yani okul çağı nüfusunun tamamı okulda, başka yerde değil.
Türkiye’de ise anaokulunda okullaşma yüzde 29, ilkokulda yüzde 102, ortaokulda yüzde 89, lisede yüzde 61. (Liseyle ilgili rakamlar 12 yıllık zorunlu eğitimin tümüyle devreye girmesiyle değişmiş olmalı, orada da yüzde 80’lerin üstünde bir okullaşma oranına ulaşılmış olmalı.)
Gördüğünüz gibi okul çağındaki çocuklarımızın bazıları okulda değil. Acaba nerede?
Ya okulların kalitesi, eğitimin kalitesi ne noktada? PISA sonuçlarına göre Koreliler matematikte 554, okuma becerilerinde 536, bilimde ise 538 puan alıyor.
Bizim 15 yaşındaki çocuklarımız PISA’da matematikte 448, okumada 475 ve bilimde ancak 463 puan alabiliyor. Bir hayli geride, kalitesiz bir eğitim bizimkisi, üstelik herkese de ulaşamıyor.
Tabii, Kore kendi milli gelirinin yüzde 5’ini eğitime harcıyor. Biz ise sadece yüzde 2.9’unu harcamaya kıyabiliyoruz milli gelirimizin.


Cinayet daha az

Kore nüfusundaki her 100 bin kişiye karşılık bu ülkede 99 kişi cezaevinde. Bizde ise nüfustaki her 100 bin kişiye karşılık 179 kişi hapiste. Kore’de 100 bin kişiye düşen cinayet sayısı 2.6, bizde ise 3.3.


Telefon eden ülke, telefonu çalan ülke

‘DÜNYAYLA entegre olmak’ bağlamında ilginç bir kıyaslama: 2006-11 yılları arasında Koreliler yurtdışını 51.2 milyon kez ararken Türkler sadece 16.1 milyon arama gerçekleştirmiş. Buna karşılık yurtdışından Kore’yi 22.4 milyon kez aramışlar, Türkiye’yi ise 58.3 milyon kez.
Kore bir dış ticaret ülkesi. Ülkenin dış ticareti, toplam milli gelirinden bile fazla, onun yüzde 109.9’u kadar. Biz ise çok gerideyiz, dış ticaretimiz milli gelirimizin yüzde 58’i.Korelilerin yüzde 84.1’i internete bağlı, bizim ise yüzde 45’imiz!


Daha çok vergi alıyor, bilime daha çok harcıyor

KORE’de kişisel gelirler, şirket kârları ve sermaye kazançlarından alınan verginin ortalaması yüzde 30.3. Yani kazandığınızın üçte biri devletin. Türkiye’de ise vergi düşük, yüzde 25.5.
Ama başka şeyler de düşük Türkiye’de. Kore’de araştırma-geliştirmeye milli gelirin yüzde 3.7’si kadar harcama yapılıyor, bizde ite kaka yüzde 0.8’e anca gelindi. Ki, Kore’nin milli geliri bizim iki katımız kabaca.
Kore milli gelirine tarımın katkısı sadece yüzde 2.6, bizde ise yüzde 8.9.
Kore’de enflasyon da düşük. 2005’i 100 kabul ettiğinizde Kore’de bugün fiyatlar 123 seviyesinde, bizde ise 178.

X